Lütfen bekleyiniz...
Alışveriş sepeti
Sepetinizde 3 kitap var.
Toplam: 565,00 TL
E-Bülten
E-posta:

Enerji Yatırım Sözleşmeleri ve Bunların Uluslararası Yatırım Anlaşmaları ile Korunması


Katalog Kodu: BH291
ISBN: 978-605-4446-56-8
Stok durumu: Stokta var
75,00 TL
:
(0)
Kitap künyesi
YayıneviVedat Kitapçılık
YazarBanu ŞİT KÖŞGEROĞLU
CiltSert Kapak (İplik Dikiş)
Baskı tarihi2012/09
Detaylı açıklama

BH291
Enerji Yatırım Sözleşmeleri ve Bunların Uluslararası Yatırım Anlaşmaları ile Korunması
Yrd. Doç. Dr. Banu ŞİT KÖŞGEROĞLU
2012/09 Baskı, XVI+490 Sayfa Ciltli 75,00 TL
ISBN 978-605-4446-56-8

Enerji ekonominin en değerli kaynağı ve İtici gücü olarak hukukun uğraş konularından biri olagelmiştir. Enerj İhtiyacının varlığını artırarak sürdürmesi ener jnin çeşitli acılardan odak noktası olduğu hukuk sorunlara ve konulara dikkat çekmektedir. Bu konuların başında ener) yatırımlarının düzenlenmesi ve korunması gelmektedir. Enerj yatırımlarının yabancı yatırım niteliği taşıdığı hallerde yatırımların düzenlenmesi ve korunması yatırımın yapıldığı ülke hukuku yanında uluslararası yatırım hukukunun uğraş alanına girer. Uluslararası yatırım hukukunun konusu olarak enerj yatırımları çeşitli sektörlerde enerj üretimi ham madde üretimi İşlenmesi ve dönüştürülmesi nakli ve dağıtımını kapsar. Bu anlamda enerj yatırımları petrol ve gaz üretimi boru hatları ile petrol ve gazın taşınması kömür madenciliği ve kömür tabanlı enerj üretimi elektrik nakil ve dağıtım hatlarının İnşası gibi çeşitli faaliyetleri ifade etmektedir.

Enerji yatırımlarının doğrudan yabancı yatırımların önemli bir alanı olarak uluslararası yatırım hukukunun konusu haline gelmesi son yarım Enerj Yatırım Sözleşmeleri ve Bun. Uluslararası Yatırım Anlaşmaları İle Ko..yüzyılda çeşitli etkenlere bağlı olarak ortaya çıkmış bir gelişmedir. Tarihsel süreç acısından bakıldığında sömürgecilik döneminde enerj yatırımlarının yabancı yatırım niteliğinde olmadığı egemen gücün doğal kaynakların çıkarılması kapsamında enerj kaynaklarını İşlettiği görülmektedir. Ancak sömürgecilik sonrası dönemde doğal kaynaklara ev sahipliği yapan ülkelerin bağımsızlıklarını kazanması ile enerj /atırımları yabancı yatırım niteliği kazanmıştır!.

Enerj yatırımlarının korunması gereği uluslararası yatırım hukukunun gelişim sürecinde 20. yüzyılın ortalarından itibaren ulus devletlerin doğal kaynaklan korumacı politikalar benimsemesi ile bağlantılıdır^ Bu dönemden başlayarak uluslararası yatırım hukuku bir yandan yabancı yatırımların uluslararası hukuk düzeyinde özellikle uluslararası yatırım anlaşmaları rejmi ile hukuk çerçevesini çizmeye çalışmış öte yandan da yatırım uyuşmazlıklarının çözümüne İlişkin bir mekanizma getirmiştir. Yatırım anlaşmaları rejmi ağırlıklı olarak ikili yatırım anlaşmaları İle şekillenmiş cok taraflı anlaşma girişimleri genellikle başarılı olamamıştır. Ancak sektörel düzeyde de olsa Enerj Şartı Anlaşması cok taraflı bir anlaşma olması İtibariyle önem taşımaktadır.
Uluslararası yatırım hukukunun genel olarak yatırımların korunması üzerine kurulu olan sistemi yanında buna paralel olarak bir başka koruma boyutu daha mevcuttur. Esasen yatırımların korunmasına değil kurulmasına ilişkin olan bu boyut yatırımlara ev sahipliği yapan devletlerle yabancı yatırımcılar arasındaki sözleşmelere dayanmaktadır. Yabancı yatırımların uluslararası yatırım anlaşmaları İle korunmasına İlişkin bir sistem kurulmadan önce ev sahibi devletlerle yatırımcılar arasındaki sözleşme ilişkileri sadece taraflar arasındaki İlişkinin kurulmasına ve düzenlenmesine değil yatırımların korunmasına ilişkin hükümler de içermekte İdi. Ancak ev sahibi devletlerin egemenliğe dayalı yetkileri ve kamu çıkarları karşısında bu sözleşme İlişkilerinin yatırımların korunması bakımından rolü sınırlıdır ve enerj /atırımlarının korunması esas olarak uluslararası yatırım anlaşmaları rejmlnin çatısı altında sağlanmaktadır.

Uluslararası yatırım anlaşmaları devletler arasında birbirlerinin tbüyetini taşıyan yatırımcıların yatırımlarının karşılıklı olarak korunmasına İlişkin olup devletle yatırımcı arasındaki sözleşmelerden bağımsız düzenleme araçlarıdır. Sözleşmelerle bu anlaşmalar arasında doğrudan bir ilişki bulunmamakta ancak çeşitli durumlarda yatırım anlaşmalarının kapsamına giren yatırım faaliyetleri ev sahibi devletlerle yabancı yatırımcılar arasında akdedilen sözleşmelere dayanmaktadır. fatırım anlaşmaları ile getirilen koruma ev sahibi devlet tarafından yatırıma ilişkin olarak alınan tedbirlerin uygulamaların ve her türlü İşlem ve eylemin bu anlaşmalarda öngörülen hak ve yükümlülüklerin ihlli teşkil etmesi halinde devreye girmektedir. Bir başka deyişle uluslararası yatırım anlaşmalarının INI edilmesi halinde bu anlaşmalarla getirilen koruma rejmi harekete geçirilebilmektedir. Devlet ile yatırımcı arasındaki sözleşmelerin ev sahibi devlet tarafından INI edilmesi ise ayrı bir konudur ve sözleşme ihlli ile yatırım anlaşmalarının İhlli arasında doğrudan bir ilişki yoktur.

Her ne kadar bu iki düzenleme aracı arasında doğrudan bir ilişki yok İse de sözleşmelerin yatırım faaliyetlerinin dayanağı olduğu durumlarda yatırım anlaşmaları İle sağlanan koruma sözleşmelerden doğan hakların korunmasını da kapsayacak şekilde genişleyebilmektedir. Sözleşmelerden doğan hakların yatırım anlaşmaları kapsamında korunması bakımından kilit nokta bu hakların yatırım anlaşmalarında yer alan yatırım tanımları İçinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceğl meselesidir. Söz konusu yatırım kavramı İçine sözleşmelerden doğan hakların da dhll olduğu hallerde sözleşmelerin İhlli İddialarının yatırım anlaşmalarının İhlli İddialarına dayanak teşkil etmesi mümkün olabilir.

Böylece uluslararası yatırım anlaşmaları ile sözleşmeler arasındaki ilişkinin kesişim noktası yatırım anlaşmalarının sözleşmelerden doğan haklan veya sözleşmelere dayanan talepleri kapsayıp kapsamaması acısından kendini göstermektedir. Özellikle sözleşmelerin İhlli teşkil eden eylem ve işlemlerin aynı zamanda yatırım anlaşmalarının İhlli nitelendirmelerine vücut verdiği haller bakımından bu kesişim açık bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Ancak böyle bir kesişim bulunmasa dahi sözleşmelere dayanan taleplerin yatırım anlaşmalarında sözleşmesel borçlara riayet esasının şemsiye hükümler ile öngörüldüğü hallerde yatırım anlaşmaları kapsamında korunup korunamayacağı veya ne şekilde korunabileceği belirlenmelidir. Sözleşmelerden doğan hakların yatırım anlaşmaları kapsamında korunmasının bu madd hukuk boyutu yanında bir de yatırım anlaşmalarında öngörülen uyuşmazlık çözümüne ilişkin mekanizma acısından usule İlişkin boyutu vardır. Yatırım anlaşmalarında genellikle uyuşmazlık çözüm yolu olarak tahkim öngörülmekte ve ev sahibi devletler /atırım anlaşmalarının İhlli İddiaları bakımından tahkime rıza göstermektedir. İşte sözleşmelerin İhlli İddialarının yatırım anlaşmalarına dayanan tahkime götürülüp götürülemeyeceği meselesi de sözleşmelerden doğan hakların yatırım anlaşmaları kapsamında korunması İle ilgilidir.

Bu çalışmada enerj yatırım sözleşmeleri acısından sözleşmelerden doğan hakların uluslararası yatırım anlaşmaları kapsamında korunması meselesi ele alınmaktadır. Konu enerj yatırım sözleşmeleri ve uluslararası yatırım anlaşmaları rejmi incelenmek suretiyle dört bölümde İncelenmektedir. Enerj yatırım sözleşmeleri bunların yatırım kavramı çerçevesinde uluslararası yatırım anlaşmaları İçindeki yeri /e sözleşmelerin türleri ilk iki bölümde ele alınmaktadır. Yabancı yatırımların korunmasına İlişkin genel çerçeve içinde enerj yatırımlarına İlişkin koruma rejmi üçüncü bölümün konusunu oluşturmakta bu bölümde uluslararası yatırım anlaşmaları kapsamında Enerj Şartı Anlaşmasına İlişkin değerlendirmelere ağırlık verilmekte daha sonra sözleşmelerin enerj yatırımlarının korunmasında sahip olduğu rol üzerinde durulmaktadır. Son olarak dördüncü bölümde İse genel olarak yatırım sözleşmelerinin uluslararası yatırım anlaşmaları kapsamında korunması konusu ilk üc bölümde yapılan açıklamalar ışığında incelenmekte öncelikle sözleşmelerin İhlli iddialarının yatırım anlaşmalarına dayanan tahkime götürülüp götürülemeyeceği tespit edilmekte daha sonra konu madd hukuk boyutu ile ele alınmakta ve sözleşmelerden doğan taleplerin yatırım anlaşmalarının yatırımların korunmasına İlişkin madd hükümleri İle semsiye hükümler kapsamında korunması meselesi üzerinde durulmaktadır
Çalışma enerj yatırımları alanında ev sahibi devletlerle yabancı yatırımcılar arasında akdedilen sözleşmelerden doğan taleplerin veya hakların uluslararası /atırım anlaşmaları kapsamında korunması İle sınırlıdır. Enerj yatırım sözleşmeleri olarak adlandırılan bu sözleşmeler İlk üc bölümde büyük ölçüde spesifik olarak ele alınmaktadır. Ancak son bölümde yapılan açıklamalar uluslararası yatırım anlaşmaları esas alınarak geliştirildiğinden bu bölümde genel olarak yatırım sözleşmelerinin ve bu kapsam içinde enerj yatırım sözleşmelerinin korunmasından söz edilmektedir. (Giriş'ten)

Kitabın Konu Başlıkları

  • Devletle Yabancı Yatırımcı Arasındaki Enerji Yatırım Sözleştirmeleri
  • Özellikleri
  • Hukukî Çerçevesi
  • İlgili Kişiler 
  • Yatırım Kavramı Ve Enerji Yaptırım Sözleşmeleri
  • Konusuna Göre Enerji Yatırım Sözleşmelerinin Türleri
  • Petrol Arama Ve Üretim Sözleşmeleri
  • Gaz Satım Sözleşmeleri
  • Altyapı Projelerine İlişkin Sözleşmeler
  • Sözleşme Türlerine İlişkin Değerlendirme
  • Yabancı Yaptırımlara Ve Enerji Yaptırımlarına İlişkin Koruma Rejiminin Esasları
  • Uluslar Arası İkili Ve Çok Taraflı Yatırım Anlaşmaları İle Koruma
  • Enerji Yatırım Sözleşmeleri İle Koruma
  • Enerji Yatırım Sözleşmelerinin Uluslar Arası Yatırım Anlaşmaları İle Korunması
  • Uluslararası Yatırım Anlaşmalarındaki Uyuşmazlık Çözümü Hükümleri Kapsamında Koruma
  • Yatırım Anlaşmalarının Maddi Hükümleri Kapsamında Koruma
  • Şemsiye Hükümler Kapsamında Koruma
Kitap etiketleri
Bu kitabı satın alan müşterilerin satın aldığı diğer kitaplar

Enerji Sözleşmeleri

Yazar: Hasan AYRANCI
35,00 TL

Uluslararası Enerji Yatırımlarının Korunması

Yazar: Alper Çağrı YILMAZ
65,00 TL

Elektrik Enerjisi Hukuku

Yazar: Yaşar KÖSTEKÇİ, Özge KÖSTEKÇİ
Hukuk ve Ceza Davaları Boyutlarıyla
115,00 TL