| İŞ HUKUKUNDA ÜÇLÜ İLİŞKİLER Osman Güven ÇANKAYA Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Başkanı Şahin ÇİL Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Tetkik Hakimi 2006 Baskı 2006 Baskı, 290 Sayfa (16,5×24,5 cm)
|
![]() |
|
İş ilişkisinin bir tarafı daima gerçek kişi olan işçidir. İşveren ise gerçek yada tüzel kişi olabileceği gibi, 4857 sayılı İş Kanununun 1. maddesine göre tüzel kişiliği olmayan kamu kurum ve kuruluşlarının da işveren sıfatını taşımaları olanaklıdır. İş Hukukunun esneklik ihtiyacı ve diğer bazı nedenlerle zaman içinde atipik istihdam biçimleri ortaya çıkmış, ilişkinin işveren tarafında birden fazla sayıda kişi yer alabilmiştir. İş ilişkisinde birden fazla işverenin hak ve yükümlülüğünün oluşabildiği ilişkilerin, asıl işveren alt işveren ilişkisi, geçici(ödünç) iş ilişkisi, işyeri devri ve hizmet akti devri biçimlerinde ortaya çıkması olanaklıdır. İş Hukukunda alt işverenlik olgusu temel hukuki nitelikleriyle 1936 yılında yürürlüğe giren 3008 sayılı ilk İş Kanunu ile düzenlenmiş, ardından çıkan diğer iş yasalarında ifadesini bulmuştur. Bununla birlikte özellikle 1475 sayılı İş Kanununun yürürlükte olduğu dönemde alt işverenlik uygulaması çok sayıda uyuşmazlığa neden olmuş ve iş yargısını yoğun biçimde meşgul etmiştir. 4857 sayılı İş Kanununda muvazaalı biçimde asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulmasının önüne geçilmek istenmiş ve asıl işin alt işverene verilebilmesi büyük ölçüde sınırlandırılmıştır. Alt işveren uygulamaları İş Hukukunda en çok tartışılan konular arasındadır. 4857 sayılı yasanın iki buçuk yılı aşan uygulaması sırasında özellikle işe iade davaları yönünden konunun, iş yargısını eskiden olduğu gibi yoğun biçimde meşgul edeceğini göstermektedir. Geçici iş ilişkisi ilk olarak 4857 sayılı İş Kanunu ile yasal bir düzenlemeye kavuşmuştur. 1475 sayılı yasa döneminde bu ilişkinin varlığı öğreti ve Yargıtay uygulamalarıyla kabul görmekteydi. 4857 sayılı İş Kanununun yasalaşması sürecinde en çok tartışılan birkaç madde arasında geçici iş ilişkisini düzenleyen 7. madde bulunmaktaydı. Getirilen düzenleme genel anlamda olumlu ise de, pek çok noktada çözümler üretilmemiş olmakla bu konuda iş yargısı ile öğretiye çok fazla iş düşmektedir. Bu eserde, geçici(ödünç) iş ilişkisinde ortaya çıkabilecek tüm sorunlar üzerinde durulmaya çalışılmış ve bazı konular ilk olarak tartışmaya açılmıştır. İşyeri devri, kıdem tazminatına yönelik 1475 sayılı yasanın 14/2. maddesi ile izin uygulaması yönünden 53. madde dışında iş kanunlarında bir kurum olarak düzenlenmemişti. İşyeri devri halinde iş ilişkisinin devralan işverene geçeceği Yargıtay tarafından kabul edilmiş ve bu durum öğreti tarafından da benimsenmişti. 4857 sayılı İş Kanununda ayrı bir madde olarak ele alınan düzenleme ile işyeri devrinin iş ilişkisine ve işçilik haklarına etkileri üzerinde önemli sayılabilecek çözümler üretilmiştir. Bu eserde işyeri devrine dair konular ayrıntılı biçimde ele alınmış, özellikle işe iade davaları açısından işyeri devrine dair sorunlar üzerinde durulmuştur. Hizmet akti devrine dair, 4857 sayılı İş Kanununda da bir düzenleme bulunmamaktadır. Oysa gerek öğretide gerek Yargıtay uygulamasında hizmet akti devri şeklinde üçlü bir iş ilişkisinin ortaya çıkabileceği kabul görmekteydi. Bu çalışmada, hizmet akti devrine dair açıklamalar ile Yargıtay kararlarına yer verilmiş, uyuşmazlık konusu olabilecek çeşitli sorunlar üzerinde durulmuştur. . |
|
İŞ HUKUKU KONULU YENİ YAYINLAR.... İS141 İş Hukuku Yeni İş Yasaları İS175 İş Kanunu Şerhi ( Açıklama – Yargı Kararları – İlgili Mevzuat) İS182 Türk İş Hukukunda İşe İade Davaları İS - İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku konulu diğer tüm yayınlar. |
|