[A] [B] [C] [D] [E] [F] [G] [H] [İ] [J] [K] [L] [M] [N] [O] [Ö] [P] [R] [S] [Ş] [T] [U] [Ü] [V] [Y] [Z]
Adlî
|
: |
Adaletle ilgili |
|
Ahlâk |
: |
Bir toplumun yaşamında zamanla yerleşen iyi davranış kuralları |
|
Aidat |
: |
Ödenti |
|
Ait (d) |
: |
ilişkin,-e düşen |
|
Ajans |
: |
Yayın kuruluşu |
|
Akademik |
: |
Yüksek öğretim kuruyla, yüksek kurulla ilgili, bilimsel |
|
Âlet |
: |
Aygıt |
|
Aleyhte |
: |
Karşı |
|
Anarşi |
: |
Kargaşa |
|
Angarya |
: |
Karşılığı ödenmeden gördürülen iş |
|
Asayiş |
: |
Düzen ve güvenlik durumu |
|
Âyin |
: |
Dinsel tören |
|
Aynî |
: |
Para olarak değil, madde olarak verilen. |
|
Azim |
: |
Engelleri yenme kararlılığı |
– B –
|
Beyan |
: |
Anlatım, açıklama, bildirme |
|
Beynelmilel |
: |
Uluslar arası |
|
Câri |
: |
Olagelen, yürürlükte olan |
|
Cehalet |
: |
Bağnazlık, bilgisizlik |
|
Cevaz Vermek |
: |
Olur vermek |
|
Cezaî |
: |
Ceza alanında |
|
Ciddi |
: |
Tutarlı, geçerli |
|
Cihan |
: |
Dünya |
|
Çeşit |
: |
Tür |
|
Dahil |
: |
İç |
|
Dairesinde |
: |
Çerçevesinde |
|
Dair |
: |
İlişkin |
|
Def'i yolu |
: |
Savma, karşı çıkma |
|
Derhal |
: |
Hemen |
|
Devam |
: |
Süreklilik |
|
Devir |
: |
Zaman |
|
Devre |
: |
Dönem |
|
Devretmek |
: |
Aktarmak, başkasına geçirmek |
|
Dikkate almak |
: |
Gözetmek |
|
Divan |
: |
Kurul |
|
Ebedi |
: |
Sonsuz |
|
Eleman |
: |
Korumaya bırakılan |
|
Erkam |
: |
Rakamlar, sayılar |
|
Esas |
: |
Asıl, temel |
|
Eşya |
: |
Nesneler |
|
Eziyet |
: |
Aşırı güçlük ve sakıntı |
|
Faaliyet |
: |
Çalışma |
|
Fen |
: |
Bilimi uygulama alanına koyan bilgiler toplamı, doğal bilimlerin adı |
|
Fesat karıştırma |
|
Bozukluk çıkarmaya çalışma |
|
Fiil |
: |
Eylem |
|
Grev |
: |
İşbırakma |
|
Gurur |
: |
Haklı büyüklenme ve övünme |
|
Güzergâh |
: |
Gidilecek, gezilecek, geçilecek yol, yer |
|
Haberleşme |
: |
Karşılıklı haber alıp verme |
|
Hakemlik |
: |
Anlaştırma, çözümlüğe uyuşturma görevi |
|
Hal |
: |
Durum |
|
Harekât |
: |
Davranışlar, girişimler |
|
Hareket etmek |
: |
Davranmak |
|
Hariç |
: |
Dışında |
|
Harp |
: |
Savaş |
|
Hayat |
: |
Yaşam |
|
Hukukî |
: |
Hukuksal |
|
Husus |
: |
Konu, iş |
|
Hüküm |
: |
Kural, yargı |
|
Hürriyet |
: |
Özgürlük |
|
Haberleşme |
: |
Karşılıklı haber alıp verme |
|
Islah |
: |
Düzeltme, iyileştirme |
|
Israr |
: |
Direnme |
|
İbaret |
: |
Sınırlı, oluşan |
|
İcap |
: |
Gerek |
|
İdare |
: |
Yönetim |
|
İdarî irtifak |
: |
Yönetimin kamu yararı için taşınmazlara koyduğu karşılıksız yükümlülükler |
|
İddia |
: |
Sav |
|
İdeoloji |
: |
Öğreti |
|
İfa etmek |
: |
Yerine getirmek, yapmak |
|
İftihar |
: |
Övünme |
|
İhtikâr |
: |
Vurgunculuk |
|
İhlâl |
: |
Bozma, aykırı davranma, çiğneme |
|
İhracat |
: |
Dışsatım |
|
İhtilâs |
: |
Aşırma |
|
İhtiva etmek |
: |
İçermek |
|
İhtiyaç |
: |
Gereksinim |
|
İhya |
: |
Yenilemek |
|
İktisadi |
: |
Ekonomik |
|
İlân |
: |
Duyuru |
|
İlan etmek |
: |
Duyurmak |
|
İlelebet |
: |
Sonsuza dek |
|
İlga |
: |
Kaldırmak |
|
İmkân |
: |
Olanak |
|
İmtiyaz |
: |
Ayrıcalık |
|
İnfaz |
: |
Yerine getirme, uygulama, çektirme |
|
İnkılâp |
: |
Devrim |
|
İptal |
: |
Bozma, ortadan kaldırma, geçersiz sayma |
|
İrade |
: |
İstenç, buyrultu |
|
İrtifak |
: |
Yararlanma |
|
İrtikâp |
: |
Yiyicilik |
|
İsnat |
: |
Suçlamak |
|
İspat Etmek |
: |
Kanıtlamak |
|
İstifa
Etmek |
: |
Görevden ayrılma |
|
İstiklâl |
: |
Bağımsızlık |
|
İstikrar |
: |
Karar kılma, yerleşme, durulma |
|
İstismar |
: |
Sömürme, kötüye kullanma |
|
İstisna |
: |
Ayrık |
|
İthalât |
: |
Dışalım |
|
İtibaren |
: |
Başlayarak |
|
Kadro |
: |
Bir işin yürütülmesi için gereken bir cinsten şeylerin özellikle kişilerin topu |
|
Kanaat |
: |
Yeterli bulma, kanıya varma |
|
Kartelleşme |
: |
Aynı üretim alanında çalışan kuruluşların aralarındaki rekabeti kaldırmak veya sınırlamak amacıyla yaptıkları anlaşma |
|
Kâtip |
: |
Yazman |
|
Kaybetmek |
: |
Yitirmek |
|
Kayıt |
: |
Koşula bağlamak |
|
Kıdem |
: |
Görev süresi çokluğu |
|
Kısmen |
: |
Bir bölüm |
|
Kisve |
: |
Giysi |
|
Komisyon |
: |
Belli bir işi incelemekle görevli kurul |
|
Kuvvet |
: |
Güç |
|
Külfet |
: |
Sıkıntı, zorluk, yük |
|
Lâiklik |
: |
Din işlerinin devlet işlerine karışmaması ilkesi |
|
Lâkap |
: |
Takma ad |
|
Lokavt |
: |
Toplu işten çıkarma |
|
Maddi |
: |
Somut |
|
Mahalli |
: |
Yerel |
|
Mahkûm |
: |
Mahkemece hüküm giymiş |
|
Makam |
: |
Merci, kat |
|
Maksat |
: |
Amaç |
|
Makûl |
: |
Uygun, akla yatkın, akıllıca |
|
Mâli |
: |
Parasal |
|
Maliyet |
: |
Mal oluş |
|
Manevî |
: |
Duygusal, tinsel, maddinin karşıtı |
|
Medeniyet |
: |
Uygarlık |
|
Men'etmek |
: |
Engellemek, yasaklamak |
|
Menfaat |
: |
Yarar |
|
Mensup |
: |
Bağlı, ilgili |
|
Merci |
: |
Başvurulacak yer, yetkili kat |
|
Meşrû |
: |
Geçerli |
|
Milletlerarası |
: |
Uluslar arası |
|
Miras |
: |
Bir kimsenin ölümü ile yakınlarına geçecek mal, Kalıt |
|
Mirasçı |
: |
Miras bırakanın mirasından yararlanan kişi |
|
Muafiyet |
: |
Bağışıklık |
|
Muhafaza Etmek |
: |
Korumak |
|
Muhtemel |
: |
Olası |
|
Mutlak |
: |
koşulsuz, kesin |
|
Mülâhaza |
: |
Düşünce, görüş |
|
Mülga |
: |
Yürürlükten kaldırılmış |
|
Mülkiyet |
: |
Kişinin bir mal üzerindeki egemenliği |
|
Müsadere |
: |
Zoralım |
|
Müslihane |
: |
Barışçıl |
|
Nakdî |
: |
Parasal |
|
Nasafet |
: |
Hakkaniyet |
|
Nimet |
: |
Yiyecek ve içecek, iyilik, kutsal yardım |
|
Nisap |
: |
Çoğunluk |
|
Nüfuz |
: |
Etkinlik, sözü geçme |
|
Objektif |
: |
Nesnel, tarafsız, yansız |
|
Özelleştirme |
: |
Kamu sektörüne ait bir |
|
Piyasa |
: |
Satıcıların mal satmak için biraraya geldikleri yer, Pazar |
|
Politika |
: |
Siyaset |
|
Program |
: |
Hükümetin yapmayı amaçladıkları, iş düzeni gösteren çizelge |
|
Rapor |
: |
Belli bir konunun incelenmesinden sonra kaleme alınan yazı |
|
Razı |
: |
Uygun bulan, benimseyen |
|
Refah |
: |
Geçim rahatlığı |
|
Rücu hakkı |
: |
Geri dönme hakkı, cayma, |
|
Rücu etme |
: |
Bir ödemede
bulunan kimsenin yaptığı bu ödemeyi diğer taraftan istemesi |
|
Rüşvet |
: |
Görevi kötüye kullanma karşılığında alınan para ya da mal |
|
Rütbe |
: |
Görev katı, simgesi |
|
Sabit olmak |
: |
Tanıtlanan, belirli olan, kesinlik kazanan |
|
Sadakat |
: |
Bağlılık |
|
Sadece |
: |
Yalnız |
|
Sahil |
: |
Kıyı, yaka |
|
Sahip |
: |
İye, bulunduran, taşıyan |
|
Sebep |
: |
Neden |
|
Seddetmek |
: |
Kapatmak |
|
Seviye |
: |
Düzey |
|
Sevketmek |
: |
Göndermek |
|
Seyahat |
: |
Gezi |
|
Sistem |
: |
Düzen |
|
Sulh |
: |
Barış |
|
Suret |
: |
Asıl metne uygun kopya |
|
Statü |
: |
Konum |
|
Şart |
: |
Koşul |
|
Şehir |
: |
Kent |
|
Şekil |
: |
Biçim |
|
Şeref |
: |
Onur |
|
Şikâyet |
: |
Yakınma |
|
Şikâyetçi |
: |
Yakınmacı |
|
Şöhret |
: |
Şan, ün |
|
Tâbi tutmak |
: |
Bağlı tutmak |
|
Tabiî afet |
: |
Felâkete yolaçan büyük doğa olayları |
|
Tahkim |
: |
Uzlaştırma, uyuşmazlığın hakemler eliyle çözümü |
|
Tahrip |
: |
Yıkım, bozma |
|
Tahsis |
: |
Ayırma, özgüleme |
|
Takdir etmek |
: |
Beğenme, değer biçme. |
|
Takdirde |
: |
Durumda |
|
Takip etmek |
: |
İzlemek |
|
Taksir |
: |
Kusur |
|
Takyid |
: |
Sınırlama |
|
Talep |
: |
İstem |
|
Taraf |
: |
Yan |
|
Tarz |
: |
Biçim, yöntem |
|
Tasarruf |
: |
Harcama, işlem |
|
Tasvip |
: |
Doğrulama, uygun bulma |
|
Tatbik |
: |
Uygulama |
|
Tecelli |
: |
Belirleme, görünme |
|
Tedbir |
: |
Önlem |
|
Tehdit |
: |
Gözkorkutma, gözdağı |
|
Tekke |
: |
Tarikat üyelerinin toplandıkları yer |
|
Teklif etmek |
: |
Önermek |
|
Teknoloji |
: |
Endüstrinin belli kolların da kullanılan yöntemler |
|
Tekrar |
: |
Yeniden |
|
Teminat |
: |
Güvence |
|
Tespit etmek |
: |
Saptamak |
|
Teşebbüs |
: |
Girişim |
|
Teşkilat |
: |
Örgüt |
|
Teşkil Etmek |
: |
Oluşturmak |
|
Teşvik Etmek |
: |
Özendirmek |
|
Tetkik |
: |
İnceleme |
|
Tevdi |
|
Verme, bırakma, sunma, yatırma |
|
Tevhidi Tedrisat |
: |
Öğretim birliği |
|
Tıbbî |
: |
Tıpla ilgili |
|
Ticarî |
: |
Ticaretle ilgili |
|
Türbe |
: |
Ünlü kişilerin gömülü bulunduğu yapı |
|
Unsur |
: |
Öğe |
|
Usul |
: |
Yöntem |
|
Ünvan |
: |
San |
|
Vâki |
: |
Olan, olmuş |
|
Vasıta |
: |
Araç |
|
Vaz olunmak |
|
Koyulmak, konulmak |
|
Vazife |
: |
Ödev |
|
Vekâlet Etmek |
: |
Vekillik etmek |
|
Vesayet |
: |
Elatma, denetleme, gözetme, yönlendirme yetkisi |
|
Vicdan |
: |
İnsanın (kendi) içinde bulunan, din, inanç |
|
Yabancı |
: |
El, Ecnebi, bir devlete göre kendi uyrukluğunda olamayan kişi |
|
Yargı |
: |
muhakeme, mahkeme, adliye, adalet |
|
Yargı
organı |
: |
Yargılama işiyle ilgili kuruluşların tümü |
|
Yargıç |
: |
Uyuşmazlıkların çözümü için
görevlendirilmiş kişi |
|
Zaviye |
: |
Küçük tekke |
|
Zimmet |
: |
Korumakla yükümlü olduğu değerleri kendine maletmek |
|
Zümre |
: |
Sınıf |