|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI |
|
|
|
AY.
(1961) Yasa No: 334– Kabul Tarihi: 9/7/1961 BAŞLANGIÇ Tarihi boyunca bağımsız yaşamış,
hak ve hürriyetleri için savaşmış olan; Anayasa ve Hukuk dışı tutum ve
davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşı direnme hakkını
kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti; Bütün fertlerini, kaderde,
kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde, millî şuur ve ülküler
etrafında toplıyan ve milletimizi, dünya milletleri ailesinin eşit haklara
sahip şerefli bir üyesi olarak millî birlik ruhu içinde daima yüceltmeyi amaç
bilen Türk Milliyetçiliğinden hız ve ilham alarak ve; “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesinin, Milli Mücadele ruhunun, millet
egemenliğinin, Atatürk Devrimlerine bağlılığın tam şuuruna sahibolarak; İnsan hak ve hürriyetlerini,
millî dayanışmayı, sosyal adâleti, ferdin ve toplumun huzur ve refahını
gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün kılacak demokratik hukuk
devletini bütün hukukî ve sosyal temelleriyle kurmak için; Türkiye Cumhuriyeti Kurucu
Meclisi tarafından hazırlanan bu Anayasayı kabûl ve ilân ve Onu, asıl teminatın
vatandaşların gönüllerinde ve iradelerinde yer aldığı inancı ile, hürriyete,
adâlete ve fâzilete aşık evlâtlarının uyanık bekçiliğine emanet eder. BİRİNCİ KISIM
GENEL ESASLAR I. Devletin Şekli
Madde 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin Nitelikleri Madde 2- Türkiye
Cumhuriyeti, insan haklarına ve ‘Başlangıç’ta belirtilen temel ilkelere
dayanan, millî, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir. III. Devletin Bütünlüğü; Resmi
Dil; Başkent Madde 3- Türkiye
Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Resmî Dil Türkçe’dir. Başkent Ankara’dır. IV.
Egemenlik Madde 4-
Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletinindir. Millet, egemenliğini, Anayasanın
koyduğu esaslara göre, yetkili organlar eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir
suretle belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya
organ, kaynağını Anayasadan almıyan bir devlet yetkisi kullanamaz. V. Yasama Yetkisi Madde 5- Yasama
yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez. VI. Yürütme Görevi Madde 6- Yürütme
görevi, kanunlar çerçevesinde, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından
yerine getirilir. VII. Yargı Yetkisi Madde 7- Yargı
yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. VIII. Anayasanın Üstünlüğü ve
Bağlayıcılığı Madde 8- Kanunlar
Anayasaya aykırı olamaz. Anayasa hükümleri, yasama,
yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve kişileri bağlayan temel
hukuk kurallarıdır. IX. Devlet Şeklinin Değişmezliği Madde 9- Devlet
şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki Anayasa hükmü değiştirilemez ve
değiştirilmesi teklif edilemez. İKİNCİ KISIMTEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER Birinci Bölüm
GENEL HÜKÜMLER I. Temel
Hakların Niteliği ve Korunması Madde 10- Herkes,
kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve
hürriyetlere sahiptir. Devlet, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyal adâlet ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşamıyacak surette sınırlıyan siyasî, iktisadî ve sosyal bütün engelleri kaldırır; insanın maddî ve mânevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlar. II. Temel Hak ve Hürriyetlerin Özü, Sınırlanması ve Kötüye Kullanılamaması Madde 11- (20.9.1971-1488)
(1) Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün,
Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının, genel ahlâkın
ve genel sağlığın korunması amacı ile veya Anayasanın diğer maddelerinde
gösterilen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak, ancak
kanunla sınırlanabilir. Kanun,
temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunamaz. Bu
Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirisi, insan hak ve
hürriyetlerini veya Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü
veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayrımına dayanarak, nitelikleri Anayasada
belirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kasdı ile kullanılamaz. Bu
hükümlere aykırı eylem ve davranışların cezası kanunda gösterilir. III.
Eşitlik Madde 12-
Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve
mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir. Hiçbir
kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. IV.
Yabancıların Durumu Madde 13-
Bu kısımda gösterilen hak ve hürriyetler, yabancılar için,
milletlerarası hukuka uygun olarak, kanunla sınırlanabilir. İkinci Bölüm
KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ I. Kişi
Dokunulmazlığı Madde 14- Herkes,
yaşama, maddî ve mânevî varlığını geliştirme haklarına ve kişi hürriyetine
sahiptir. Kişi dokunulmazlığı ve hürriyeti
kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim kararı
olmadıkça kayıtlanamaz. Kimseye eziyet ve işkence
yapılamaz. İnsan haysiyetiyle bağdaşmıyan
ceza konulamaz. II. Özel Hayatın Korunması a) Özel Hayatın Gizliliği Madde 15- (20.9.1971-1488) (2) Özel hayatın
gizliliğine dokunulamaz. Adlî kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar saklıdır. Kanunun açıkça gösterdiği
hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; millî güvenlik veya
kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili
kılınan merciin emri bulunmadıkça kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası
aranamaz ve bunlara el konulamaz. b) Konut Dokunulmazlığı Madde 16- Konuta
dokunulamaz. Kanunun açıkça gösterdiği
hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; millî güvenlik veya
kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de, kanunla yetkili
kılınan merciin emri bulunmadıkça, konuta girilemez, arama yapılamaz ve
buradaki eşyaya el konulamaz. c) Haberleşme Hürriyeti Madde 17- Herkes,
haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Kanunun gösterdiği hallerde, hakim tarafından kanuna uygun olarak verilmiş
bir karar olmadıkça, bu gizliliğe dokunulamaz. III.Seyahat ve Yerleşme
Hürriyeti Madde 18- Herkes,
seyahat hürriyetine sahiptir; bu hürriyet, ancak millî güvenliği sağlama ve
salgın hastalıkları önleme amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. Herkes, dilediği yerde yerleşme
hürriyetine sahiptir; bu hürriyet, ancak millî güvenliği sağlama, salgın
hastalıkları önleme, kamu mallarını koruma, sosyal, iktisâdî ve tarımsal
gelişmeyi gerçekleştirme zorunluğuyla ve kanunla sınırlanabilir. Türkler, yurda girme ve yurt
dışına çıkma hürriyetine sahiptir. Yurt dışına çıkma hürriyeti kanunla
düzenlenir. IV. Düşünce ve İnanç Hak ve
Hürriyetleri a) Vicdan ve
Din Hürriyeti Madde 19- (20.9.1971-1488) (3) Herkes,
vicdan ve dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. Kamu düzenine veya genel ahlâka
veya bu amaçlarla çıkarılan kanunlara aykırı olmıyan ibadetler, dinî âyîn ve
törenler serbesttir. Kimse, ibadete, dinî âyin ve
törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz. Kimse,
dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz. Din eğitim ve öğrenimi, ancak
kişilerin kendi isteğine ve küçüklerin de kanûnî temsilcilerinin isteğine
bağlıdır. Kimse, Devletin sosyal, iktisâdî, siyasî veya hukûkî temel düzenini, kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya şahsi çıkar veya nüfuz sağlama amaciyle, her ne suretle olursa olsun, dinî veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. Bu yasak dışına çıkan veya başkasını bu yolda kışkırtan gerçek ve tüzel kişiler hakkında, kanunun gösterdiği hükümler uygulanır ve siyasi partiler Anayasa Mahkemesince temelli kapatılır. b) Düşünce Hürriyeti Madde 20- Herkes,
düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir; düşünce ve kanaatlarını söz, yazı,
resim ile veya başka yollarla, tek başına veya toplu olarak açıklıyabilir ve
yayabilir. Kimse, düşünce ve kanaatlarını
açıklamaya zorlanamaz. V. Bilim ve Sanat Hürriyeti Madde 21- Herkes,
bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda
her türlü araştırma hakkına sahiptir. Eğitim ve öğretim, Devletin
gözetim ve denetimi altında serbesttir. Özel okulların bağlı olduğu
esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak kanunla
düzenlenir. Çağdaş bilim ve eğitim esaslarına aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. VI. Basın ve Yayımla İlgili
Hükümler a) Basın Hürriyeti Madde 22- (20.9.1971-1488) (4) Basın
hürdür; sansür edilemez. Devlet, basın ve haber alma
hürriyetini sağlıyacak tedbirleri alır. Basın ve haber alma hürriyeti,
ancak Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünü, kamu düzenini, millî
güvenliği ve millî güvenliğin gerektirdiği gizliliği veya genel ahlâkı korumak,
kişilerin haysiyet, şeref ve haklarını tecavüzü, suç işlemeye kışkırtmayı
önlemek veya yargı görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesini
sağlamak için kanunla sınırlanabilir. Yargı görevinin amacına uygun
olarak yerine getirilmesi için kanunla belirtilecek sınırlar içinde hâkim
tarafından verilecek kararlar saklı olmak üzere, olaylar hakkında yayın
yasağı konamaz. Türkiye’de yayımlanan gazete ve
dergiler, kanunun gösterdiği suçların işlenmesi halinde hâkim karariyle;
Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin
veya genel ahlâkın korunması bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde
de, kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma
kararını veren yetkili merci, bu kararını en geç 24 saat içinde mahkemeye bildirir. Mahkeme bu kararı en geç üç gün
içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır. Türkiye’de yayımlanan gazete ve
dergiler, millî güvenliğe, kamu düzenine, genel ahlâka, insan hak ve
hürriyetlerine dayanan millî, demokratik, lâik ve sosyal Cumhuriyet
ilkelerine veya Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmezliği temel hükmüne
aykırı yayımlardan mahkûm olma halinde mahkeme karariyle kapatılabilir. b) Gazete ve Dergi Çıkarma
Hakkı Madde 23- Gazete ve
dergi çıkarılması, önceden izin alma ve mâli teminat şartına bağlanamaz. Gazete ve dergilerin
çıkarılması, yayımı, mâli kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili
şartlar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatların serbestçe
yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasî, iktisadî, mâlî veya
teknik kayıtlar koyamaz. Gazete ve dergiler, Devletin ve
diğer kamu tüzel kişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve
imkânlarından eşitlik esasına göre faydalanır. c) Kitap ve Broşür Çıkarma
Hakkı Madde 24- Kitap ve
broşür yayımı izne bağlı tutulamaz; sansür edilemez. Türkiye’de yayımlanan kitap ve
broşürler, 22 nci maddenin 5 inci fıkrası hükümleri dışında, toplatılamaz. d) Basın Araçlarının
Korunması Madde 25- Basımevi
ve eklentileri ve basın araçları, suç vasıtası olduğu gerekçesiyle de olsa,
zapt veya müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz. e) Basın Dışı Haberleşme
Araçlarından Faydalanma Hakkı Madde 26- (20.9.1971-1488) (5) Kişiler ve
siyasî partiler, kamu tüzel kişileri elindeki basın dışı haberleşme ve yayın
araçlarından faydalanma hakkına sahiptir. Bu faydalanmanın şartları ve
usulleri, demokratik esaslara ve hakkaniyet ölçülerine uygun olarak kanunla
düzenlenir. Kanun, devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, insan
haklarına dayanan milli, (4) ve (5) no’lu dipnotlar Anayasa metninin sonundadır. demokratik, lâik ve sosyal
Cumhuriyetin, millî güvenliğin ve genel ahlâkın korunması halleri dışında
kalan bir sebebe dayanarak halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve
kanaatlere ulaşmasını ve kamu oyunun serbestçe oluşumunu engelleyici kayıtlar
koyamaz. f) Düzeltme ve Cevap Hakkı Madde 27- Düzeltme
ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya
kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve
kanunla düzenlenir. Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa,
yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hakim tarafından karar verilir. VII. Toplantı Hak ve
Hürriyetleri a) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü
Hakkı Madde 28- Herkes,
önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız toplanma veya gösteri
yürüyüşü yapma hakkına sahiptir. Bu hak, ancak kamu düzenini
korumak için kanunla sınırlanabilir. b) Dernek Kurma Hakkı Madde 29- (20.9.1971-1488) (6) Herkes,
önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hakkın
kullanılışında uygulanacak şekil ve usuller kanunda gösterilir. Kanun,
Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, milli güvenliğin, kamu düzeninin
ve genel ahlâkın korunması maksadiyle sınırlar koyabilir. Hiç kimse bir derneğe üye olmaya
veya dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Dernekler, kanunun gösterdiği
hallerde hâkim karariyle kapatılabilir. Devletin ülkesi ve milletiyle
bütünlüğünün, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve genel ahlakın korunması
bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de, hâkim kararına kadar
kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle faaliyetten alıkonulabilir. VIII. Hakların Korunması ile
İlgili Hükümler a) Kişi Güvenliği Madde 30- (20.9.1971-1488;
15.3.1973-1699) (7) Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan
kişiler, ancak kaçmayı veya delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini
önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunla
gösterilen, diğer hallerde hakim karariyle tutuklanabilir. Tutukluluğun
devamına karar verilebilmesi aynı şartlara bağlıdır. Yakalama, ancak suçüstü halinde
veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını
kanun gösterir. Yakalanan veya tutuklanan
kimselere, yakalama veya tutuklama sebeplerinin ve haklarındaki iddiaların
yazılı olarak hemen bildirilmesi gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimse,
tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç
kırksekiz saat ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev ve yetkilerine giren
suçlar ile kanunun açıkca belli ettiği hallerde toplu olarak işlenen suçlarda
ve genellikle savaş veya sıkıyönetim hallerinde, kanunlarda gösterilen süre
içinde hâkim önüne çıkarılır; bu süre onbeş günü geçemez. Kimse bu süreler
geçtikten sonra hakim kararı olmaksızın, hürriyetinden yoksun kılınamaz.
Yakalanan veya tutuklanan kimsenin durumu hemen yakınlarına bildirilir. (8) Bu esaslar dışında işleme tabi
tutulan kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar kanuna göre Devletçe
ödenir. (9) Hak Arama Hürriyeti Madde 31- Herkes,
meş’ru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde
dâvacı veya dâvalı olarak, iddia ve savunma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi
içindeki dâvaya bakmaktan kaçınamaz. b) Kanuni
Yargı Yolu Madde 32- (20.9.1971-1488) (10) Hiç
kimse, kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseyi kanunen tâbi olduğu
mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine
sahip olağanüstü merciler kurulamaz. c) Cezaların Kanuni ve Şahsi
Olması; Zorlama Yasağı Madde 33- Kimse,
işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilinden dolayı
cezalandırılamaz. Cezalar ve ceza tedbirleri ancak
kanunla konulur. Kimseye, suçu işlediği zaman kanunda
o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Kimse, kendisini veya kanunun
gösterdiği yakınlarını suçlandırma sonucu doğuracak beyanda bulunmaya veya bu
yolda delil göstermeye zorlanamaz. Ceza sorumluluğu şahsîdir. Genel müsadere cezası konulamaz. d) İspat
Hakkı Madde 34- Kamu
görev ve hizmetinde bulunanlara karşı bu görev ve hizmetin yerine
getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret
dâvalarında, sanık, isnadin doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki
hallerde ispat isteminin kabûlü, ancak isnadolunan fiilin doğru olup
olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata
râzı olmasına bağlıdır. Üçüncü
Bölüm SOSYAL VE
İKTİSADİ HAKLAR VE ÖDEVLER I.
Ailenin Korunması Madde 35-
Aile Türk toplumunun temelidir. Devlet ve
diğer kamu tüzel kişileri, ailenin, ananın ve çocuğun korunması için gerekli
tedbirleri alır ve teşkilâtı kurar. II.
Mülkiyet Hakkı a) Mülkiyete Ait Genel Kural Madde 36- Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz. b) Toprak Mülkiyeti Madde 37-
Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini gerçekleştirmek ve topraksız
olan veya yeter toprağı bulunmıyan çiftçiye toprak sağlamak amaçlarıyla
gereken tedbirleri (10) no’lu dipnot Anayasa metninin
sonundadır. alır. Kanun, bu amaçlarla, değişik tarım
bölgelerine ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini gösterebilir. Devlet,
çiftçinin işletme araçlarına sahibolmasını kolaylaştırır. Toprak
dağıtımı, ormanların küçülmesi veya diğer toprak servetlerinin azalması
sonucunu doğuramaz. c) Kamulaştırma Madde 38-
(20.9.1971-1488) (11) Devlet ve kamu tüzel kişileri, kamu yararının
gerektirdiği hallerde, karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette
bulunan taşınmaz malları, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, tamamını
veya bir kısmını kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya
yetkilidir. [Ödenecek
karşılık, taşınmaz malın tamamının kamulaştırılması halinde o malın malikinin
kanunda gösterilecek usul ve şekle uygun olarak bildireceği vergi değerini;
kısmen kamulaştırmalarda da, vergi değerinin kamulaştırılan kısma düşen
miktarını aşamaz. Kamulaştırılan
taşınmaz mal karşılığının vergi değerinden az takdir edilmesi halinde malikin
itiraz ve dava hakkı saklıdır.] (12) Çiftçinin
topraklandırılması, ormanların Devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi
ve iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarıyla kamulaştırılan taşınmaz
mal ve kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprak
bedellerinin ödeme şekli kanunla gösterilir. Kanunun
taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde çiftçinin topraklandırılması, ormanların devletleştirilmesi,
yeni orman yetiştirilmesi ve iskân projelerinin gerçekleştirilmesi için
konulacak süre yirmi yılı; kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak
kamulaştırmalarda ise bu süre on yılı aşamaz. Bu takdirde, taksitler eşit
olarak ödenir ve kanunla gösterilen faiz haddine bağlanır. Kamulaştırılan
topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten çiftçinin hakkaniyet ölçüleri
içinde geçinebilmesi için zaruri olan ve kanunla gösterilen kısmın ve küçük
çiftçinin kamulaştırılan toprağının bedeli her halde peşin ödenir. d) Devletleştirme Madde 39-
Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının
gerektirdiği hallerde, gerçek karşılığı kanunda gösterilen şekilde ödenmek
şartıyla devletleştirilebilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde,
ödeme süresi on yılı aşamaz ve taksitler eşit olarak ödenir; bu taksitler,
kanunla gösterilen faiz haddine bağlanır. III.
Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti Madde 40-
Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.
Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Kanun, bu
hürriyetleri, ancak kamu yararı amacıyla sınırlayabilir. Devlet,
özel teşebbüslerin milli iktisadın gereklerine ve sosyal amaçlara uygun
yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlıyacak tedbirleri
alır. IV.
İktisadi ve Sosyal Hayatın Düzeni Madde 41-
İktisadi ve sosyal hayat, adâlete, tam çalışma esasına ve herkes için
insanlık haysiyetine yaraşır bir yaşayış seviyesi sağlanması amacına göre
düzenlenir. (11) ve (12) no’lu dipnotlar
Anayasa metninin sonundadır. İktisadî,
sosyal ve kültürel kalkınmayı demokratik yollarla gerçekleştirmek; bu
maksatla, milli tasarrufu arttırmak, yatırımları toplum yararının
gerektirdiği öncelikleri yöneltmek ve kalkınma plânlarını yapmak Devletin
ödevidir. V.
Çalışma ile İlgili Hükümler a) Çalışma Hakkı ve Ödevi Madde 42- Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet,
çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde
gelişmesi için, sosyal iktisadi ve mali tedbirlerle çalışanları korur ve çalışmayı
destekler; işsizliği önleyici tedbirleri alır. Angarya
yasaktır. Memleket
ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda vatandaşlık ödevi niteliği alan
beden veya fikir çalışmalarının şekil ve şartları, demokratik esaslara uygun
olarak kanunla düzenlenir. b) Çalışma Şartları Madde 43-
Kimse, yaşına, gücüne ve cinsiyetine uygun olmıyan bir işte
çalıştırılamaz. Çocuklar, gençler ve kadınlar, çalışma şartları bakımından özel olarak
korunur. c) Dinlenme Hakkı Madde 44- Her çalışan dinlenme hakkına sahiptir. Ücretli hafta ve bayram tatili ve ücretli yıllık izin hakkı kanunla
düzenlenir. d) Ücrette Adâlet Sağlanması Madde 45-
Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun ve insanlık haysiyetine
yaraşır bir yaşayış seviyesi sağlamalarına elverişli adâletli bir ücret elde
etmeleri için gerekli tedbirleri alır. e) Sendika Kurma Hakkı Madde 46-
(20.9.1971-1488) (13) İşçiler ve işverenler, önceden izin almaksızın,
sendikalar ve sendika birlikleri kurma, bunlara serbestçe üye olma ve
üyelikten ayrılma hakkına sahiptirler. Bu hakların kullanılışında uygulanacak
şekil ve usuller kanunda gösterilir. Kanun, Devletin ülkesi ve milletiyle
bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin ve genel ahlâkın korunması
maksadıyla sınırlar koyabilir. Sendikalar
ve sendika birliklerinin tüzükleri, yönetim ve işleyişleri demokratik
esaslara aykırı olamaz. f) Toplu Sözleşme ve Grev Hakkı Madde 47-
İşçiler, işverenlerle olan münasebetlerinde, iktisadî ve sosyal
durumlarını korumak veya düzeltmek amacıyla toplu sözleşme ve grev haklarına
sahiptirler. Grev hakkının kullanılması ve istisnaları ve işverenlerin hakları
kanunla düzenlenir. VI. Sosyal Güvenlik Madde 48-
Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Bu hakkı sağlamak için sosyal
sigortalar ve sosyal yardım teşkilâtı kurmak ve kurdurmak Devletin
ödevlerindendir. (13) no’lu dipnot Anayasa
metninin sonundadır. VII.
Sağlık Hakkı Madde 49-
Devlet, herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşıyabilmesini ve tıbbî
bakım görmesini sağlamakla ödevlidir. Devlet,
yoksul veya dar gelirli ailelerin sağlık şartlarına uygun konut ihtiyaçlarını
karşılayıcı tedbirleri alır. VIII.
Öğrenimin Sağlanması Madde 50-
Halkın öğrenim ve eğitim ihtiyaçlarını sağlama Devletin başta gelen
ödevlerindendir. İlköğrenim,
kız ve erkek bütün vatandaşlar için mecbûridir ve Devlet okullarında
parasızdır. Devlet,
maddî imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, en yüksek öğrenim
derecelerine kadar çıkmalarını sağlama amacıyla burslar ve başka yollarla
gerekli yardımları yapar. Devlet,
durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları, topluma yararlı kılacak
tedbirleri alır. Devlet,
tarih ve kültür değeri olan eser ve anıtların korunmasını sağlar. IX.
Kooperatifçiliği Geliştirme Madde 51-
Devlet, kooperatifçiliğin gelişmesini sağlıyacak tedbirleri alır. X.
Tarımın ve Çiftçinin Korunması Madde 52-
Devlet, halkın gereği gibi beslenmesini, tarımsal üretimin toplumun
yararına uygun olarak arttırılmasını sağlamak, toprağın kaybolmasını önlemek,
tarım ürünlerini ve tarımla uğraşanların emeğini değerlendirmek için gereken
tedbirleri alır. XI.
Devletin İktisadî ve Sosyal Ödevlerinin Sınırı Madde 53-
Devlet, bu Bölümde belirtilen iktisadî ve sosyal amaçlara ulaşma
ödevlerini, ancak iktisadî gelişme ile mâlî kaynaklarının yeterliği ölçüsünde
yerine getirir. Dördüncü
Bölüm SİYASİ
HAKLAR VE ÖDEVLER I.
Vatandaşlık Madde 54-
Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Türk
babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. Yabancı babadan ve Türk anadan olan
çocuğun vatandaşlık durumu kanunla düzenlenir. Vatandaşlık,
kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde
kaybedilir. Hiçbir
Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmıyan bir eylemde bulunmadıkça, vatandaşlıktan
çıkarılamaz. Vatandaşlıktan
çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz. II. Seçme
ve Seçilme Hakkı Madde 55-
Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme ve
seçilme hakkına sahiptir. Seçimler,
serbest, eşit, gizli, tek dereceli genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına
göre yapılır. III.
Siyasî Partilerle İlgili Hükümler a) Parti Kurma Hakkı ve Partilerin Siyasî Hayattaki
Yeri Madde 56-
(30.6.1971-1421) (14) Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usûlüne göre
partilere girme ve çıkma hakkına sahiptir. Siyasî
partiler, önceden izin almadan kurulur ve serbestçe faaliyette bulunurlar. Siyasî
partiler, ister iktidarda ister muhalefette olsunlar, demokratik siyasî
hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Son
milletvekili genel seçimlerinde muteber oy sayısının en az yüzde beşini alan
veya bu seçimlerde Millet Meclisinde grup teşkil edecek sayıda
milletvekilliği kazanmış bulunan siyasî partilere Devletçe yapılacak yardım
kanunla düzenlenir. b) Partilerin Uyacakları Esaslar Madde 57-
(15.3.1973-1699) (15) Siyasî partilerin tüzükleri, programları ve
faaliyetleri, insan hak ve hürriyetlerine dayanan demokratik ve lâik
Cumhuriyet ilkelerine ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmezliği temel
hükmüne uygun olmak zorundadır. Bunlara uymayan partiler temelli kapatılır. Partilerin
iç çalışmaları, faaliyetleri, Anayasa Mahkemesine hangi hallerde ve ne
suretle hesap verecekleri ve bu mahkemece malî denetimlerinin hangi hallerde
ve nasıl yapılacağı, demokrasi esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir. Siyasî
partilerin kapatılması hakkındaki dâvalara Anayasa Mahkemesinde bakılır ve
kapatma kararı ancak bu Mahkemece verilir. IV. Kamu
Hizmetlerine Girme Hakkı a) Hizmete Girme Madde 58- Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, ödevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir
ayırım gözetilemez. b) Mal Bildirimi Madde 59-
Kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde bulunmaları kanunla
düzenlenir. Yasama ve yürütme organlarında görev alanlar, bundan istisna
edilemez. V.Vatan
Hizmeti Madde 60-
(20.9.1971-1488) (16) Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu
ödevin, Silâhlı Kuvvetlerde veya kamu hizmetlerinde ne şekilde yerine
getirileceği kanunla düzenlenir. VI. Vergi
Ödevi Madde 61-
(29.9.1971-1488) (17) Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî
gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi,
resim ve harçlar ve benzeri malî yükümler ancak kanunla konulur. (14), (15) (16) ve (17) no’lu dipnotlar Anayasa metninin
sonundadır. Kanunun
belli ettiği yukarı ve aşağı hadler içinde kalmak, ölçü ve esaslara uygun
olmak şartiyle, vergi, resim ve harçların muafiyet ve istisnalariyla nisbet
ve hadlerine ilişkin hükümlerde değişiklik yapmaya, Bakanlar Kurulu yetkili
kılınabilir. VII.
Dilekçe Hakkı Madde 62-
Vatandaşlar, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri
hakkında, tek başlarına veya topuca, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük
Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle
ilgili başvurmaların sonucu, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. ÜÇÜNCÜ
KISIM CUMHURİYETİN
TEMEL KURULUŞU Birinci
Bölüm YASAMA A)Türkiye Büyük Millet Meclisi I. TBMM’nin Kuruluşu Madde 63-
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosundan
kuruludur. Meclisler,
Anayasada gösterilen hallerde birlikte toplanır. II.
TBMM’nin Görev ve Yetkileri a) Genel Olarak Madde 64-
(20.9.1971-1488) (18) Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak, Devletin
bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek, para
basılmasına, genel ve özel af ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm
cezalarının yerine getirilmesine karar vermek, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin yetkilerindendir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi kanunla, belli konularda Bakanlar Kuruluna kanun
hükmünde kararnameler çıkarmak yetkisi verebilir. Yetki veren kanunda,
çıkarılacak kararnamelerin amacı, kapsamı ve ilkeleriyle bu yetkiyi kullanma
süresinin ve yürürlükten kaldırılacak kanun hükümlerinin açıkça gösterilmesi
ve kanun hükmünde kararnamede de yetkinin hangi kanunla verilmiş olduğunun
belirtilmesi lâzımdır. Bu
kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak,
kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunulur. Yetki
kanunları ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kararnameler, Anayasanın
ve yasama meclisleri içtüzüklerinin kanunların görüşülmesi için koyduğu
kurallara göre, ancak, komisyonlarda ve genel kurullarda diğer kanun tasarı
ve tekliflerinden önce ve ivedilikle görüşülüp karara bağlanır. Yayımlandıkları
gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler, bu tarihte,
Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın Resmi
Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilen
kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmi Gazetede
yayımlandığı gün yürürlüğe girer. (18) no’lu dipnot Anayasa metninin
sonundadır. Anayasanın
ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel hak ve
hürriyetler ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun
hükmünde kararnamelerle düzenlenemez. Anayasa Mahkemesi, bu kararnamelerin Anayasaya
uygunluğunu da denetler. b) Milletlerarası Andlaşmaları Uygun Bulma Madde 65-
Türkiye Cumhuriyet adına yabancı Devletlerle ve milletlerarası
kurullarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır. İktisadî,
ticarî veya teknik münasebetleri düzenliyen ve süresi bir yılı aşmıyan
andlaşmalar, Devlet maliyesi bakımından bir yüklenme gerektirmemek, kişi
hâllerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak
şartıyla, yayınlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde, bu andlaşmalar,
yayımlarından başlıyarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin
bilgisine sunulur. Milletlerarası
bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye
dayanılarak yapılan iktisadî, ticarî, teknik veya idarî andlaşmaların Türkiye
Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkraya
göre yapılan iktisadî, ticarî veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren
andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz. Türk
Kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasına 1 inci
fıkra hükmü uygulanır. Usulüne
göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar
hakkında 149 uncu ve 151 inci maddeler gereğince Anayasa Mahkemesine
başvurulamaz. c) Silahlı Kuvvet Kullanılmasına İzin Verme Madde 66-
Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde savaş hâli ilanına ve
Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası
nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin
yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de
bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu izin
için, Meclisler, birlikte toplanarak karar verirler. III.
Millet Meclisi a) Kuruluş Madde 67- Millet Meclisi, genel oyla seçilen dörtyüzelli
milletvekilinden kuruludur. b) Milletvekili Seçilme Yeterliği Madde 68-
(16.4.1974-1801) (19) Otuz yaşını dolduran her Türk milletvekili
seçilebilir. Türkçe
okuyup yazma bilmeyenler, kısıtlılar, yükümlü olmasına ve muaf bulunmasına
rağmen muvazzaf askerlik hizmetini yapmayanlar veya yapmış sayılmayanlar ve
kamu hizmetlerinden yasaklılar ile ağır hapis cezasını gerektiren bir suçtan
dolayı kesin olarak hüküm giymiş olanlar ve -taksirli suçlar hariç olmak
üzere- beş yıldan fazla hapis cezasıyla veya zimmet, ihtilâs, irtikâp,
rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma,
dolanlı iflâs gibi yüz kızartıcı suçlardan biriyle kesin olarak hüküm giymiş
olanlar, affa uğramış olsalar da milletvekili seçilemezler. (19) no’lu dipnot Anayasa metninin
sonundadır. Aday
olmak, memurluktan çekilme şartına bağlanamaz. Seçim güvenliği bakımından
hangi memurların ne gibi şartlarla aday olabilecekleri kanunla düzenlenir. |