|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI |
|
|
|
AY.
(1961) Yasa No: 334– Kabul Tarihi: 9/7/1961 BAŞLANGIÇ Tarihi boyunca bağımsız yaşamış,
hak ve hürriyetleri için savaşmış olan; Anayasa ve Hukuk dışı tutum ve
davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşı direnme hakkını
kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti; Bütün fertlerini, kaderde,
kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde, millî şuur ve ülküler
etrafında toplıyan ve milletimizi, dünya milletleri ailesinin eşit haklara
sahip şerefli bir üyesi olarak millî birlik ruhu içinde daima yüceltmeyi amaç
bilen Türk Milliyetçiliğinden hız ve ilham alarak ve; “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesinin, Milli Mücadele ruhunun, millet
egemenliğinin, Atatürk Devrimlerine bağlılığın tam şuuruna sahibolarak; İnsan hak ve hürriyetlerini,
millî dayanışmayı, sosyal adâleti, ferdin ve toplumun huzur ve refahını
gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün kılacak demokratik hukuk
devletini bütün hukukî ve sosyal temelleriyle kurmak için; Türkiye Cumhuriyeti Kurucu
Meclisi tarafından hazırlanan bu Anayasayı kabûl ve ilân ve Onu, asıl teminatın
vatandaşların gönüllerinde ve iradelerinde yer aldığı inancı ile, hürriyete,
adâlete ve fâzilete aşık evlâtlarının uyanık bekçiliğine emanet eder. BİRİNCİ KISIM
GENEL ESASLAR I. Devletin Şekli
Madde 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin Nitelikleri Madde 2- Türkiye
Cumhuriyeti, insan haklarına ve ‘Başlangıç’ta belirtilen temel ilkelere
dayanan, millî, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir. III. Devletin Bütünlüğü; Resmi
Dil; Başkent Madde 3- Türkiye
Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Resmî Dil Türkçe’dir. Başkent Ankara’dır. IV.
Egemenlik Madde 4-
Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletinindir. Millet, egemenliğini, Anayasanın
koyduğu esaslara göre, yetkili organlar eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir
suretle belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya
organ, kaynağını Anayasadan almıyan bir devlet yetkisi kullanamaz. V. Yasama Yetkisi Madde 5- Yasama
yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez. VI. Yürütme Görevi Madde 6- Yürütme
görevi, kanunlar çerçevesinde, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından
yerine getirilir. VII. Yargı Yetkisi Madde 7- Yargı
yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. VIII. Anayasanın Üstünlüğü ve
Bağlayıcılığı Madde 8- Kanunlar
Anayasaya aykırı olamaz. Anayasa hükümleri, yasama,
yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve kişileri bağlayan temel
hukuk kurallarıdır. IX. Devlet Şeklinin Değişmezliği Madde 9- Devlet
şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki Anayasa hükmü değiştirilemez ve
değiştirilmesi teklif edilemez. İKİNCİ KISIMTEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER Birinci Bölüm
GENEL HÜKÜMLER I. Temel
Hakların Niteliği ve Korunması Madde 10- Herkes,
kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve
hürriyetlere sahiptir. Devlet, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyal adâlet ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşamıyacak surette sınırlıyan siyasî, iktisadî ve sosyal bütün engelleri kaldırır; insanın maddî ve mânevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlar. II. Temel Hak ve Hürriyetlerin Özü, Sınırlanması ve Kötüye Kullanılamaması Madde 11- (20.9.1971-1488)
(1) Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün,
Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının, genel ahlâkın
ve genel sağlığın korunması amacı ile veya Anayasanın diğer maddelerinde
gösterilen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak, ancak
kanunla sınırlanabilir. Kanun,
temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunamaz. Bu
Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirisi, insan hak ve
hürriyetlerini veya Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü
veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayrımına dayanarak, nitelikleri Anayasada
belirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kasdı ile kullanılamaz. Bu
hükümlere aykırı eylem ve davranışların cezası kanunda gösterilir. III.
Eşitlik Madde 12-
Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve
mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir. Hiçbir
kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. IV.
Yabancıların Durumu Madde 13-
Bu kısımda gösterilen hak ve hürriyetler, yabancılar için,
milletlerarası hukuka uygun olarak, kanunla sınırlanabilir. İkinci Bölüm
KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ I. Kişi
Dokunulmazlığı Madde 14- Herkes,
yaşama, maddî ve mânevî varlığını geliştirme haklarına ve kişi hürriyetine
sahiptir. Kişi dokunulmazlığı ve hürriyeti
kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim kararı
olmadıkça kayıtlanamaz. Kimseye eziyet ve işkence
yapılamaz. İnsan haysiyetiyle bağdaşmıyan
ceza konulamaz. II. Özel Hayatın Korunması a) Özel Hayatın Gizliliği Madde 15- (20.9.1971-1488) (2) Özel hayatın
gizliliğine dokunulamaz. Adlî kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar saklıdır. Kanunun açıkça gösterdiği
hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; millî güvenlik veya
kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili
kılınan merciin emri bulunmadıkça kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası
aranamaz ve bunlara el konulamaz. b) Konut Dokunulmazlığı Madde 16- Konuta
dokunulamaz. Kanunun açıkça gösterdiği
hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; millî güvenlik veya
kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de, kanunla yetkili
kılınan merciin emri bulunmadıkça, konuta girilemez, arama yapılamaz ve
buradaki eşyaya el konulamaz. c) Haberleşme Hürriyeti Madde 17- Herkes,
haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Kanunun gösterdiği hallerde, hakim tarafından kanuna uygun olarak verilmiş
bir karar olmadıkça, bu gizliliğe dokunulamaz. III.Seyahat ve Yerleşme
Hürriyeti Madde 18- Herkes,
seyahat hürriyetine sahiptir; bu hürriyet, ancak millî güvenliği sağlama ve
salgın hastalıkları önleme amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. Herkes, dilediği yerde yerleşme
hürriyetine sahiptir; bu hürriyet, ancak millî güvenliği sağlama, salgın
hastalıkları önleme, kamu mallarını koruma, sosyal, iktisâdî ve tarımsal
gelişmeyi gerçekleştirme zorunluğuyla ve kanunla sınırlanabilir. Türkler, yurda girme ve yurt
dışına çıkma hürriyetine sahiptir. Yurt dışına çıkma hürriyeti kanunla
düzenlenir. IV. Düşünce ve İnanç Hak ve
Hürriyetleri a) Vicdan ve
Din Hürriyeti Madde 19- (20.9.1971-1488) (3) Herkes,
vicdan ve dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. Kamu düzenine veya genel ahlâka
veya bu amaçlarla çıkarılan kanunlara aykırı olmıyan ibadetler, dinî âyîn ve
törenler serbesttir. Kimse, ibadete, dinî âyin ve
törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz. Kimse,
dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz. Din eğitim ve öğrenimi, ancak
kişilerin kendi isteğine ve küçüklerin de kanûnî temsilcilerinin isteğine
bağlıdır. Kimse, Devletin sosyal, iktisâdî, siyasî veya hukûkî temel düzenini, kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya şahsi çıkar veya nüfuz sağlama amaciyle, her ne suretle olursa olsun, dinî veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. Bu yasak dışına çıkan veya başkasını bu yolda kışkırtan gerçek ve tüzel kişiler hakkında, kanunun gösterdiği hükümler uygulanır ve siyasi partiler Anayasa Mahkemesince temelli kapatılır. b) Düşünce Hürriyeti Madde 20- Herkes,
düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir; düşünce ve kanaatlarını söz, yazı,
resim ile veya başka yollarla, tek başına veya toplu olarak açıklıyabilir ve
yayabilir. Kimse, düşünce ve kanaatlarını
açıklamaya zorlanamaz. V. Bilim ve Sanat Hürriyeti Madde 21- Herkes,
bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda
her türlü araştırma hakkına sahiptir. Eğitim ve öğretim, Devletin
gözetim ve denetimi altında serbesttir. Özel okulların bağlı olduğu
esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak kanunla
düzenlenir. Çağdaş bilim ve eğitim esaslarına aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. VI. Basın ve Yayımla İlgili
Hükümler a) Basın Hürriyeti Madde 22- (20.9.1971-1488) (4) Basın
hürdür; sansür edilemez. Devlet, basın ve haber alma
hürriyetini sağlıyacak tedbirleri alır. Basın ve haber alma hürriyeti,
ancak Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünü, kamu düzenini, millî
güvenliği ve millî güvenliğin gerektirdiği gizliliği veya genel ahlâkı korumak,
kişilerin haysiyet, şeref ve haklarını tecavüzü, suç işlemeye kışkırtmayı
önlemek veya yargı görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesini
sağlamak için kanunla sınırlanabilir. Yargı görevinin amacına uygun
olarak yerine getirilmesi için kanunla belirtilecek sınırlar içinde hâkim
tarafından verilecek kararlar saklı olmak üzere, olaylar hakkında yayın
yasağı konamaz. Türkiye’de yayımlanan gazete ve
dergiler, kanunun gösterdiği suçların işlenmesi halinde hâkim karariyle;
Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin
veya genel ahlâkın korunması bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde
de, kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma
kararını veren yetkili merci, bu kararını en geç 24 saat içinde mahkemeye bildirir. Mahkeme bu kararı en geç üç gün
içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır. Türkiye’de yayımlanan gazete ve
dergiler, millî güvenliğe, kamu düzenine, genel ahlâka, insan hak ve
hürriyetlerine dayanan millî, demokratik, lâik ve sosyal Cumhuriyet
ilkelerine veya Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmezliği temel hükmüne
aykırı yayımlardan mahkûm olma halinde mahkeme karariyle kapatılabilir. b) Gazete ve Dergi Çıkarma
Hakkı Madde 23- Gazete ve
dergi çıkarılması, önceden izin alma ve mâli teminat şartına bağlanamaz. Gazete ve dergilerin
çıkarılması, yayımı, mâli kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili
şartlar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatların serbestçe
yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasî, iktisadî, mâlî veya
teknik kayıtlar koyamaz. Gazete ve dergiler, Devletin ve
diğer kamu tüzel kişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve
imkânlarından eşitlik esasına göre faydalanır. c) Kitap ve Broşür Çıkarma
Hakkı Madde 24- Kitap ve
broşür yayımı izne bağlı tutulamaz; sansür edilemez. Türkiye’de yayımlanan kitap ve
broşürler, 22 nci maddenin 5 inci fıkrası hükümleri dışında, toplatılamaz. d) Basın Araçlarının
Korunması Madde 25- Basımevi
ve eklentileri ve basın araçları, suç vasıtası olduğu gerekçesiyle de olsa,
zapt veya müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz. e) Basın Dışı Haberleşme
Araçlarından Faydalanma Hakkı Madde 26- (20.9.1971-1488) (5) Kişiler ve
siyasî partiler, kamu tüzel kişileri elindeki basın dışı haberleşme ve yayın
araçlarından faydalanma hakkına sahiptir. Bu faydalanmanın şartları ve
usulleri, demokratik esaslara ve hakkaniyet ölçülerine uygun olarak kanunla
düzenlenir. Kanun, devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, insan
haklarına dayanan milli, (4) ve (5) no’lu dipnotlar Anayasa metninin sonundadır. demokratik, lâik ve sosyal
Cumhuriyetin, millî güvenliğin ve genel ahlâkın korunması halleri dışında
kalan bir sebebe dayanarak halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve
kanaatlere ulaşmasını ve kamu oyunun serbestçe oluşumunu engelleyici kayıtlar
koyamaz. f) Düzeltme ve Cevap Hakkı Madde 27- Düzeltme
ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya
kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve
kanunla düzenlenir. Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa,
yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hakim tarafından karar verilir. VII. Toplantı Hak ve
Hürriyetleri a) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü
Hakkı Madde 28- Herkes,
önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız toplanma veya gösteri
yürüyüşü yapma hakkına sahiptir. Bu hak, ancak kamu düzenini
korumak için kanunla sınırlanabilir. b) Dernek Kurma Hakkı Madde 29- (20.9.1971-1488) (6) Herkes,
önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hakkın
kullanılışında uygulanacak şekil ve usuller kanunda gösterilir. Kanun,
Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, milli güvenliğin, kamu düzeninin
ve genel ahlâkın korunması maksadiyle sınırlar koyabilir. Hiç kimse bir derneğe üye olmaya
veya dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Dernekler, kanunun gösterdiği
hallerde hâkim karariyle kapatılabilir. Devletin ülkesi ve milletiyle
bütünlüğünün, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve genel ahlakın korunması
bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de, hâkim kararına kadar
kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle faaliyetten alıkonulabilir. VIII. Hakların Korunması ile
İlgili Hükümler a) Kişi Güvenliği Madde 30- (20.9.1971-1488;
15.3.1973-1699) (7) Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan
kişiler, ancak kaçmayı veya delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini
önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunla
gösterilen, diğer hallerde hakim karariyle tutuklanabilir. Tutukluluğun
devamına karar verilebilmesi aynı şartlara bağlıdır. Yakalama, ancak suçüstü halinde
veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını
kanun gösterir. Yakalanan veya tutuklanan
kimselere, yakalama veya tutuklama sebeplerinin ve haklarındaki iddiaların
yazılı olarak hemen bildirilmesi gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimse,
tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç
kırksekiz saat ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev ve yetkilerine giren
suçlar ile kanunun açıkca belli ettiği hallerde toplu olarak işlenen suçlarda
ve genellikle savaş veya sıkıyönetim hallerinde, kanunlarda gösterilen süre
içinde hâkim önüne çıkarılır; bu süre onbeş günü geçemez. Kimse bu süreler
geçtikten sonra hakim kararı olmaksızın, hürriyetinden yoksun kılınamaz.
Yakalanan veya tutuklanan kimsenin durumu hemen yakınlarına bildirilir. (8) Bu esaslar dışında işleme tabi
tutulan kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar kanuna göre Devletçe
ödenir. (9) Hak Arama Hürriyeti Madde 31- Herkes,
meş’ru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde
dâvacı veya dâvalı olarak, iddia ve savunma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi
içindeki dâvaya bakmaktan kaçınamaz. b) Kanuni
Yargı Yolu Madde 32- (20.9.1971-1488) (10) Hiç
kimse, kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseyi kanunen tâbi olduğu
mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine
sahip olağanüstü merciler kurulamaz. c) Cezaların Kanuni ve Şahsi
Olması; Zorlama Yasağı Madde 33- Kimse,
işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilinden dolayı
cezalandırılamaz. Cezalar ve ceza tedbirleri ancak
kanunla konulur. Kimseye, suçu işlediği zaman kanunda
o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Kimse, kendisini veya kanunun
gösterdiği yakınlarını suçlandırma sonucu doğuracak beyanda bulunmaya veya bu
yolda delil göstermeye zorlanamaz. Ceza sorumluluğu şahsîdir. Genel müsadere cezası konulamaz. d) İspat
Hakkı Madde 34- Kamu
görev ve hizmetinde bulunanlara karşı bu görev ve hizmetin yerine
getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret
dâvalarında, sanık, isnadin doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki
hallerde ispat isteminin kabûlü, ancak isnadolunan fiilin doğru olup
olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata
râzı olmasına bağlıdır. Üçüncü
Bölüm SOSYAL VE
İKTİSADİ HAKLAR VE ÖDEVLER I.
Ailenin Korunması Madde 35-
Aile Türk toplumunun temelidir. Devlet ve
diğer kamu tüzel kişileri, ailenin, ananın ve çocuğun korunması için gerekli
tedbirleri alır ve teşkilâtı kurar. II.
Mülkiyet Hakkı a) Mülkiyete Ait Genel Kural Madde 36- Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz. b) Toprak Mülkiyeti Madde 37-
Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini gerçekleştirmek ve topraksız
olan veya yeter toprağı bulunmıyan çiftçiye toprak sağlamak amaçlarıyla
gereken tedbirleri (10) no’lu dipnot Anayasa metninin
sonundadır. alır. Kanun, bu amaçlarla, değişik tarım
bölgelerine ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini gösterebilir. Devlet,
çiftçinin işletme araçlarına sahibolmasını kolaylaştırır. Toprak
dağıtımı, ormanların küçülmesi veya diğer toprak servetlerinin azalması
sonucunu doğuramaz. c) Kamulaştırma Madde 38-
(20.9.1971-1488) (11) Devlet ve kamu tüzel kişileri, kamu yararının
gerektirdiği hallerde, karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette
bulunan taşınmaz malları, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, tamamını
veya bir kısmını kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya
yetkilidir. [Ödenecek
karşılık, taşınmaz malın tamamının kamulaştırılması halinde o malın malikinin
kanunda gösterilecek usul ve şekle uygun olarak bildireceği vergi değerini;
kısmen kamulaştırmalarda da, vergi değerinin kamulaştırılan kısma düşen
miktarını aşamaz. Kamulaştırılan
taşınmaz mal karşılığının vergi değerinden az takdir edilmesi halinde malikin
itiraz ve dava hakkı saklıdır.] (12) Çiftçinin
topraklandırılması, ormanların Devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi
ve iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarıyla kamulaştırılan taşınmaz
mal ve kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprak
bedellerinin ödeme şekli kanunla gösterilir. Kanunun
taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde çiftçinin topraklandırılması, ormanların devletleştirilmesi,
yeni orman yetiştirilmesi ve iskân projelerinin gerçekleştirilmesi için
konulacak süre yirmi yılı; kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak
kamulaştırmalarda ise bu süre on yılı aşamaz. Bu takdirde, taksitler eşit
olarak ödenir ve kanunla gösterilen faiz haddine bağlanır. Kamulaştırılan
topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten çiftçinin hakkaniyet ölçüleri
içinde geçinebilmesi için zaruri olan ve kanunla gösterilen kısmın ve küçük
çiftçinin kamulaştırılan toprağının bedeli her halde peşin ödenir. d) Devletleştirme Madde 39-
Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının
gerektirdiği hallerde, gerçek karşılığı kanunda gösterilen şekilde ödenmek
şartıyla devletleştirilebilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde,
ödeme süresi on yılı aşamaz ve taksitler eşit olarak ödenir; bu taksitler,
kanunla gösterilen faiz haddine bağlanır. III.
Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti Madde 40-
Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.
Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Kanun, bu
hürriyetleri, ancak kamu yararı amacıyla sınırlayabilir. Devlet,
özel teşebbüslerin milli iktisadın gereklerine ve sosyal amaçlara uygun
yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlıyacak tedbirleri
alır. IV.
İktisadi ve Sosyal Hayatın Düzeni Madde 41-
İktisadi ve sosyal hayat, adâlete, tam çalışma esasına ve herkes için
insanlık haysiyetine yaraşır bir yaşayış seviyesi sağlanması amacına göre
düzenlenir. (11) ve (12) no’lu dipnotlar
Anayasa metninin sonundadır. İktisadî,
sosyal ve kültürel kalkınmayı demokratik yollarla gerçekleştirmek; bu
maksatla, milli tasarrufu arttırmak, yatırımları toplum yararının
gerektirdiği öncelikleri yöneltmek ve kalkınma plânlarını yapmak Devletin
ödevidir. V.
Çalışma ile İlgili Hükümler a) Çalışma Hakkı ve Ödevi Madde 42- Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet,
çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde
gelişmesi için, sosyal iktisadi ve mali tedbirlerle çalışanları korur ve çalışmayı
destekler; işsizliği önleyici tedbirleri alır. Angarya
yasaktır. Memleket
ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda vatandaşlık ödevi niteliği alan
beden veya fikir çalışmalarının şekil ve şartları, demokratik esaslara uygun
olarak kanunla düzenlenir. b) Çalışma Şartları Madde 43-
Kimse, yaşına, gücüne ve cinsiyetine uygun olmıyan bir işte
çalıştırılamaz. Çocuklar, gençler ve kadınlar, çalışma şartları bakımından özel olarak
korunur. c) Dinlenme Hakkı Madde 44- Her çalışan dinlenme hakkına sahiptir. Ücretli hafta ve bayram tatili ve ücretli yıllık izin hakkı kanunla
düzenlenir. d) Ücrette Adâlet Sağlanması Madde 45-
Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun ve insanlık haysiyetine
yaraşır bir yaşayış seviyesi sağlamalarına elverişli adâletli bir ücret elde
etmeleri için gerekli tedbirleri alır. e) Sendika Kurma Hakkı Madde 46-
(20.9.1971-1488) (13) İşçiler ve işverenler, önceden izin almaksızın,
sendikalar ve sendika birlikleri kurma, bunlara serbestçe üye olma ve
üyelikten ayrılma hakkına sahiptirler. Bu hakların kullanılışında uygulanacak
şekil ve usuller kanunda gösterilir. Kanun, Devletin ülkesi ve milletiyle
bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin ve genel ahlâkın korunması
maksadıyla sınırlar koyabilir. Sendikalar
ve sendika birliklerinin tüzükleri, yönetim ve işleyişleri demokratik
esaslara aykırı olamaz. f) Toplu Sözleşme ve Grev Hakkı Madde 47-
İşçiler, işverenlerle olan münasebetlerinde, iktisadî ve sosyal
durumlarını korumak veya düzeltmek amacıyla toplu sözleşme ve grev haklarına
sahiptirler. Grev hakkının kullanılması ve istisnaları ve işverenlerin hakları
kanunla düzenlenir. VI. Sosyal Güvenlik Madde 48-
Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Bu hakkı sağlamak için sosyal
sigortalar ve sosyal yardım teşkilâtı kurmak ve kurdurmak Devletin
ödevlerindendir. (13) no’lu dipnot Anayasa
metninin sonundadır. VII.
Sağlık Hakkı Madde 49-
Devlet, herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşıyabilmesini ve tıbbî
bakım görmesini sağlamakla ödevlidir. Devlet,
yoksul veya dar gelirli ailelerin sağlık şartlarına uygun konut ihtiyaçlarını
karşılayıcı tedbirleri alır. VIII.
Öğrenimin Sağlanması Madde 50-
Halkın öğrenim ve eğitim ihtiyaçlarını sağlama Devletin başta gelen
ödevlerindendir. İlköğrenim,
kız ve erkek bütün vatandaşlar için mecbûridir ve Devlet okullarında
parasızdır. Devlet,
maddî imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, en yüksek öğrenim
derecelerine kadar çıkmalarını sağlama amacıyla burslar ve başka yollarla
gerekli yardımları yapar. Devlet,
durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları, topluma yararlı kılacak
tedbirleri alır. Devlet,
tarih ve kültür değeri olan eser ve anıtların korunmasını sağlar. IX.
Kooperatifçiliği Geliştirme Madde 51-
Devlet, kooperatifçiliğin gelişmesini sağlıyacak tedbirleri alır. X.
Tarımın ve Çiftçinin Korunması Madde 52-
Devlet, halkın gereği gibi beslenmesini, tarımsal üretimin toplumun
yararına uygun olarak arttırılmasını sağlamak, toprağın kaybolmasını önlemek,
tarım ürünlerini ve tarımla uğraşanların emeğini değerlendirmek için gereken
tedbirleri alır. XI.
Devletin İktisadî ve Sosyal Ödevlerinin Sınırı Madde 53-
Devlet, bu Bölümde belirtilen iktisadî ve sosyal amaçlara ulaşma
ödevlerini, ancak iktisadî gelişme ile mâlî kaynaklarının yeterliği ölçüsünde
yerine getirir. Dördüncü
Bölüm SİYASİ
HAKLAR VE ÖDEVLER I.
Vatandaşlık Madde 54-
Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Türk
babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. Yabancı babadan ve Türk anadan olan
çocuğun vatandaşlık durumu kanunla düzenlenir. Vatandaşlık,
kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde
kaybedilir. Hiçbir
Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmıyan bir eylemde bulunmadıkça, vatandaşlıktan
çıkarılamaz. Vatandaşlıktan
çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz. II. Seçme
ve Seçilme Hakkı Madde 55-
Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme ve
seçilme hakkına sahiptir. Seçimler,
serbest, eşit, gizli, tek dereceli genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına
göre yapılır. III.
Siyasî Partilerle İlgili Hükümler a) Parti Kurma Hakkı ve Partilerin Siyasî Hayattaki
Yeri Madde 56-
(30.6.1971-1421) (14) Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usûlüne göre
partilere girme ve çıkma hakkına sahiptir. Siyasî
partiler, önceden izin almadan kurulur ve serbestçe faaliyette bulunurlar. Siyasî
partiler, ister iktidarda ister muhalefette olsunlar, demokratik siyasî
hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Son
milletvekili genel seçimlerinde muteber oy sayısının en az yüzde beşini alan
veya bu seçimlerde Millet Meclisinde grup teşkil edecek sayıda
milletvekilliği kazanmış bulunan siyasî partilere Devletçe yapılacak yardım
kanunla düzenlenir. b) Partilerin Uyacakları Esaslar Madde 57-
(15.3.1973-1699) (15) Siyasî partilerin tüzükleri, programları ve
faaliyetleri, insan hak ve hürriyetlerine dayanan demokratik ve lâik
Cumhuriyet ilkelerine ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmezliği temel
hükmüne uygun olmak zorundadır. Bunlara uymayan partiler temelli kapatılır. Partilerin
iç çalışmaları, faaliyetleri, Anayasa Mahkemesine hangi hallerde ve ne
suretle hesap verecekleri ve bu mahkemece malî denetimlerinin hangi hallerde
ve nasıl yapılacağı, demokrasi esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir. Siyasî
partilerin kapatılması hakkındaki dâvalara Anayasa Mahkemesinde bakılır ve
kapatma kararı ancak bu Mahkemece verilir. IV. Kamu
Hizmetlerine Girme Hakkı a) Hizmete Girme Madde 58- Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, ödevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir
ayırım gözetilemez. b) Mal Bildirimi Madde 59-
Kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde bulunmaları kanunla
düzenlenir. Yasama ve yürütme organlarında görev alanlar, bundan istisna
edilemez. V.Vatan
Hizmeti Madde 60-
(20.9.1971-1488) (16) Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu
ödevin, Silâhlı Kuvvetlerde veya kamu hizmetlerinde ne şekilde yerine
getirileceği kanunla düzenlenir. VI. Vergi
Ödevi Madde 61-
(29.9.1971-1488) (17) Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî
gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi,
resim ve harçlar ve benzeri malî yükümler ancak kanunla konulur. (14), (15) (16) ve (17) no’lu dipnotlar Anayasa metninin
sonundadır. Kanunun
belli ettiği yukarı ve aşağı hadler içinde kalmak, ölçü ve esaslara uygun
olmak şartiyle, vergi, resim ve harçların muafiyet ve istisnalariyla nisbet
ve hadlerine ilişkin hükümlerde değişiklik yapmaya, Bakanlar Kurulu yetkili
kılınabilir. VII.
Dilekçe Hakkı Madde 62-
Vatandaşlar, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri
hakkında, tek başlarına veya topuca, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük
Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle
ilgili başvurmaların sonucu, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. ÜÇÜNCÜ
KISIM CUMHURİYETİN
TEMEL KURULUŞU Birinci
Bölüm YASAMA A)Türkiye Büyük Millet Meclisi I. TBMM’nin Kuruluşu Madde 63-
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosundan
kuruludur. Meclisler,
Anayasada gösterilen hallerde birlikte toplanır. II.
TBMM’nin Görev ve Yetkileri a) Genel Olarak Madde 64-
(20.9.1971-1488) (18) Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak, Devletin
bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek, para
basılmasına, genel ve özel af ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm
cezalarının yerine getirilmesine karar vermek, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin yetkilerindendir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi kanunla, belli konularda Bakanlar Kuruluna kanun
hükmünde kararnameler çıkarmak yetkisi verebilir. Yetki veren kanunda,
çıkarılacak kararnamelerin amacı, kapsamı ve ilkeleriyle bu yetkiyi kullanma
süresinin ve yürürlükten kaldırılacak kanun hükümlerinin açıkça gösterilmesi
ve kanun hükmünde kararnamede de yetkinin hangi kanunla verilmiş olduğunun
belirtilmesi lâzımdır. Bu
kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak,
kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunulur. Yetki
kanunları ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kararnameler, Anayasanın
ve yasama meclisleri içtüzüklerinin kanunların görüşülmesi için koyduğu
kurallara göre, ancak, komisyonlarda ve genel kurullarda diğer kanun tasarı
ve tekliflerinden önce ve ivedilikle görüşülüp karara bağlanır. Yayımlandıkları
gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler, bu tarihte,
Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın Resmi
Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilen
kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmi Gazetede
yayımlandığı gün yürürlüğe girer. (18) no’lu dipnot Anayasa metninin
sonundadır. Anayasanın
ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel hak ve
hürriyetler ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun
hükmünde kararnamelerle düzenlenemez. Anayasa Mahkemesi, bu kararnamelerin Anayasaya
uygunluğunu da denetler. b) Milletlerarası Andlaşmaları Uygun Bulma Madde 65-
Türkiye Cumhuriyet adına yabancı Devletlerle ve milletlerarası
kurullarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır. İktisadî,
ticarî veya teknik münasebetleri düzenliyen ve süresi bir yılı aşmıyan
andlaşmalar, Devlet maliyesi bakımından bir yüklenme gerektirmemek, kişi
hâllerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak
şartıyla, yayınlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde, bu andlaşmalar,
yayımlarından başlıyarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin
bilgisine sunulur. Milletlerarası
bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye
dayanılarak yapılan iktisadî, ticarî, teknik veya idarî andlaşmaların Türkiye
Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkraya
göre yapılan iktisadî, ticarî veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren
andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz. Türk
Kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasına 1 inci
fıkra hükmü uygulanır. Usulüne
göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar
hakkında 149 uncu ve 151 inci maddeler gereğince Anayasa Mahkemesine
başvurulamaz. c) Silahlı Kuvvet Kullanılmasına İzin Verme Madde 66-
Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde savaş hâli ilanına ve
Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası
nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin
yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de
bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu izin
için, Meclisler, birlikte toplanarak karar verirler. III.
Millet Meclisi a) Kuruluş Madde 67- Millet Meclisi, genel oyla seçilen dörtyüzelli
milletvekilinden kuruludur. b) Milletvekili Seçilme Yeterliği Madde 68-
(16.4.1974-1801) (19) Otuz yaşını dolduran her Türk milletvekili
seçilebilir. Türkçe
okuyup yazma bilmeyenler, kısıtlılar, yükümlü olmasına ve muaf bulunmasına
rağmen muvazzaf askerlik hizmetini yapmayanlar veya yapmış sayılmayanlar ve
kamu hizmetlerinden yasaklılar ile ağır hapis cezasını gerektiren bir suçtan
dolayı kesin olarak hüküm giymiş olanlar ve -taksirli suçlar hariç olmak
üzere- beş yıldan fazla hapis cezasıyla veya zimmet, ihtilâs, irtikâp,
rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma,
dolanlı iflâs gibi yüz kızartıcı suçlardan biriyle kesin olarak hüküm giymiş
olanlar, affa uğramış olsalar da milletvekili seçilemezler. (19) no’lu dipnot Anayasa metninin
sonundadır. Aday
olmak, memurluktan çekilme şartına bağlanamaz. Seçim güvenliği bakımından
hangi memurların ne gibi şartlarla aday olabilecekleri kanunla düzenlenir. Hâkimler
ile subay, askeri memur ve astsubaylar, mesleklerinden çekilmedikçe, aday
olamazlar ve seçilemezler. c) Millet Meclisinin Seçim Dönemi Madde 69- Millet Meclisi seçimleri dört yılda bir yapılır. Meclis,
bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine karar verebilir. Süresi biten
Milletvekili yeniden seçilebilir. Yenilenmesine karar verilen meclisin yetkileri, yeni meclisin
seçilmesine kadar sürer. IV. Cumhuriyet Senatosu a) Kuruluş Madde 70-
Cumhuriyet Senatosu, genel oyla seçilen yüzelli üye ile
Cumhurbaşkanınca seçilen onbeş üyeden kuruludur. 13 Aralık
1960 tarihli ve 157 sayılı Kanunun altında adları bulunan Milli Birlik
Komitesi Başkanı ve üyeleri ile eski Cumhurbaşkanları, yaş kaydı
gözetilmeksizin, Cumhuriyet Senatosunun tabiî üyesidirler. Tabiî üyeler,
Cumhuriyet Senatosunun diğer üyelerinin tâbi oldukları hükümlere tâbidirler.
Ancak, haklarında, bu Anayasanın 73 üncü maddesinin 1inci ve 2 nci fıkraları
ve 10 uncu geçici maddesinin 1 inci fıkrası hükümleri uygulanmaz. Tabiî üye
olarak Cumhuriyet Senatosuna katıldıktan sonra bir siyasi partiye girenlerin
tabiî üyelik sıfatı, partiye girişlerinden sonraki ilk Cumhuriyet Senatosu
üyeliği seçimi tarihinde sona erer. b) Cumhuriyet Senatosuna Üye Seçme Hakkı Madde 71-
Millet Meclisi seçimlerinde seçmen olan her Türk, Cumhuriyet Senatosu
seçimlerinde de aynı şartlarla oy kullanır. c) Cumhuriyet Senatosu Üyeliğine Seçilme Yeterliği Madde 72-
Kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış bulunan ve milletvekili
seçilmeye engel bir durumu olmıyan her Türk, Cumhuriyet Senatosuna üye
seçilebilir. Cumhurbaşkanınca
seçilecek üyeler, çeşitli alanlarda seçkin hizmetleriyle tanınmış ve kırk
yaşını bitirmiş kimselerden olur. Bunlardan en az onu bağımsızlar arasından
seçilir. d) Cumhuriyet Senatosu Üyeliğinin Süresi Madde 73-
(17.4.1970-1254)(20) Cumhuriyet Senatosu üyeliğinin süresi altı yıldır.
Süresi biten üyeler yeniden seçilebilir. Cumhuriyet
Senatosunun genel oyla ve Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerinin üçte biri her
iki yılda bir yenilenir. Millet
Meclisi, genel seçimlerinin yapılacağı yıla rastlıyan yenileme seçimleri,
Millet Meclisi genel seçimleriyle birlikte ve rastlamıyanları ise, genel
seçimlerden sonra gelen ikinci yılda genel seçimler için kanunun belirttiği
ayda yapılır. 74 üncü
maddeye göre seçimlerin geriye bırakılması yahut 69 uncu veya 108 inci
maddeye göre seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi hallerinde, Cumhuriyet
Senatosunun (20) no’lu dipnot Anayasa metninin
sonundadır. yenileme
seçimleri de Millet Meclisi seçimleriyle birlikte yapılmak üzere geriye
bırakılmış veya öne alınmış olur. Bundan sonraki Cumhuriyet Senatosu yenileme
seçimleri 3 üncü fıkra hükümlerine göre yapılır. Cumhurbaşkanınca
seçilen üyelerin süresi biter veya bu üyeliklerde her hangi bir sebeple
boşalma olursa, Cumhurbaşkanı, bir ay içinde yeni üyeleri seçer. Boşalan
bir üyeliğe seçilen kimse, yerine seçildiği üyenin süresini tamamlar. V. TBMM
Seçimlerinin Geriye Bırakılması ve Ara Seçimleri Madde 74-
Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse, seçimler
kanunla bir yıl geriye bırakılabilir. Meclislerin
ara seçimleri her iki yılda bir Cumhuriyet Senatosu seçimiyle birlikte
yapılır. Millet
Meclisi genel seçimlerine bir yıl kala ara seçimi yapılmaz. VI.
Seçimlerin Genel Yönetim ve Denetimi Madde 75-
Seçimler yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır.
Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü
ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden
sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları
inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin
seçim tutanaklarını kabûl etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek
Seçim Kurulunun ve diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla
düzenlenir. Yüksek
Seçim Kurulu, yedi asıl ve dört yedek üyeden kuruludur. Üyelerin altısı
Yargıtay, beşi Danıştay genel kurullarınca kendi üyeleri arasından üye
tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler salt
çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir Başkan ve bir Başkanvekili seçerler. Yüksek
Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştaydan seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile
ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkan ve Başkanvekili ad
çekmeye girmezler. B) Meclislere Ait Müşterek Hükümler I. TBMM Üyeliğiyle İlgili Hükümler a) Milletin Temsili Madde 76-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya
kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler. b) Andiçme Madde 77-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, görevlerine başlarken şöyle
andiçerler: “Devletin
bağımsızlığını, vatanın ve milletin bütünlüğünü koruyacağıma; Milletin
kayıtsız şartsız egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine bağlı
kalacağıma ve halkın mutluluğu için çalışacağıma namusum üzerine söz
veririm.” c)
Üyelikle Bağdaşmayan İşler Madde 78-
İki Meclis üyeliği bir kişide birleşemez. Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri, Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinde ve
bunlara bağlı kuruluşlarda, Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin
doğrudan doğruya veya dolayısiyle katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda, kamu
yararına çalışan derneklerden özel gelir kaynakları ve özel imkânları kanunla
sağlanmış olanların yönetim kurullarında ve başka işlerinde görev alamazlar
ve bunların herhangi bir yüklenme işini doğrudan doğruya veya dolayısiyle
kabul edemezler. Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama veya
onamasına bağlı resmî veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler. Bir
üyenin belli konuda ve altı ayı aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca verilecek
geçici bir görevi kabul edebilmesi, kendi Meclisinin kararına bağlıdır. Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeliği ile bağdaşamıyan diğer görev ve işler kanunla
gösterilir. d) Yasama
Dokunulmazlığı Madde 79-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve
sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden ve bunları Meclis dışında
tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar. Seçimden
önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir Meclis üyesi, kendi
Meclisinin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve
yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali bu hükmün dışındadır;
ancak, bu halde, yetkili makam, durumu hemen ve doğrudan doğruya üyenin
Meclisine bildirmek zorundadır. Bir
Meclis üyesi hakkında seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün
yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır. Üyelik süresince zamanaşımı işlemez. Tekrar
seçilen Meclis üyesi hakkındaki tâkibat, kendi Meclisinin yeniden
dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır. Meclislerdeki
siyasî parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz
ve karar alınamaz. e)
Üyeliğin Düşmesi Madde 80-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği, bir üyenin üye seçilmeye engel
bir suçtan dolayı kesin olarak hüküm giymesi, çekilmesi, kısıtlanması,
üyelikle bağdaşmıyan bir hizmet kabûl etmesi veya Meclis çalışmalarına
izinsiz veya özürsüz ve aralıksız olarak bir ay katılmaması yüzünden
üyeliğinin düştüğünün kendi Meclisince karara bağlanması hallerinde sona
erer. f) İptâl
Sistemi Madde 81-
Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya üyeliğin düştüğüne meclisçe karar verilmesi hallerinde, karar
tarihinden başlayarak bir hafta içinde, ilgili üye veya Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyelerinden her hangi biri, bu kararın, Anayasa veya İçtüzük
hükümlerine aykırılığı iddiâsiyle iptâli için Anayasa Mahkemesine başvurabilir.
Anayasa Mahkemesi, iptâl istemini onbeş gün içinde karara bağlar. g) Ödenek
ve Yolluklar Madde 82-
(30.6.1971-1421) (21) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve
yollukları kanunla düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı en yüksek Devlet memurunun
almakta olduğu miktarı, yolluk da ödeneğin yarısını aşamaz. Ödenek ve
yollukların en çok üç aylığı önceden ödenebilir. (21) no’lu dipnot Anayasa metninin
sonundadır. II.
TBMM’nin Faaliyetiyle İlgili Hükümler a)
Toplanma ve Tatil Madde 83-
Türkiye Büyük Millet Meclisi, her yıl Kasım ayının ilk günü
kendiliğinden toplanır. Türkiye
Büyük Millet Meclisi yılda en çok beş ay tatil yapabilir. Meclisler aynı
zamanda tâtile girerler. Türkiye
Büyük Millet Meclisi, araverme veya tâtil sırasında, doğrudan doğruya veya
Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, Cumhurbaşkanınca toplantıya çağırılır.
Meclis Başkanları da, kendi Meclislerini doğrudan doğruya veya üyelerinin
beşte birinin istemi üzerine toplantıya çağırırlar. Meclislerden
biri toplantıya çağırılınca, diğeri kendiliğinden toplanır. Araverme
veya tâtil sırasında toplantıya çağrılan Meclisler, önce, bu toplantıyı
gerektiren konu üzerinde görüşme yaparlar. b)
Başkanlık Divanı Madde 84-
Meclislerin Başkanlık Divanları, o Meclisteki siyasi parti gruplarının
kuvvetleri ölçüsünde Divana katılmalarını sağlıyacak şekilde kurulur. Millet
Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu Başkanları, kendi Meclislerince üye
tamsayısının üçte iki çoğunluğu ve gizli oy ile ikişer yıl için seçilirler;
ilk iki oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir. Meclis
Başkanlıkları için Meclisteki siyasi parti grupları aday gösteremezler. Başkanlar
ve Başkanvekilleri, üyesi bulundukları, siyasî partilerin veya siyasî parti
gruplarının Türkiye Büyük Millet Meclisinin içinde veya dışındaki
faaliyetlerine ve görevlerinin yerine getirilmesini gerektiren haller
dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan oy kullanamaz. Türkiye
Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantılarında Başkanlık Divanı, Millet
Meclisi Başkanlık Divanıdır. c)
İçtüzük, Siyasi Parti Grupları ve Kolluk İşleri Madde 85-
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler, çalışmalarını, kendi
yaptıkları İçtüzüklerin hükümlerine göre yürütürler. İçtüzük
hükümleri, siyasî parti gruplarının, Meclislerin bütün faaliyetlerine
kuvvetleri oranında katılmalarını sağlıyacak yolda düzenlenir. Siyasî parti
grupları, en az on üyeden meydana gelir. Meclisler,
kendi kolluk işlerini Başkanları eliyle düzenler ve yürütürler. d)
Toplantı ve Karar Yeter Sayısı Madde 86-
Her Meclis, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve Anayasada
başkaca hüküm yoksa, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla karar verir. Türkiye
Büyük Millet Meclisinde toplantı yetersayısı, her iki Meclis üye tamsayısı
toplamının salt çoğunluğudur. e)
Görüşmelerin Açıklığı ve Yayınlanması Madde 87-
Meclis görüşmeleri açıktır ve ilgili Meclisin tutanak dergisinde tam
olarak yayınlanır. Meclisler,
İçtüzük hükümlerine uygun olarak kapalı oturumlar yapabilir; bu oturumlardaki
görüşmelerin yayımı ilgili Meclisin kararına bağlıdır. Meclislerdeki
açık görüşmelerin her türlü vasıta ile yayımı önlenemez. III.
TBMM’nin Denetim Yolları a) Genel
Olarak Madde 88-
Soru, genel görüşme, Meclis soruşturması ve Meclis araştırması her iki
Meclisin yetkilerindendir. Meclis araştırması,
belli bir konuda bilgi edinilmek için yapılan incelemeden ibarettir. b)
Gensoru Madde 89-
(20.9.1971-1488) (22)Gensoru yetkisi yalnız Millet Meclisinindir.
Gensoru önergesi bir siyasî parti grubu adına veya en az 10 milletvekilinin
imzâsiyle verilir. Gensoru önergesinin gündeme alınıp
alınmıyacağı, verilişinden sonraki üç birleşim içinde görüşülür. Bu
görüşmede, ancak önerge sahiplerinden biri, siyasî parti grupları adına birer
milletvekili, Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir bakan konuşabilir. Gensoru
önergelerinin gerektiğinde önceden basılıp dağıtılmasını ve Meclis
çalışmalarının dengeli olarak yürütülmesini düzenleyici hükümler içtüzükte
gösterilir. Gündeme
alma karariyle birlikte gensorunun görüşme günü de belli edilir. Gensorunun
görüşülmesi, gündeme alma kararı tarihinden başlayarak iki gün geçmedikçe
yapılamaz ve yedi günden sonraya bırakılamaz. Gensoru
görüşmeleri sırasında üyelerin verecekleri gerekçeli güvensizlik önergeleri
veya Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır. Bakanlar
Kurulunun veya bir bakanın düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt
çoğunluğuyla olur. c) Meclis
Soruşturması Madde 90-
Başbakan veya Bakanlar hakkında yapılacak soruşturma istemleri,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısında görüşülür ve karara
bağlanır. Soruşturma,
her iki Meclisten eşit sayıda seçilecek üyelerden kurulu komisyonca
yürütülür. Yüce
Divana sevk hususundaki karar birleşik toplantıda verilir. Meclislerdeki
siyasi parti gruplarında, Meclis soruşturması ile ilgili görüşme yapılamaz ve
karar alınamaz. C)
Kanunların Yapılması I. Genel
Kurullar a) Kanun
Teklif Etme Yetkisi Madde 91-
Kanun teklif etmeye, Bakanlar Kurulu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri yetkilidirler. Üyeler,
kendi tekliflerini her iki Meclisin ilgili komisyonlarında savunabilirler. b)
Kanunların Görüşülmesi ve Kabulü Madde 92-
Kanun tasarı ve teklifleri önce Millet Meclisinde görüşülür. Millet
Meclisinde kabûl, değiştirilerek kabûl veya reddedilen tasarı ve teklifler Cumhuriyet
Senatosuna gönderilir. Millet
Meclisinde kabûl edilen metin, Cumhuriyet Senatosunca değişiklik yapılmadan
kabûl edilirse, bu metin kanunlaşır. Millet
Meclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse, her iki Meclisin
ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden bir karma komisyon
kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisine sunulur. Millet
Meclisi, karma komisyonca (22) no’lu dipnot Anayasa metninin
sonundadır. veya
Cumhuriyet Senatosunca veya daha önce kendisince hazırlanmış olan metinlerden
birini olduğu gibi kabûl etmek zorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye
tamsayısının salt çoğunluğu ile kabûl edilmiş olan madde değişikliklerinde,
Millet Meclisinin kendi ilk metnini benimsemesi için, üye tamsayısının salt
çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu halde açık oya başvurulur. Millet
Meclisini reddettiği bir tasarı veya teklif, Cumhuriyet Senatosunca da
reddedilirse düşer. Millet
Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, Cumhuriyet Senatosunca olduğu
gibi veya değiştirilerek kabûl edilirse, Millet Meclisi, Cumhuriyet
Senatosunun kabûl ettiği metni yeniden görüşür. Cumhuriyet Senatosunun metni
Millet Meclisince benimsenirse, kanunlaşır; reddedilirse, tasarı veya teklif
düşer; Cumhuriyet Senatosundan gelen metin Millet Meclisince değiştirilerek
kabûl edilirse, 5 inci fıkra hükümleri uygulanır. Cumhuriyet
Senatosunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile tümü reddedilen bir metnin
Millet Meclisi tarafından kabûlü için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu
lâzımdır. Bu halde açık oya başvurulur. Cumhuriyet
Senatosu, kendisine gönderilen bir metni, Millet Meclisi komisyonlarında ve
genel kurulundaki görüşme süresini aşmıyan bir süre içinde karar bağlar; bu
süre üç ayı geçemez ve ivedilik hallerinde onbeş günden, ivedi olmıyan
hallerde bir aydan kısa olamaz. Bu süreler içinde karara bağlanmıyan
metinler, Cumhuriyet Senatosunca, Millet Meclisinden gelen şekliyle kabûl
edilmiş sayılır. Bu fıkrada belirtilen süreler Meclislerin tâtili devamınca
işlemez. Yasama
Meclislerinin ve mahallî idarelerin seçimleri ve siyasî partilerle ilgili
tasarı ve tekliflerin kabûl veya reddinde yukardaki fıkralar hükümleri
uygulanır. Ancak, karma komisyon kurulmasını gerektiren hallerde, karma
komisyonun raporu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısında
görüşülür ve karara bağlanır; Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik
toplantısında Millet Meclisinin ilk metninin kabûlü için üye tamsayısının
salt çoğunluğunun oyu lazımdır. 8 inci ve 9 uncu fıkralar hükümleri saklıdır. c)
Kanunların Cumhurbaşkanınca Yayınlanması Madde 93-
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kabûl edilen kanunları
on gün içinde yayınlar; uygun bulmadığı kanunu, bir daha görüşmek üzere, bu
hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte, aynı süre içinde Türkiye Büyük
Millet Meclisine geri gönderir. Bütçe kanunları ve Anayasa bu hükmün
dışındadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu yine kabûl
ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayınlanır. II.
Bütçenin Görüşülmesi ve Kabûlü; Gider Artırıcı ve Gelir Azaltıcı Teklifler Madde 94-
Genel ve katma bütçe tasarıları ile milli bütçe tahminlerini gösteren
rapor, mali yılbaşından en az üç ay önce, Bakanlar Kurulu tarafından, Türkiye
Büyük Millet Meclisine sunulur. Bu
tasarılar ve rapor, otuzbeş milletvekiliyle onbeş Cumhuriyet Senatosu
üyesinden kurulu bir karma komisyona verilir. Bu komisyonun kuruluşunda,
iktidar grubuna veya gruplarına en az otuz üye verilmek şartıyla, siyasî
parti gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre temsili gözönünde tutulur. Karma
komisyonun en çok sekiz hafta içinde kabûl edeceği metin, önce Cumhuriyet
Senatosunda görüşülür ve en geç on gün içinde karara bağlanır. Cumhuriyet
Senatosunca kabûl edilen metin, en geç bir hafta içinde yeniden görüşülmek
üzere, karma komisyona verilir. Karma Komisyonun kabûl ettiği son metin
Millet Meclisinde görüşülür ve malî yılbaşına kadar karara bağlanır. Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclislerinin genel kurullarında, Bakanlık ve
daire bütçeleriyle katma bütçeler hakkındaki düşüncelerini, her bütçenin tümü
üzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik
önergeleri, üzerlerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oya konur. Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının genel kurullarda
görüşülmesi sırasında gider artırıcı veya belli gelirleri azaltıcı teklifler
yapamazlar. İkinci
Bölüm YÜRÜTME A)
Cumhurbaşkanı I. Seçimi ve Tarafsızlığı Madde 95-
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince, kırk yaşını doldurmuş ve
yüksek öğrenim yapmış kendi üyeleri arasından, üye tamsayısının üçte iki
çoğunluğu ile ve gizli oyla yedi yıllık bir süre için seçilir; ilk iki
oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir. Bir kimse
arka arkaya iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez. Cumhurbaşkanı
seçilenin partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği
sıfatı sona erer. II. And
İçmesi Madde 96-
Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde
şöyle and içer: “Cumhurbaşkanı
sıfatiyle, Türk Devletinin bağımsızlığına, Vatanın ve Milletin bütünlüğüne
yönelecek her tehlikeye karşı koyacağıma; Milletin kayıtsız şartsız
egemenliğini ve Anayasayı sayacağıma ve savunacağıma; insan haklarına dayanan
demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinden ve tarafsızlıktan ayrılmıyacağıma;
Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini koruyup yüceltmek ve üzerime aldığım
görevi yerine getirmek için bütün gücümle ve varlığımla çalışacağıma namusum
üzerine söz veririm.” III.
Görev ve Yetkileri Madde 97-
Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla, Türkiye Cumhuriyetini ve
Milletin birliğini temsil eder. Cumhurbaşkanı,
gerekli gördükçe, Bakanlar Kuruluna başkanlık eder; yabancı Devletlere Türk
devletinin temsilcilerini gönderir ve Türkiye’ye gönderilen yabancı Devlet
temsilcilerini kabûl eder; milletlerarası andlaşmaları onaylar ve yayınlar;
sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle belirli kişilerin cezalarını
hafifletebilir veya kaldırabilir. IV.
Sorumsuzluğu Madde 98-
Cumhurbaşkanı, görevleriyle ilgili işlemlerinden sorumlu değildir. Cumhurbaşkanının
bütün kararları, Başbakan ve ilgili Bakanlarca imzalanır. Bu kararlardan
Başbakan ile ilgili Bakan sorumludur. V.
Sorumluluğu Madde 99-
Cumhurbaşkanı, vatan hainliğinden dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi
üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az
üçte ikisinin Meclislerin birleşik toplantısında vereceği kararla
suçlandırılır. VI.
Cumhurbaşkanına Vekillik Etme Madde
100- Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle
geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde, görevine dönmesine kadar;
ölüm, çekilme veya başka bir sebeple Cumhurbaşkanı makamının boşalması
halinde de yenisi seçilinceye kadar, Cumhuriyet Senatosu Başkanı
Cumhurbaşkanlığına vekillik eder. VII.
Görevin Sona Ermesi ve Yeni Cumhurbaşkanı Seçimi Madde
101- Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasına onbeş gün
kalınca veya Cumhurbaşkanlığı boşalınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni
Cumhurbaşkanını seçer; Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanık değilse, hemen
toplantıya çağırılır. B)
Bakanlar Kurulu I.
Kuruluş Madde
102- Bakanlar Kurulu, Başbakan ve Bakanlardan kuruludur. Başbakan,
Cumhurbaşkanınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından atanır. Bakanlar,
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya milletvekili seçilme yeterliğine
sahibolanlar arasından Başbakanca seçilir ve Cumhurbaşkanınca atanır. II. İşe
Başlama ve Güven Oyu a) Göreve
Başlarken Güven Oyu Madde
103- Bakanlar Kurulunun listesi tam olarak Meclislere sunulur;
Meclisler tâtilde ise toplantıya çağrılır. Bakanlar
Kurulunun programı, kuruluşundan en geç bir hafta içinde Başbakan veya bir
Bakan tarafından Meclislerde okunur ve Millet Meclisinde güven oyuna
başvurulur. Güven oyu için görüşmeler, programın okunmasından iki tam gün geçtikten
sonra başlar ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçtikten sonra oylama
yapılır. b) Görev
Sırasında Güven Oyu Madde
104- Başbakan, gerekli görürse, Bakanlar Kurulunda görüştükten
sonra, Millet Meclisinden güven istiyebilir. Güven
istemi, Millet Meclisine bildirilmesinden bir tam gün geçmedikçe görüşülemez
ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçmedikçe oya konulamaz. Güven
istemi, ancak üye tamsayısının salt çoğunluğuyla reddedilebilir. III.
Görev ve Siyasi Sorumluluk Madde
105- Başbakan, Bakanlar Kurulunun başkanı olarak, Bakanlıklar
arasında işbirliğini sağlar ve Hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini
gözetir. Bakanlar Kurulu, bu siyasetin yürütülmesinden birlikte sorumludur. Her Bakan
kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden
ayrıca sorumludur. Bakanlar,
dokunulmazlık ve yasaklamalar bakımından Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleriyle aynı durumdadır. IV.
Bakanlıkların Kurulması ve Bakanlar Madde
106- Bakanlıklar, kanunun koyduğu esaslara göre kurulur. Açık olan
Bakanlıklarla izinli veya özürlü olan bir Bakana, diğer bir Bakan geçici
olarak vekillik eder. Ancak, bir Bakan birden fazlasına vekillik edemez. Türkiye
Büyük Millet Meclisi kararıyla Yüce Divana verilen bir Bakan, bakanlıktan
düşer. Herhangi
bir sebeple boşalan Bakanlığa en geç onbeş gün içinde atanma yapılır. V.
Tüzükler Madde
107- Bakanlar Kurulu, kanunun uygulanmasını göstermek veya
kanunun emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak şartıyla
ve Danıştayın incelemesinden geçirilerek, tüzükler çıkarabilir. Tüzükler,
Cumhurbaşkanınca imzalanır ve kanunlar gibi yayınlanır. VI.
Millet Meclisi Seçimlerinin Cumhurbaşkanınca Yenilenmesi Madde
108- Anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri uyarınca verilen
güvensizlik oyu sebebiyle, onsekiz aylık bir süre içinde, Bakanlar Kurulu iki
defa düşmüş ve üçüncü defa güvensizlik oyu verilmiş olursa, Başbakan,
Cumhurbaşkanından, Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesini istiyebilir. Bu
istek üzerine, Cumhurbaşkanı, Meclislerin Başkanlarına danışarak, seçimlerin
yenilenmesine karar verebilir. Yenilenme kararı Resmi Gazetede yayınlanır ve
hemen seçime gidilir. VII.
Seçimlerde Geçici Bakanlar Kurulu Madde
109- Millet Meclisi genel seçimlerinden önce, Adâlet, İçişleri
ve Ulaştırma Bakanları çekilir. Seçimin başlangıç tarihinden üç gün önce;
seçim dönemi bitmeden seçimin yenilenmesine karar verilmesi halinde ise bu
karardan başlıyarak beş gün içinde, Başbakanca Türkiye Büyük Millet
Meclisinin bağımsız üyeleri arasından yeni Adâlet, İçişleri ve Ulaştırma
Bakanları atanır. 108 inci
madde gereğince seçimlerin, yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlar çekilir
ve Başbakan geçici bir Bakanlar Kurulu kurar. Geçici
Bakanlar Kuruluna, Adâlet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanları Türkiye Büyük
Millet Meclisindeki bağımsızlardan olmak üzere, Millet Meclisindeki siyasi
parti gruplarından, bu Meclisteki oranlarına göre üye alınır. Siyasî
parti gruplarından alınacak üye sayısını, Millet Meclisi Başkanı tesbit
ederek Başbakana bildirir. Teklif edilen Bakanlığı kabûl etmiyen veya
sonradan çekilen partiler yerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya
dışardan bağımsızlar atanır. Geçici
Bakanlar Kurulu, yenilenme kararının Resmî Gazetede ilânından itibaren beş
gün içinde kurulur. Geçici
Bakanlar Kurulu için güven oyuna başvurulmaz. Geçici
Bakanlar Kurulu, seçim süresince ve yeni Meclis toplanıncaya kadar vazife
görür. VIII.
Milli Savunma a)
Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı Madde
110- (20.9.1971-1488)(23) Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin mânevi
varlığından ayrılmaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur. Millî
güvenliğin sağlanmasından ve Silâhlı Kuvvetlerin savaşa hazırlanmasından,
Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur. Genelkurmay
Başkanı, Silâhlı Kuvvetlerin komutanıdır. Genelkurmay
Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır; görev
ve yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve
yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumludur. (23) no’lu dipnot Anayasa metninin
sonundadır. Milli
Savunma Bakanlığının görev ve yetkileri, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet
Komutanlıklarıyla ilişkileri kanunla düzenlenir. b) Milli
Güvenlik Kurulu Madde
111- (20.9.1971-1488)(24) Millî Güvenlik Kurulu, Başbakan, Genelkurmay
Başkanı ve kanunun gösterdiği Bakanlar ile Kuvvet Komutanlarından kuruludur. Millî
Güvenlik Kuruluna Cumhurbaşkanı Başkanlık eder; bulunmadığı zaman, bu görevi
Başbakan yapar. Millî
Güvenlik Kurulu, millî güvenlik ile ilgili kararların alınmasında ve
koordinasyonunun sağlanmasında gerekli temel görüşleri Bakanlar Kuruluna
tavsiye eder C) İdare I.
İdarenin Esasları a)
İdarenin Bütünlüğü ve Kamu Tüzel Kişiliği Madde
112- İdarenin kuruluş ve görevleri merkezden yönetim ve
yerinden yönetim esaslarına dayanır. İdare, kuruluş
ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. Kamu tüzel kişiliği,
ancak Kanunla veya Kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur. b)
Yönetmelikler Madde
113- Bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını
ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara
aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Yönetmelikler Resmi
Gazete ile yayınlanır. c) Yargı
Yolu Madde
114- (20.9.1971-1488)(25) İdarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı
yolu açıktır. Yargı
yetkisi, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun
olarak yerine getirilmesini sınırlayacak tarzda kullanılamaz. İdari eylem ve
işlem niteliğinde yargı kararı verilemez. İdarenin
işlemlerinden dolayı açılacak dâvalarda süre aşımı, yazılı bildirim
tarihinden başlar. İdare,
kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. II.
İdarenin Kuruluşu a)
Merkezî İdare Madde
115- Türkiye, merkezi idare kuruluşu bakımdan coğrafya
durumuna, iktisadî şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere;
iller de diğer kademeli bölümlere ayrılır. İllerin
idaresi yetki genişliği esasına dayanır. Belli
kamu hizmetlerinin görülmesi amacıyla, birden çok ili içine alan çevrede, bu
hizmetler için, yetki genişliğine sahip kuruluşlar meydana getirilebilir. (24) ve (25) no’lu dipnotlar
Anayasa metninin sonundadır. b)
Mahallî İdareler Madde
116- Mahallî idareler,
il, belediye veya köy halkının müşterek mahallî ihtiyaçlarını karşılayan ve
genel karar organları halk tarafından seçilen kamu tüzel kişileridir. Mahallî
idarelerin seçimleri, kanunun gösterdiği zamanlarda ve 55 inci maddede yazılı
esaslara göre yapılır. Mahallî
idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kazanma ve kaybetmeleri
konusundaki denetim, ancak yargı yolu ile olur. Mahallî
idarelerin kuruluşları, kendi aralarında birlik kurmaları, görevleri,
yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezi idare ile karşılıklı bağ ve
ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir
kaynakları sağlanır. III.
Memurlarla İlgili Hükümler a) Genel
Kural Madde
117- Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin, genel idare
esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî
ve sürekli görevler, memurlar eliyle görülür. Memurların
nitelikleri, atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık
ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. b) Memur
Teminatı Madde
118- Memurlar ve kamu kurumu niteliğindeki meslek teşekkülleri
mensupları hakkında yapılacak disiplin kovuşturmalarında, isnadolunan hususun
ilgiliye açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi
ve savunma için belli bir süre tanınması şarttır. Bu
esaslara uyulmadıkça disiplin cezası verilemez. Disiplin
kararları, yargı mercilerinin denetimi dışında bırakılamaz. Asker
kişiler hakkındaki hükümler saklıdır. c)
Memurların Siyasi Partilere ve Sendikalara Girememesi Madde
119- (20.9.1971-1488)(26)Memurlar ve Kamu İktisadi Teşebbüslerinin yönetim
ve denetim işlerinde çalışanlar ve kamu yararına çalışan derneklerden özel
gelir kaynakları ve özel imkânları kanunla sağlanmış olanların merkez
kurullarında görev alanlar, siyasi partilere ve sendikalara üye olamazlar.
Memurlar ve Kamu İktisadi Teşebbüslerinde çalışanlar, görevlerini yerine
getirirken, vatandaşlar arasında, siyasî kanaatlerinden dolayı herhangi bir
ayırım yapamazlar. Bu
esaslara aykırı hareketleri mahkeme hükmüyle sabit olanlar, kamu hizmetinden
temelli çıkarılır. İşçi
niteliği taşımıyan,kamu hizmetlilerinin mesleki menfaatlerini korumak ve
geliştirmek amacını güden kuruluşların bağlı olacakları hükümler kanunla
düzenlenir. IV. Özerk
Üniversite, Tarafsız Radyo-Televizyon, Haber Ajansları a)
Üniversiteler Madde
120- (20.9.1971-1488) (27) Üniversiteler, ancak Devlet
eliyle ve kanunla kurulur. Üniversiteler, özerkliğe sahip kamu tüzel
kişileridir. Üniversite
özerkliği, bu maddede belirtilen hükümler içinde uygulanır ve bu özerklik,
üniversite binalarında ve eklerinde suçların ve suçluların kovuşturulmasına
engel olmaz. (26) ve (27) no’lu dipnotlar
Anayasa metninin sonundadır. Üniversiteler,
devletin gözetimi ve denetim altında, kendileri tarafından seçilen organları eliyle
yönetilir. Özel kanuna göre kurulan Devlet üniversiteleri hakkındaki hükümler
saklıdır. Üniversite
organları, öğretim üyeleri ve yardımcıları, üniversite dışındaki makamlarca,
her ne suretle olursa olsun, görevlerinden uzaklaştırılamazlar. Son fıkra
hükümleri saklıdır. Üniversite
öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe araştırma ve yayında
bulunabilirler. Üniversitelerin
kuruluş ve işleyişleri, organları ve bunların seçimleri, görev ve yetkileri,
üniversite üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri ve
üniversite organlarının sorumluluğu, öğrenim ve öğretim hürriyetlerini
engelleyici eylemleri önleme tedbirleri, üniversiteler arasında ihtiyaca göre
öğretim üyeleri ve yardımcılarının görevlendirilmesinin sağlanması, öğrenim
ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji
gereklerine ve kalkınma plânı ilkelerine göre yürütülmesi esasları kanunla
düzenlenir. Üniversitelerin
bütçeleri, genel ve katma bütçelerin bağlı olduğu esaslara uygun olarak
yürürlüğe konulur ve denetlenir. Üniversitelerle
onlara bağlı fakülte, kurum ve kuruluşlarda öğrenim ve öğretim
hürriyetlerinin tehlikeye düşmesi ve bu tehlikenin üniversite organlarınca
giderilmemesi halinde Bakanlar Kurulu, ilgili üniversitelerin veya bu
üniversiteye bağlı fakülte, kurum ve kuruluşların idaresine el koyar ve bu
kararını hemen Türkiye Büyük Millet Meclisi Birleşik Toplantısının onamasına
sunar. Hangi hallerin el koymayı gerektireceği, el koyma kararının ilân ve
uygulanma usulleri ile süresi ve devamınca Bakanlar Kurulunun yetkilerinin
nitelik ve kapsamı kanunla düzenlenir. b) Radyo
ve Televizyonun İdaresi ve Haber Ajansları Madde
121- (20.9.1971-1488)(28) Radyo ve televizyon istasyonları, ancak Devlet
eliyle kurulur ve idarecileri tarafsız bir kamu tüzel kişiliği halinde
kanunla düzenlenir. Kanun, yönetim ve denetimde ve yönetim organlarının
kuruluşunda tarafsızlık ilkesini bozacak hükümler koyamaz. Her türlü
radyo ve televizyon yayımları, tarafsızlık esaslarına göre yapılır. Haber ve
programların seçilmesinde, işlenmesinde ve sunulmasında ve kültür ve eğitime
yardımcılık görevinin yerine getirilmesinde Devletin ülkesi ve milletiyle
bütünlüğünün, insan haklarına dayanan millî, demokratik, lâik ve sosyal
Cumhuriyetin, millî güvenliğin ve genel ahlâkın gereklerine uyulması,
haberlerin doğruluğunun sağlanması esasları ile organların seçimi, yetki,
görev ve sorumlulukları kanunla düzenlenir. Devlet
tarafından kurulan veya Devletten malî yardım alan haber ajanslarının
tarafsızlığı esastır. V. Kamu
Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları Madde
122- Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kanunla
meydana getirilir ve organları kendileri tarafından ve kendi üyeleri
arasından seçilir. İdare,
seçilmiş organları, bir yargı mercii kararına dayanmaksızın, geçici veya
sürekli olarak görevinden uzaklaştıramaz. Meslek
kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri demokratik esaslara aykırı
olamaz. (28) no’lu dipnot Anayasa metninin
sonundadır. VI.
Olağanüstü Yönetim Usûlleri a)
Olağanüstü Haller Madde
123- Olağanüstü hallerde vatandaşlar için konulabilecek para,
mal ve çalışma yükümleri ile bu hallerin ilânı, yürütülmesi ve kaldırılması
ile ilgili usuller kanunla düzenlenir. b)
Sıkıyönetim ve Savaş Hali Madde
124- (20.9.1971-1488) (29) Savaş hali, savaşı gerektirecek
bir durumun başgöstermesi, ayaklanma olması veya vatan ve Cumhuriyete karşı
kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini
içten veya dışdan tehlikeye düşüren veya Anayasanın
tanıdığı hür demokratik düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan
kaldırmaya yönelen yaygın şiddet hareketleri hakkında kesin belirtilerin
ortaya çıkması sebebiyle Bakanlar Kurulu, süresi iki ayı aşmamak üzere,
yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya her yerinde sıkıyönetim ilân
edebilir ve bunu hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onamasına sunar.
Meclis, gerekli gördüğü zaman, sıkıyönetim süresini kısaltabileceği gibi,
tamamiyle de kaldırabilir. Meclisler toplanık değilse, hemen toplantıya
çağırılır. Sıkıyönetimin
her defasında iki ayı aşmamak üzere uzatılması, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin kararına bağlıdır. Bu kararlar Meclislerin Birleşik Toplantısında alınır. Sıkıyönetim veya
genel olarak savaş halinde, hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin nasıl
yürütüleceği, hürriyetlerin nasıl kayıtlanacağı veya durdurulacağı ve savaş
veya savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi halinde vatandaşlar için
konulabilecek yükümler kanunla gösterilir. VII.
Kanunsuz Emir Madde
125- Kamu hizmetlerinde herhangibir sıfat ve suretle çalışmakta
olan kimse üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa
hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene
bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse,
emir yerine getirilir; bu hâlde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu
suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse
sorumluluktan kurtulamaz. Askerî
hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin
korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır. D)
İktisadî ve Malî Hükümler I. Bütçe Madde
126- Devletin ve kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu
tüzel kişilerinin harcamaları yıllık bütçelerle yapılır. Kanun, kalkınma
plânları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler
için özel süre ve usûller koyabilir. Genel ve
katma bütçelerin nasıl yapılacağı ve uygulanacağı kanunla gösterilir. Bütçe
kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz. II. Sayıştay; Silahlı Kuvvetlerin Mallarının ve Kamu İktisadî
Teşebbüslerinin Denetlenmesi Madde
127- (20.9.1971-1488) (30) Sayıştay, genel ve katma bütçeli
dairelerin bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye
Büyük Millet Meclisi
adına denetlemek ve (29) ve (30) no’lu dipnotlar
Anayasa metninin sonundadır. sorumluların hesap ve işlemlerini kesin
hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama
işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın
kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları,
ödev ve yetkileri, hakları ve yükümleri ve diğer özlük işleri, Başkan ve
üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir. Silâhlı
Kuvvetler elinde bulunan Devlet mallarının Türkiye Büyük Millet Meclisi adına
denetlenmesi usulleri, millî savunma hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik
esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir. Kamu
İktisadî Teşebbüslerinin Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi kanunla
düzenlenir. III.
Kesin Hesaplar Madde
128- Kesin hesap kanunun tasarıları, kanunda daha kısa bir süre
kabûl edilmemiş ise, ilgili oldukları malî yılın sonundan başlıyarak en geç
bir yıl sonra, Bakanlar Kurulunca, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Sayıştay, genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesin hesap kanunu
tasarısının verilmesinden başlıyarak en geç altı ay içinde Türkiye Büyük
Millet Meclisine sunar. IV.
Kalkınma a)
Kalkınma Plânı ve Devlet Plânlama Teşkilâtı Madde
129- İktisadî, sosyal ve kültürel kalkınma plâna bağlanır.
Kalkınma bu plâna göre gerçekleştirilir. Devlet
Plânlama Teşkilâtının kuruluş ve görevleri, plânın hazırlanmasında, yürürlüğe
konmasında, uygulanmasında ve değiştirilmesinde gözetilecek esaslar ve plânın
bütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesini sağlıyacak tedbirler özel
kanunla düzenlenir. b) Tabii
Servet Kaynaklarının Aranması ve İşletilmesi Madde
130- Tabii servetler ve kaynakları, Devletin hüküm ve tasarrufu
altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Arama ve
işletmenin Devletin özel teşebbüsle birleşmesi suretiyle veya doğrudan
doğruya özel teşebbüs eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. c)
Ormanların ve Orman Köylüsünün Korunması, Ormanların Geliştirilmesi Madde
131- (17.4.1970-1255) (31) Devlet, ormanların korunması ve
ormanlık sahaların genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri
alır. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet
ormanları, kanuna göre Devletçe yönetilir ve işletilir. Devlet ormanlarının
mülkiyeti, yönetimi ve işletilmesi özel kişilere devrolunamaz. Bu ormanlar,
zamanaşımıyla mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu
olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve
eyleme müsaade edilemez. Ormanlar içinde
veya hemen yakınında oturan halkın kalkındırılması ve ormanı koruma
bakımından, ormanın gözetilmesinde ve işletilmesinde Devletle bu halkın
işbirliği yapmasını sağlayıcı tedbirler ve gereken hallerde başka yere
yerleştirme kanunla düzenlenir. Anayasanın
yürürlüğe girdiği tarihten önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam
olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvalık, zeytinlik gibi çeşitli tarım
alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar bulunan topraklarla
şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu (31) no’lu dipnot Anayasa metninin
sonundadır. olarak
bulunduğu yerler dışında orman sınırlarında hiçbir daratma yapılamaz. Yanan
ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir ve bu yerlerde başka çeşit tarım
ve hayvancılık yapılamaz. Ormanların
tahribedilmesine yol açan hiçbir siyasî propaganda yapılamaz. Üçüncü
Bölüm YARGI A) Genel
Hükümler I. Mahkemelerin Bağımsızlığı Madde 132- Hakimler,
görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna, hukuka ve vicdani
kanaatlarına göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya
kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve
tâlimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz. Görülmekte
olan bir dâva hakkında Yasama Meclislerinde yargı yetkisinin kullanılması ile
ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda
bulunulamaz. Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak
zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle
değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. II.
Hâkimlik Teminatı Madde
133- Hâkimler azlolunamaz. Kendileri istemedikçe, Anayasada
gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun
kaldırılması sebebiyle de olsa, aylıklarından yoksun kılınamaz. Meslekten
çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlarla görevini
sağlık bakımından yerine getiremiyeceği kesin olarak anlaşılanlar ve meslekte
kalmalarının caiz olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar
saklıdır. III. Hâkimlik
Mesleği Madde
134- (20.9.1971-1488) (32) Hâkimlerin nitelikleri,
atanmaları, hakları ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin veya
görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında
disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle
ilgili suçlarından dolayı soruşturma yapılmasına ve yargılanmalarına karar
verilmesi, meslekten çıkarılmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri
ve diğer özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı esasına göre, kanunla
düzenlenir. Hâkimler
altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler. Askerî hakimlerin yaş
haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunla belli edilir. Hakimler,
kanunda belirtilenlerden başka, genel ve özel hiçbir görev alamazlar. IV.
Duruşmanın Açık ve Kararların Gerekçeli Olması Madde
135- Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmalardan bir
kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına, ancak genel ahlâkın veya kamu
güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir. (32) no’lu dipnotlar Anayasa
metninin sonundadır. Küçüklerin
yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur. Bütün
mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. V.
Mahkemelerin Kuruluşu Madde
136- (15.3.1973-1699)(33) Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi
ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir. Devletin
ülkesi ve milletiyle bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada
belirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devlet güvenliğini
ilgilendiren suçlara bakmakla görevli Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulur.
Ancak, sıkıyönetim ve savaş haline ilişkin hükümler saklıdır. Devlet
Güvenlik Mahkemesinde bir başkan, dört asıl ve iki yedek üye ile bir savcı ve
yeteri kadar savcı yardımcısı bulunur. Başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile
savcı, birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve Cumhuriyet savcıları arasından; iki
asıl ve bir yedek üye birinci sınıf askerî hâkimler arasından; savcı
yardımcıları ise Cumhuriyet savcıları ve askeri hâkimler arasından atanır. Devlet
Güvenlik Mahkemesi Başkanlığı, üyeliği, yedek üyeliği, savcılığı ve savcı
yardımcılığı atamalarında Bakanlar Kurulunca her boş yer için bir misli aday
gösterilir. Bu adaylar arasından Devlet Güvenlik Mahkemesi hâkimlerinin
atanması Yüksek Hâkimler Kurulunca, savcı ve yardımcılarının atanmaları
Yüksek Savcılar Kurulunca, askeri hâkimlerden üye, yedek üye ve savcı
yardımcılarının atanmaları ise özel kanunlarında gösterilen usule göre
yapılır. Devlet
Güvenlik Mahkemeleri, başkan, üye ve yedek üyeleri ile savcı ve savcı yardımcıları
üç yıl için atanırlar, süresi bitenler yeniden atanabilirler. Devlet
Güvenlik Mahkemeleri kararlarının temyiz mercii Yargıtayda yalnız bu
mahkemelerin kararlarını incelemek üzere kurulacak daire veya daireler; Genel
Kurul ise, Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kuruludur. Devlet
Güvenlik Mahkemelerinin kuruluş ve işleyişi, görev ve yetkileri ve yargılama
usulleri ile ilgili diğer hükümler kanunda gösterilir. VI.
Savcılık Madde
137- (20.9.1971-1488)(34) Cumhuriyet savcıları, idari görevleri yönünden
Adalet Bakanlığına bağlıdır. Cumhuriyet
savcılarının Yargıtay üyeliğine seçilmeleri dışında kalan bütün özlük işleri
ve disiplin cezaları ile meslekten çıkarılmaları hakkında karar verme yetkisi
Yüksek Savcılar Kurulunundur. (Bu Kurulun kararları kesin olup bunlar
aleyhine başka bir mercie
başvurulamaz.) (35) Ancak disiplin ve meslekten çıkarma
cezaları ile ilgili kararların bir defa daha incelenmesini Adalet Bakanı ve
hakkında karar verilen Cumhuriyet Savcısı isteyebilir. Yüksek
Savcılar Kurulu, Adalet Bakanının başkanlığında Cumhuriyet Başsavcısı,
Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulunca seçilen üç asıl ve iki yedek üye ile
Adalet Başkanlığı Müsteşarı ve Özlük İşleri Genel Müdüründen kuruludur.
Adalet Bakanı bulunmadığı zaman Kurula Cumhuriyet Başsavcısı Başkanlık eder. Gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde, Adalet Bakanlığı Cumhuriyet savcılarını geçici
yetki ile görevlendirerek bu kararı ilk toplantısında Kurulun onanmasına
sunar. Bakanlık Merkez kuruluşunda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak
Cumhuriyet savcılarını, muvafakatlarını alarak, atama yetkisi Adalet Bakanına
aittir. (33), (34) ve (35) no’lu dipnotlar
Anayasa metninin sonundadır. Cumhuriyet
savcılarının denetimi ve haklarındaki soruşturma Adalet Bakanlığı
müfettişleri veya üst dereceli Cumhuriyet savcıları eliyle yapılır. Yüksek
Savcılar Kurulunun kuruluşu, çalışma usulleri, toplantı ve karar yeter
sayısı, Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulunca seçilecek asıl ve yedek
üyelerin seçim usulleri ve görev süreleri kanunla düzenlenir. Cumhuriyet
Başsavcısı, yüksek mahkemeler hâkimleri hakkındaki hükümlere tabidir. VII.
Askeri Yargı Madde
138- (20.9.1971-1488, 15.3.1973-1699) (36) Askerî yargı askerî
mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler, asker
kişilerin askerî olan suçları ile, bunların asker kişiler aleyhine veya
askerî mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak
işledikleri suçlara ait dâvalara bakmakla görevlidirler. Askerî
mahkemeler asker olmıyan kişilerin özel kanunda belirtilen askerî suçları ile
kanunda gösterilen görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda gösterilen
askerî mahallerde askerlere karşı işledikleri suçlara bakmakla görevlidirler. Askerî
mahkemelerin, savaş veya sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi kişiler
bakımından yetkili olduğu kanunla gösterilir. Askerî
mahkemelerde üyelerin çoğunluğunun hâkimlik niteliğine sahibolması şarttır.
(Ancak, savaş halinde bu şart aranmaz.) (37) Askerî
yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri, askerî
savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerin refakatinde bulundukları
komutanlarla ilişkileri mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve
askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir. B) Yüksek
Mahkemeler I. Yargıtay Madde
139- (20.9.1971-1488) (38) Yargıtay, adliye mahkemelerince
verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli
dâvalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar. Yargıtay
üyeleri birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile bu mesleklerden
sayılanlar arasından Yüksek Hakimler Kurulunca üye tam sayısının salt
çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Yargıtay,
Birinci Başkanı ile Cumhuriyet Başsavcısını, kendi üyeleri arasından, üye tam
sayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçer. Yargıtay,
Birinci Başkanıyla ikin başkanlarının ve Cumhuriyet Başsavcısının görev
süreleri dört yıldır. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler. Yargıtayın
kuruluşu, işleyişi, Başkan ve üyelerinin ve diğer mensuplarının nitelikleri
ve ikinci başkanların seçim usulleri kanunla düzenlenir. II. Danıştay Madde
140- (20.9.1971-1488) (39) Danıştay, kanunların başka idarî yargı mercilerine
bırakmadığı konularda ilk derece ve genel olarak üst derecede idare
mahkemesidir. Danıştay,
idari uyuşmazlıkları ve dâvaları görmek ve çözümlemek, Bakanlar Kurulunca
gönderilen kanun tasarıları hakkında düşüncesini bildirmek, tüzük
tasarılarını ve imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerini incelemek ve kanunla
gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir. (36), (37), (38) ve (39) no’lu
dipnotlar Anayasa metninin sonundadır. Danıştay
üyeleri, Bakanlar Kurulu ile Danıştay Genel Kuruluna ayrı ayrı boş yer sayısı
kadar gösterilecek adaylar arasından Anayasa Mahkemesinin asıl ve yedek
üyelerinin üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
İlk iki oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir. Danıştay,
Başkanını ve Başkanun sözcüsünü, kendi üyeleri arasından, üye tamsayısının
salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçer. Başkan, daire başkanları ve Başkanun
sözcüsünün görev süreleri dört yıldır. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler. Danıştayın
kuruluşu, işleyişi, yargılama ve daire başkanlarının seçimi usulleri,
mensuplarının nitelikleriyle atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve
ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, haklarında disiplin kovuşturması yapılması
ve disiplin cezası uygulanması, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik
teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir. Asker
kişilerle ilgili idari eylem ve işlemlerin yargı denetimi Askerî Yüksek İdare
Mahkemesince yapılır. Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluşu, işleyişi,
yargılama usulleri, başkan ve üyelerinin nitelikleri ile atanmaları, disiplin
ve özlük işleri; hâkimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin gereklerine
göre, kanunla düzenlenir. III. Askeri
Yargıtay Madde
141- (20.9.1971-1488) (40) Askerî Yargıtay, askerî
mahkemelerden verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Ayrıca,
asker kişilerin kanunla gösterilen belli dâvalarına ilk ve son derece
mahkemesi olarak bakar. Askerî
Yargıtay üyeleri en az albay rütbesinde birinci sınıf askerî hâkimler
arasından Askerî Yargıtay Genel Kurulunun üye tam sayısının salt çoğunluğu
ile her boş yerin üç misli olarak gösterdiği adaylar arasından
Cumhurbaşkanınca seçilir. Askerî
Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İkinci Başkanı ve daire başkanları Askerî
Yargıtay üyeleri arasından rütbe ve kıdem sırasına göre atanırlar. Askerî
Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri ve üyeler hakkındaki
disiplin ve özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve
askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir. IV.
Uyuşmazlık Mahkemesi Madde
142- Uyuşmazlık Mahkemesi, adlî, idarî ve askerî yargı
mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye
yetkilidir. Uyuşmazlık
Mahkemesinin kuruluş ve işleyişi kanunla düzenlenir. Bu Mahkemenin
Başkanlığını Anayasa Mahkemesince kendi asıl veya yedek üyeleri arasından
görevlendirilen bir üye yapar. C) Yüksek
Hâkimler Kurulu I. Kuruluş Madde
143- (20.9.1971-1488) (41)Yüksek Hâkimler Kurulu, onbir asıl ve üç yedek
üyeden kuruludur. Üyeler, Yargıtay Genel Kurulunca, kendi üyeleri arasından
ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile gizli oyla seçilir. Yüksek
Hâkimler Kurulu, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile, kendi içinden Başkanını
ve bölüm başkanlarını seçer. Yüksek
Hâkimler Kurulu üyelerinin görev süresi dört yıldır. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler. (40) ve (41) no’lu dipnotlar
Anayasa metninin sonundadır. Yüksek
Hâkimler Kurulu üyeleri, görevleri süresince başka bir iş ve görev alamazlar. Yüksek
Hâkimler Kurulunun kuruluşu, çalışma usulleri, bölümleri ve bu bölümlerin
görevleriyle, toplantı ve karar yeter sayıları, Başkan ve üyelerinin aylık ve
ödenekleri kanunla düzenlenir. Adalet
Bakanı, gerekli gördüğü hallerde Yüksek Hâkimler Kurulu toplantılarına
başkanlık eder. II. Görev
ve Yetkileri Madde
144- (20.9.1971-1488) (42) Yüksek Hakimler Kurulu, adliye
mahkemeleri hakimlerinin özlük işleri hakkında kesin karar verir. (Bu
kararlar aleyhine başka mercilere başvurulamaz.)(43) Ancak,
disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların bir defa daha
incelenmesini, Adalet Bakanı veya hakkında karar verilen hakim istiyebilir. Bir
hakimin her ne sebeple olursa olsun, meslekten çıkarılması hakkındaki karar
Yüksek Hakimler Kurulu Genel Kurulunun salt çoğunluğu ile alınır. Adalet
Bakanı gerekli gördüğü hallerde, bir hakim hakkında disiplin kovuşturması
açılmasını Yüksek Hakimler Kurulundan istiyebilir. Bir
mahkemenin veya bir hakimin kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı
çevresinin değiştirilmesi, Yüksek Hakimler Kurulunun uygun görmesine
bağlıdır. Hâkimlerin
denetimi ve haklarındaki soruşturma, Yüksek Hâkimler Kuruluna bağlı ve
sürekli olarak görevli müfettiş hâkimler eliyle yapılır. Müfettiş hâkimler,
hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile bu mesleklerden sayılanlar arasından Yüksek
Hâkimler Kurulunca atanır. Müfettiş hakimlerin nitelikleri ile atanma
usulleri, hakları, ödevleri, ödenek ve yollukları, meslekte ilerlemeleri,
haklarında disiplin kovuşturması yapılması ve disiplin cezası uygulanması,
hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir. D)
Anayasa Mahkemesi I. Kuruluş a) Üyelerin Seçimi Madde
145- (20.9.1971-1488)(44) Anayasa Mahkemesi, onbeş asıl ve beş yedek üyeden
kuruludur. Asıl üyelerden dördü Yargıtay, üçü Danıştay Genel kurullarınca
kendi Başkan ve üyeleriyle Cumhuriyet Başsavcısı ve Başkanun sözcüsü
arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Bir
üye Sayıştay Genel Kurulunca kendi Başkan ve üyeleri arasından aynı usulle
seçilir. Millet Meclisi üç, Cumhuriyet Senatosu iki üye seçer.
Cumhurbaşkanınca da iki üye seçilir. Cumhurbaşkanı, bu üyelerden birini,
Askeri Yargıtay Genel Kurulunun üye tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli
oyla göstereceği üç aday arasından seçer. Yasama Meclisleri bu seçimleri,
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri dışından, üye tamsayılarının salt
çoğunluğu ile ve gizli oyla yaparlar. Yasama Meclislerinde yapılacak
seçimlerde, adaylığa başvurma ve seçim esas ve usulleri kanunla düzenlenir. Anayasa
Mahkemesi, kendi üyeleri arasından, gizli oyla ve salt çoğunlukla, dört yıl
için bir Başkan ve bir Başkanvekili seçer; yeniden seçilmek caizdir. (42), (43) ve (44) no’lu dipnotlar
Anayasa metninin sonundadır. Anayasa
Mahkemesine asıl veya yedek üye olabilmek için, kırk yaşını doldurmuş
bulunmak ve Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay veya Sayıştayda Başkanlık,
üyelik, Başsavcılık, Başkanun sözcülüğü veya üniversitelerde hukuk, iktisat
ve siyasal bilimler alanlarında en az beş yıl öğretim üyeliği veya onbeş yıl
avukatlık yapmış olmak şarttır. Anayasa
Mahkemesine, Yargıtay iki, Danıştay ile Yasama Meclislerinin her biri birer
yedek üye seçerler. Yedek üyelerin seçiminde de, asılların seçimindeki usul
uygulanır. Anayasa
Mahkemesi üyeleri, resmî veya özel hiçbir görev alamazlar. b)
Üyeliğin Sona Ermesi Madde
146- Anayasa Mahkemesi üyeleri altmış beş yaşında emekliye
ayrılırlar. Anayasa
Mahkemesi üyeliği, bir üyenin hâkimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir
suçtan dolayı hüküm giymesi halinde kendiliğinden; görevini sağlık bakımından
yerine getiremiyeceğinin kesin olarak anlaşılması hâlinde de Anayasa
Mahkemesi üye tamsayısının salt çoğunluğunun kararı ile sona erer. II. Görev
ve Yetkileri Madde
147- (20.9.1971-1488) (45) Anayasa Mahkemesi, kanunların ve
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüklerinin Anayasaya, Anayasa
değişikliklerinin de Anayasada gösterilen şekil şartlarına uygunluğunu
denetler. Cumhurbaşkanı,
Bakanlar Kurulu üyelerini, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Yüksek Hâkimler
Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini, Cumhuriyet Başsavcısını, Başkanun
sözcüsünü, Askeri Yargıtay Başsavcısını ve kendi üyelerini görevleriyle
ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatiyle yargılar ve Anayasa ile verilen
diğer görevleri yerine getirir. Anayasa
Mahkemesinin, Yüce Divan sıfatiyle yargılamasında savcılık görevini
Cumhuriyet Başsavcısı yapar. III.
Yargılama ve Çalışma Usûlü Madde
148- (15.3.1973-1699) (46) Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve
yargılama usulleri kanunla; Mahkemenin çalışma tarzı ve üyeleri arasındaki
işbölümü kendi yapacağı İçtüzükle düzenlenir. Anayasa
Mahkemesi, Yüce Divan sıfatiyle baktığı dâvalar ile siyasî partilerin
kapatılması hakkındaki dâvalar dışındaki işleri, dosya üzerinde inceler.
Ancak, gerekli gördüğü hallerde, sözlü açıklamalarını dinlemek üzere
ilgilileri çağırır. IV. İptâl
Dâvası a) Dâva
Hakkı Madde
149-(20.9.1971-1488)(47)Cumhurbaşkanı;Yasama Meclislerindeki siyasî parti grupları
ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasî partiler ile son
milletvekili genel
seçimlerinde muteber oy sayısının en az yüzde onunu olan siyasi partiler;
Yasama Meclislerinden birinin üye tamsayısının en az altıda biri tutarındaki
üyeleri; kendi varlık ve görevlerini ilgilendiren alanlarda Yüksek Hakimler
Kurulu, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay ve üniversiteler, kanunların veya
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüklerinin veya bunların belirli madde ve
hükümlerinin Anayasaya aykırılığı iddiasiyle, Anayasa Mahkemesinde doğrudan
doğruya iptâl dâvası açabilirler. (45), (46) ve (47) no’lu dipnotlar
Anayasa metninin sonundadır. b) Dâva
Açma Süresi Madde
150- Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptâl dâvası açma hakkı,
iptâli istenen kanunun veya İçtüzüğün Resmî Gazetede yayınlanmasından
başlayarak doksan gün sonra düşer. c)
Anayasaya Aykırılığın Diğer Mahkemelerde İleri Sürülmesi Madde
151- (20.9.1971-1488)(48) Bir dâvaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanunun
hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü
aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu
konuda vereceği karara kadar dâvayı geri bırakır. Mahkeme,
Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi görmezse bu iddia, temyiz merciince esas
hükümle birlikte karara bağlanır. Anayasa
Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere altı ay içinde kararını
verir ve açıklar. Bu süre
içinde karar verilmezse, mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını, kendi kanısına
göre çözümliyerek dâvayı yürütür. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas
hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkemeler buna uymak
zorundadır. V.Anayasa
Mahkemesinin Kararları Madde
152- (20.9.1971-1488) (49) Anayasa Mahkemesinin kararları
kesindir. Kararlar, gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa
Mahkemesince, Anayasaya aykırı olduğundan iptâline karar verilen kanun veya
İçtüzük veya bunların iptâl edilen hükümleri, gerekçeli kararın Resmî
Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde, Anayasa
Mahkemesi, iptâl hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir.
Bu tarih kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı
geçemez. İptal
kararı geriye yürümez. Anayasa
Mahkemesi, diğer mahkemelerden gelen Anayasaya aykırılık iddiaları üzerine
verdiği hükümlerin, olayla sınırlı ve yalnız tarafları bağlayıcı olacağına da
karar verebilir. Anayasa
Mahkemesi kararları, Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve Devletin yasama, yürütme
ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. DÖRDÜNCÜ
KISIM ÇEŞİTLİ
HÜKÜMLER I. Devrim Kanunlarının Korunması Madde
153- Bu Anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunun çağdaş
uygarlık seviyesine erişmesi ve Türkiye Cumhuriyetinin lâiklik niteliğini
koruma amacını güden aşağıda gösterilen Devrim kanunlarının, bu Anayasanın
halkoyu ile kabûl edildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin Anayasaya
aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz: 1. 3 Mart
1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu; 2. 25
Teşrinisâni 1341 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisası hakkında Kanun; (48) ve (49) no’lu dipnotlar
Anayasa metninin sonundadır. 3. 30
Teşrinisâni 1341 tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine
ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına dair Kanun; 4. 17
Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsiyle kabûl edilen,
evlenme akdinin evlendirme memuru tarafından yapılacağına dair medenî nikah
esası ile aynı Kanunun 110 uncu maddesi hükmü; 5. 20
Mayıs 1928 tarihli ve 1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabûlü hakkında Kanun; 6. 1
Teşrinisâni 1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabûl ve Tatbiki
hakkında Kanun; 7. 26 Teşrinisâni
1934 tarihli ve 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa gibi lâkap ve Unvanların
Kaldırıldığına dair Kanun; 8. 3
Kânunuevvel 1934 tarihli ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemiyeceğine dair
Kanun. II. Diyanet İşleri Başkanlığı Madde
154- Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı özel
kanununda gösterilen görevleri yerine getirir. BEŞİNCİ
KISIM GEÇİCİ
HÜKÜMLER I. T.B.M.M.’nin Seçilmesi ve
Toplanması a) Millet
Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu Seçimlerinin Birlikte Yapılacağı; İlk Toplantı
Günü Geçici
Madde 1- Bu Anayasaya göre kurulan Millet Meclisiyle Cumhuriyet
Senatosunun seçimleri aynı günde
yapılır. Seçim
sonucunun Yüksek Seçim Kurulunca ilânını tâkibeden beşinci gün, her iki
Meclis kendiliğinden, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi binasında saat
15.00’de birlikte toplanır. Bu toplantıya en yaşlı milletvekili başkanlık
eder. Bu toplantıda, önce Cumhuriyet Senatosu üyeleri ve sonra
milletvekilleri andiçerler. b)
Cumhuriyet Senatosunun Kurulması Geçici
Madde 2- Bu Anayasa göre kurulacak Cumhuriyet Senatosunun ilk genel
seçimleri, genel oyla seçilecek olan bütün üyelikler için yapılır. Cumhuriyet
Senatosu, Cumhurbaşkanınca seçilmesi gereken onbeş üyenin seçiminden önce
hukuki varlık kazanır. Cumhurbaşkanı, bu üyeleri, kendi seçiminden başlayarak
bir ay içinde seçer. c) Geçici
İçtüzük Geçici
Madde 3- Bu Anayasa göre kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin,
Millet Meclisinin ve Cumhuriyet Senatosunun toplantı ve çalışmaları için,
kendi İçtüzükleri yapılıncaya kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27 Ekim
1957 tarihinden önce yürürlükte olan İçtüzüğü hükümleri uygulanır. II. Kurucu Meclis, Milli Birlik Komitesi ve Temsilciler Meclisinin
Hukukî Varlıklarının Sona Ermesi; Devrim Tasarrufları Geçici
Madde 4- Bu Anayasaya göre kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin
toplanmasıyla, 20 Nisan 1340 tarihli ve 491 sayılı Teşkilâtı Esasiye Kanununa
ve 12 Haziran 1960
tarihli ve 1 sayılı Kanunla 13 Aralık 1960 tarihli ve 157 sayılı Kanuna göre
kurulan Kurucu Meclisin, Millî Birlik Komitesinin ve Temsilciler Meclisinin
hukukî varlıkları sona erer ve bunlar kendiliğinden dağılmış olurlar. 27 Mayıs
1960 tarihinden itibaren Kurucu Meclisin toplandığı 6 Ocak 1961 tarihine
kadar yasama yetkisini ve yürütme görevini Türk Milleti adına kullanmış
bulunan Milli Birlik Komitesinin ve Devrim Hükümetlerinin karar ve
tasarruflarından ve bunların, idarece veya yetkili kılınan organ ve
mercilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve
uygulıyanlar hakkında cezaî veya malî veya hukukî sorumluluk iddiası ileri
sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz. Normal
demokratik rejimi bütün teminatı ile kurmak amacıyla gerçekleştirilen ve
yürütülen 27 Mayıs 1960 Devrim tarihinden 6 Ocak 1961 tarihine kadar
çıkarılan kanunlar, Türkiye Cumhuriyetinin diğer kanunlarının değiştirilmesi
ve kaldırılmasında uygulanan kurallara göre değiştirilebilir veya
kaldırılabilir. Ancak, bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiasıyla,
Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılamıyacağı gibi, itiraz yoluyla dahi
mahkemelerde Anayasaya aykırılık iddiası ileri sürülemez. 27 Mayıs
1960 dan 6 Ocak 1961 tarihine kadar çıkarılan kanunların, yapılmış
tasarrufların ve alınmış kararların değiştirilmesi veya kaldırılması
hallerinde de 2’nci fıkra hükmü saklıdır. III.
Cumhurbaşkanı Seçimi Geçici
Madde 5- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin and içtikleri
toplantının ertesi günü Cumhurbaşkanı seçimi yapılır. Cumhurbaşkanının
seçilmesiyle, 12 Haziran 1960 tarihli ve 1 sayılı Kanunla kabul edilmiş olan
Devlet Başkanının görevi kendiliğinden sona erer. IV.
Bakanlar Kurulunun Kurulması Geçici
Madde 6- Bu Anayasanın 102 nci maddesine göre yeni Bakanlar
Kurulunca, 12 Haziran 1960 tarihli ve 1 sayılı Kanuna göre kurulan ve iş
başında olan Bakanlar Kurulunun görevi kendiliğinden sona erer. V.
Anayasanın Kabul Ettiği Organ, Kurum ve Kurullar a) Yeni
Organ, Kurum ve Kurulların Kurulması Geçici
Madde 7- Bu Anayasa ile kabûl edilmiş olan yeni organ, kurum ve
kurulların kuruluş ve işleyişleriyle ilgili kanunlar, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin ilk toplantısından başlıyarak en geç altı ay içinde ve bu Anayasa
ile konulması emredilen diğer kanunlar da en geç iki yıl içinde çıkarılır. b) Eski
Organ, Kurum ve Kurulların Durumu Geçici
Madde 8- Bu Anayasaya göre kurulacak organ, kurum ve kurullar,
kuruluş kanunları yürürlüğe konularak görevlerine başlayıncaya kadar, bu
konulardaki hükümlerin uygulanmasına devam olunur. c) Eski
Kanunların Anayasaya Aykırılığı İddiası Geçici
Madde 9- Anayasa Mahkemesinin görevine başladığının Resmi Gazeteyle
yayınlanmasından önce, mahkemelerde kanunların Anayasaya aykırılığı iddiası
ileri sürülemez ve mahkemelerce de kanunların Anayasaya aykırılığına
dayanılarak karar verilemez. Anayasa
Mahkemesinin görevine başladığı tarihte yürürlükte olan herhangi bir kanun
hakkında, bu Anayasaya aykırılığı iddiasıyla iptâl dâvası açılabilir. Bu
halde iptâl dâvası açma hakkı, Anayasa Mahkemesinin görevine başladığının
Resmi Gazeteyle yayımlandığı tarihten itibaren altı ay sonra düşer. VI. İlk
Cumhuriyet Senatosunda Adçekme Geçice
Madde 10- Cumhuriyet Senatosunun genel oyla ve Cumhurbaşkanınca
seçilen üyelerinin yenilenmesi hakkındaki 73 üncü maddesinin 2 nci fıkrası hükmünün
uygulanmasını sağlamak amacıyla, bunların seçiminden iki yıl sonra yapılacak
seçimlerle yenilenecek olanları tesbit etmek üzere, bu seçimden iki ay önce
adçekmeye başvurulur; dört yıl sonra yapılacak seçimle yenilenecek olan
üyelerin tesbiti için, aynı esasa uyularak adçekelir; ancak, ikinci yıl
sonunda seçilmiş olan üyeler bu adçekmeye girmez. Cumhuriyet
Senatosu Başkanı hakkında adçekme işlemi uygulanmaz. İlk
Cumhuriyet Senatosu seçiminden iki ve dört yıl sonra yapılacak seçimler
hakkında da, Cumhuriyet Senatosu seçimleriyle ilgili kanun hükümleri
uygulanır. VII.
Affedilenlerin Seçilme Yeterliği Geçici
Madde 11- (50) Yenileme
Seçiminin Geriye Bırakılması Geçici
Madde 12- (51) 7 Haziran 1970 tarihinde yapılması gereken
Cumhuriyet Senatosu yenileme seçimleri, Anayasanın 73 üncü maddesinde yapılan
değişiklik sebebiyle geriye bırakılmıştır. Geçici
Madde 13- (52) Cumhuriyet Senatosu üyelerinden üçte birinin
yenilenmesi ve Cumhuriyet Senatosu ile Millet Meclisinde boş bulunan
üyelikler için 10 Ekim 1971 gününde yapılacak seçimler, 12 Ekim 1973’de
yapılması gereken milletvekilleri genel seçimiyle birlikte yapılmak üzere
ertelenmiştir. Cumhuriyet Senatosu üyelerinden süresi dolanların üyelik
sıfatları, seçim yapılıncaya kadar devam eder. Cumhurbaşkanınca
seçilen üyelerden süresi dolanlar hakkında 73 üncü maddenin 5 inci fıkrası
hükmü uygulanmaya devam olunur. Geçici
Madde 14- (52) Bu Anayasa değişikliklerinin yürürlüğe girdiği
tarihte Yargıtay Birinci Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılığı görevlerinde
bulunanlardan bu görevlerde 4 yılını doldurmuş olanların yerleri için,
yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde yeni seçim yapılır. Yargıtayın
kuruluşu, işleyişi, Başkan ve üyelerinin ve diğer mensuplarının nitelikleri
ve İkinci Başkanlarının Seçim usulleri hakkındaki Kanun, Anayasa
değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde
çıkarılır. Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Yargıtay İkinci
Başkanlığında dört yılını doldurmuş olanların yerleri için, yürürlük
tarihinden itibaren bir ay içinde yeni seçim yapılır. Geçici
Madde 15- (52) Bu Anayasa değişikliklerinin yürürlüğe girdiği
tarihte Danıştay Başkanlığı ve Başkanun sözcülüğü görevlerinde bulunanlardan
bu görevlerde dört yılını doldurmuş olanların yerleri için yürürlük
tarihinden itibaren bir ay içinde yeni seçim yapılır. Anayasanın
114 ve 140 ıncı maddelerinde yapılan değişiklik gereğince, 521 sayılı
Danıştay Kanunu, Anayasa değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren altı ay içinde değiştirilir. Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte
Danıştay Daire Başkanlığında dört yılını doldurmuş olanların yerleri için,
yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde seçim yapılır. (50), (51) ve (52) no’lu dipnotlar
Anayasa metninin sonundadır. Danıştay
Başkanlığı ile Başkanun sözcülüğüne ve daire başkanlığına yeniden
seçilemeyenler Danıştay üyesi olurlar. Geçici
Madde 16- (52) Bu Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihte
Yargıtay İkinci Cumhuriyet Başsavcılığı veya Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı
görevlerinde bulunanlar Yargıtay üyesi olurlar. Bunlara
ait kadrolar da Yargıtaya, üye kadrosu olarak geçer. 45 sayılı
Yüksek Hakimler Kurulu Kanununda gerekli değişiklikler yapılıncaya kadar,
Cumhuriyet Başsavcılığı bölümleriyle Yüksek Savcılar Genel Kurulu ve bölümleri
ve bunlara mensubolanlar görevlerine devam ederler. Geçici
Madde 17- (52) Anayasanın 46 ve 119 uncu maddelerinde yapılan
değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihte 624 sayılı Kanuna dayanılarak
kurulmuş olan kamu hizmetlileri sendikalarının faaliyeti sona erer. Kamu
hizmetlileri kuruluşlarının kuruluşuna ve sendikaların varlıklarının bu
kuruluşlara intikâline ait hükümler kanunla düzenlenir. Kanun, Anayasa
değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde
çıkarılır. Geçici
Madde 18- (52) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 134, 138, 140 ve
141 inci maddeleri gereğince, askerî yargı ile ilgili kanunlar, bu kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde değiştirilir. Yukarıdaki
fıkraya göre çıkarılacak yeni kanunların gerektirdiği seçim ve atamalar, bu
kanunların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde yapılır. Geçici
Madde 19- (52) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 137 nci maddesinde
sözü geçen Yüksek Savcılar Kurulunun kuruluşu ve çalışma usulleri ile ilgili
kanun, bu Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay
içinde çıkarılır. Yukarıdaki
fıkrada belirtilen kanunun yürürlüğe girmesine kadar 2556 ve 45 sayılı
kanunların değişiklik ve ekleriyle birlikte uygulanmasına devam olunur. Geçici
Madde 20- (52) 45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanunu, Türkiye
Cumhuriyeti Anayasasının 143 ve 144 üncü maddelerinde yapılan değişiklik
gereğince, bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde
değiştirilir. Yüksek
Hâkimler Kurulunun mevcut üyelerinin görev süresi, 45 sayılı Yüksek Hâkimler
Kurulu Kanununun değişik şekline göre yapılacak seçim sonuçlarının
kesinleşmesi tarihine kadar devam eder. Geçici
Madde 21- (52) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında yapılan
değişiklikler veya bu Anayasaya eklenen hükümler gereğince kanunlarda
yapılması zorunlu olan ve geçici 13,14,15,16,17,18 ve 19 uncu maddelerin
kapsamı dışında kalan diğer kanunlar ve kanun değişiklikleri, bu Anayasa
değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tamamlanır. Geçici
Madde 22- (53) Sıkıyönetimin kaldırdığı tarihte sıkıyönetim
mahkemelerinde görülmekte
bulunan dâvalar sonuçlandırılıncaya kadar
bu mahkemelerin görev ve yetkileri (52) ve (53) no’lu dipnotlar
Anayasa metninin sonundadır. devam
eder. Kamu dâvası açılmamış dosyalar ile duruşmanın tatiline karar verilmiş
dâvalar durumlarına, niteliklerine ve kanun hükümlerine göre görevli ve
yetkili mercilere verilir. Geçici
Madde 23- (53) 1 Kasım 1972 tarihinde TBMM’de grubu bulunup
da 30 Mart 1973 tarihine kadar
grubunu muhafaza etmiş ve Milletvekili Genel Seçimlerine katılma niteliği
kazanmış olan siyasî partilere de Anayasanın 56 ncı maddesindeki şartlar
aranmaksızın, kanunun öngördüğü ölçüye göre Devletçe yardım yapılır. ALTINCI
KISIM SON HÜKÜMLER I. Anayasa Değiştirilmesi Madde
155- Anayasanın değiştirilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi
üye tam sayısının en az üçte biri tarafından yazıyla teklif edilebilir.
Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki teklifler ivedilikle görüşülemez.
Değiştirme teklifinin kabûlü, Meclislerin ayrı ayrı üye tamsayılarının üçte
iki çoğunluğunun oyuyla mümkündür. Anayasanın
değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabûlü, 1 inci fıkradaki
kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü, 1 inci fıkradaki kayıtlar
dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere tabidir. II.
Başlangıç ve Kenar Başlıklar Madde
156- Bu Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten
Başlangıç Kısmı, Anayasa metnine dâhildir. Madde
kenar başlıkları, sadece ilgili oldukları maddelerin konusunu ve maddeler
arasındaki sıralanma ve bağlantıyı gösterir. Bu başlıklar, Anayasa metninden
sayılmaz. III.
Anayasanın Yürürlüğe Girmesi Madde
157- Bu Anayasa, halkoyuna sunulup, kabûl edilince Türkiye
Cumhuriyetinin Anayasası olur ve halkoyu sonuçlarıyla beraber derhal Resmi
Gazetede yayınlanır. Bu
Anayasanın Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşu, seçimi ve toplanması ile
ilgili hükümleri, 1 inci fıkraya göre yayınlanması ile; diğer hükümleri,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçilmesi ile, geçici maddelerde belirtilen
esaslara göre yürürlüğe girer. (53) no’lu dipnot Anayasa metninin
sonundadır. N O T : Anayasada
yedi kez değişiklik yapılmıştır: 1)1188 sayılı
ve 6.11.1969 günlü kanun (R.G. 12.11.1969 - 13349) 2) 1254
sayılı ve 17.4.1970 günlü kanun (R.G. 22.4.1970 - 13478) 3) 1255
sayılı ve 17.4.1970 günlü kanun (R.G. 22.4.1970 - 13478) 4) 1421
sayılı ve 30.6.1971 günlü kanun (R.G. 2.7.1970 - 13883) 5) 1488
sayılı ve 20.9.1971 günlü kanun (R.G. 22.9.1971 - 13964) 6) 1699
sayılı ve 15.3.1973 günlü kanun (R.G. 20.3.1973 - 14482) 7) 1801
sayılı ve 16.4.1974 günlü kanun (R.G. 22.4.1974 - 14866) DİPNOTLAR (1)
Maddenin ilk şekli: M.Temel
hakların özü. Madde 11-
Temel hak ve hürriyetler, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak ancak
kanunla sınırlanabilir. Kanun,
kamu yararı, genel ahlâk, kamu düzeni, sosyal adâlet ve millî güvenlik gibi
sebeplerle de olsa bir hakkın ve hürriyetin özüne dokunamaz. (2) Maddenin
ilk şekli: Madde 15-
Özel hayatın gizliliğine dokunulamaz. Adlî kovuşturmanın gerektirdiği
istisnalar saklıdır. (3) Maddenin ilk şekli: Madde 19- Herkes, vicdan
ve dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. Kamu düzenine veya genel
ahlâka veya bu amaçlarla çıkarılan kanunlara aykırı olmıyan ibâdetler, dinî
âyîn ve törenler serbesttir. Kimse, ibâdete, dini âyîn
ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlarını açıklamaya zorlanamaz.
Kimse, dinî inanç ve kanaatlarından dolayı kınanamaz. Din eğitim ve öğrenimi,
ancak kişilerin kendi isteğine ve küçüklerin de kanuni temsilcilerinin
isteğine bağlıdır. Kimse,
Devletin sosyal, iktisâdî, siyasî veya hukûkî temel düzenini, kısmen de olsa,
din kurallarına dayandırma veya siyasî veya şahsî çıkar veya nüfuz sağlama
amacıyla, her ne suretle olursa olsun, dinî veya din duygularını yahut dince
kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. Bu yasak dışına
çıkan veya başkasını bu yolda kışkırtanlar kanuna göre cezalandırılır;
dernekler, yetkili mahkemece ve siyasî partiler Anayasa Mahkemesince temelli
kapatılır. (4) Maddenin ilk şekli: Madde 22- Basın hürdür; sansür edilemez. Devlet, basın ve haber alma hürriyetini sağlıyacak tedbirleri alır. Basın ve
haber alma hürriyeti, ancak millî güvenlik veya genel ahlâkı korumak,
kişilerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüzü, suç işlemeye kışkırtmayı
önlemek ve yargı görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak
için kanunla sınırlanabilir. Yargı
görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek
sınırlar içinde hâkim tarafından verilecek kararlar saklı olmak üzere,
olaylar hakkında yayın yasağı konamaz. Türkiye’de
yayımlanan gazete ve dergilerin toplatılması, bu tedbirlerin uygulanacağını
kanunun açıkça gösterdiği suçların işlenmesi halinde ve ancak hâkim kararıyla
olabilir. Türkiye’de
yayımlanan gazete ve dergiler, ancak 57 nci maddede belirtilen fiillerden
mahkûm olma halinde mahkeme kararıyla kapatılabilir. (5) Maddenin ilk şekli: Madde 26-
Kişiler ve siyasî partiler, kamu tüzel kişileri elindeki basın dışı
haberleşme ve yayın araçlarından faydalanma hakkına sahiptir. Bu
faydalanmanın şartları ve usûlleri, demokratik esaslara ve hakkaniyet
ölçülerine uygun olarak kanunla düzenlenir. Kanun, halkın bu araçlarla haber
almasını, düşünce ve kanaatlara ulaşmasını ve kamu oyunun serbestçe oluşumunu
köstekleyici kayıtlamalar koyamaz. (6) Maddenin ilk şekli: Madde 29-
Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hak, ancak kamu
düzenini veya genel ahlakı korumak için kanunla sınırlanabilir. (7) Maddenin ilk şekli: Madde 30-
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmayı veya
delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya
bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunla gösterilen diğer hallerde
hâkim kararıyla tutuklanabilir. Tutukluluğun devamına karar verilebilmesi
aynı şartlara bağlıdır. Yakalama,
ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir;
bunun şartlarını kanun gösterir. Yakalanan
veya tutuklanan kimselere, yakalama veya tutuklama sebeplerinin ve
haklarındaki iddiaların yazılı olarak hemen bildirilmesi gerekir. Yakalanan
veya tutuklanan kimse, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için
gerekli süre hariç, yirmidört saat içinde hakim önüne çıkarılır ve bu süre
geçtikten sonra hakim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun kılınamaz.
Yakalanan veya tutuklanan kimse, hakim önüne çıkarılınca durum hemen
yakınlarına bildirilir. Bu esaslar dışında işleme tabi
tutulan kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar kanuna göre Devletçe
ödenir (8) Bu fıkra 1488 sayılı kanunla eklenmiş ve
1699 sayılı kanunla değiştirilmiştir. 1488
sayılı Kanunla eklenen fıkra metni: “Yakalanan
veya tutuklanan kimse tutuklama yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için
gerekli süre hariç kırksekiz saat ve kanunun açıkca belli ettiği hallerde
toplu olarak işlenen suçlarda yedi gün içinde hâkim önüne çıkarılır ve bu
süre geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun kılınamaz.
Yakalanan veya tutuklanan kimse, hâkim önüne çıkarılınca durum hemen
yakınlarına bildirilir.” (9) Bu fıkra, 1488 sayılı kanunla eklenmiştir. (10)
Maddenin ilk şekli: Madde 32-
Hiç kimse, tabii hâkiminden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir
kimseyi tabii hâkiminden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı
yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz. (11)
Maddenin ilk şekli: Madde 38-
Devlet ve kamu tüzel kişileri, kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek
karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz
malların, kanunda gösterilen esas ve usullere göre, tamamını veya bir kısmını
kamulaştırmaya veya bunlar üzerinde idari irtifaklar kurmaya yetkilidir. Çiftçinin
topraklandırılması, ormanların devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi
ve iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarıyla kamulaştırılan toprak
bedellerinin ödeme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi
öngördüğü hallerde, ödeme süresi on yılı aşamaz. Bu takdirde taksitler eşit
olarak ödenir ve kanunla gösterilen faiz haddine bağlanır. Kamulaştırılan
topraktan o toprağı doğrudan doğruya işleten çiftçinin hakkaniyetli ölçüler
içerisinde geçinebilmesi için zaruri olan ve kanunla gösterilen kısmının ve küçük
çiftçinin kamulaştırılan toprağının bedeli herhalde peşin ödenir. (12)
[....] arasındaki bir ve ikinci fıkralar Anayasa Mahkemesinin 12.10.1976 gün
ve E.1976/38, K.1976/46 sayılı kararı ile iptal edilmiştir (R.G.
20.1.1977-15825.M.). (13)
Maddenin ilk şekli: Madde 46-
Çalışanlar ve işverenler, önceden izin almaksızın, sendikalar ve sendika
birlikleri kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten ayrılma hakkına
sahiptirler. İşçi
niteliği taşımayan kamu hizmeti görevlilerinin bu alandaki hakları kanunla
düzenlenir. Sendika
ve sendika birliklerinin tüzükleri, yönetim ve işleyişleri demokratik
esaslara aykırı olamaz. (14)
Maddenin ilk şekli: Madde 56-
Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usûlüne göre partilere girme ve çıkma
hakkına sahiptir. Siyasî
partiler, önceden izin almadan kurulur ve serbestçe faaliyette bulunurlar. Siyasî
partiler, ister iktidarda ister muhalefette olsunlar, demokratik siyasi
hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. (15) Maddenin ilk şekli: Madde 57-
Siyasî partilerin tüzükleri, programları ve faaliyetleri, insan hak ve
hürriyetlerine dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine ve Devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmezliği temel hükmüne uygun olmak zorundadır.
Bunlara uymıyan partiler temelli kapatılır. Siyasî partiler, gelir kaynakları
ve giderleri hakkında Anayasa Mahkemesine hesap verirler. Partilerin
iç çalışmaları, faaliyetleri, Anayasa Mahkemesine ne suretle hesap
verecekleri ve bu Mahkemece malî denetimlerinin nasıl yapılacağı, demokrasi
esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir. Siyasî
partilerin kapatılması hakkındaki davalara Anayasa Mahkemesinde bakılır ve
kapatma kararı ancak bu Mahkemece verilir. (16) Maddenin
ilk şekli: V. Milli
Savunma Hak ve Ödevi Madde 60-
Yurt savunmasına katılma, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu ödev ve askerlik
yükümü kanunla düzenlenir. (17) Maddenin ilk şekli: Madde 61-
Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle
yükümlüdür. Vergi,
resim ve harçlar ve benzeri maîi yükümler ancak kanunla konulur. (18) Maddenin
ilk şekli: Madde 64-
Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak, Devletin bütçe ve kesin hesap kanun
tasarılarını görüşmek ve kabul etmek, para basılmasına, genel ve özel af
ilanına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine
karar vermek, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkilerindendir. (19) Bu
maddenin 2. fıkrasında yer alan “affa uğramış olsalar da” deyimi, 1188 sayılı
Kanunla maddeden çıkarılmıştır. Bu değişiklik Anayasa Mahkemesinin E.70/1,
K.70/31 sayılı ve 16.6.1970 günlü kararı ile şekil yönünden iptal edilmiştir.
1801 sayılı Kanun ile sözkonusu deyim yeniden madde metninden çıkarılmıştır. (20) Maddenin ilk şekli: Madde 73-
Cumhuriyet Senatosu üyeliğinin süresi altı yıldır. Süresi biten üyeler
yeniden seçilebilir. Cumhuriyet
Senatosunun genel oyla ve Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerinin üçte biri her
iki yılda bir yenilenir. Cumhurbaşkanınca
seçilen üyelerin süresi biter veya bu üyeliklerde herhangi bir sebeple
boşalma olursa, Cumhurbaşkanı, bir ay içinde yeni üyeleri seçer. Boşalan
bir üyeliğe seçilen kimse, yerine seçildiği üyenin süresini tamamlar. (21)
Maddenin ilk şekli: Madde 82-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yollukları kanunla
düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı birinci derecedeki Devlet memurunun
aylığını; yolluk da ödeneğin yarısını aşamaz. Ödenek ve
yollukların en çok üç aylığı önceden ödenebilir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyelerinin aylık ve ödeneklerine her ne suretle olursa
olsun yapılacak zam ve ilaveler, ancak bu zam ve ilaveleri takibeden
milletvekilleri genel seçiminden sonra uygulanır. (22) Maddenin ilk şekli: Madde 89-
Gensoru yetkisi yalnız Millet Meclisinindir. Milletvekillerince
veya bir siyasi parti grubunca verilen gensoru önergesinin gündeme alınıp
alınmayacağı, verilişinden sonraki ilk birleşimde görüşülür. Bu görüşmede,
ancak önerge sahibi veya önerge sahiplerinden biri, siyasi parti grupları
adına birer milletvekili, Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir Bakan
konuşabilir. Gündeme
alma kararı ile birlikte gensorunun görüşülme günü de belli edilir. Gensorunun
görüşülmesi, gündeme alma kararı tarihinden başlayarak iki gün geçmedikçe
yapılamaz ve yedi günden sonraya bırakılamaz. Gensoru
görüşmeleri sırasında üyelerin verecekleri gerekçeli güvensizlik önergeleri
veya Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır. Bakanlar
Kurulunun veya bir Bakanın düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt
çoğunluğuyla olur. (23)
Maddenin ilk şekli: Madde
110- Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin mânevî varlığından
ayrılmaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur. Millî güvenliğin
sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin savaşa hazırlanmasından, Türkiye Büyük
Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur. Genelkurmay
Başkanı, Silahlı Kuvvetlerin komutanıdır. Genelkurmay
Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır; görev
ve yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve
yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumludur. (24)
Maddenin ilk şekli: Madde
111- Milli Güvenlik Kurulu kanunun gösterdiği Bakanlar ile Genelkurmay
Başkanı ve Kuvvet temsilcilerinden kuruludur. Milli
Güvenlik Kuruluna Cumhurbaşkanı Başkanlık eder; bulunmadığı zaman, bu görevi
Başbakan yapar. Milli
Güvenlik Kurulu, millî güvenlik ile ilgili kararların alınmasında ve
koordinasyonun sağlanmasında yardımcılık etmek üzere, gerekli temel görüşleri
Bakanlar Kuruluna bildirir. (25)
Maddenin ilk şekli: c) Yargı
Denetimi Madde
114- İdarenin hiçbir eylem ve işlemi, hiçbir halde, yargı mercilerinin
denetimi dışında bırakılamaz. İdarenin
işlemlerinden dolayı açılacak davalarda süre aşımı, yazılı bildirim
tarihinden başlar. İdare,
kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. (26)
Maddenin ilk şekli: c) Memurların
Siyasi Partilere Girememesi Madde
119- Memurlar ve kamu iktisadi teşebbüslerinin yönetim ve denetim işlerinde
çalışanlar ve kamu yararına çalışan derneklerden özel gelir kaynakları ve
özel imkanları kanunla sağlanmış olanların merkez kurullarında görev alanlar,
siyasi partilere üye olamazlar. Memurlar ve kamu iktisadi teşebbüslerinde
çalışanlar, görevlerini yerine getirirken, vatandaşlar arasında siyasi
kanaatlarından dolayı herhangi bir ayırım yapamazlar. Bu
esaslara aykırı hareketleri mahkeme hükmiyle sabit olanlar, kamu hizmetinden
temelli çıkarılır. (27) Maddenin ilk şekli: IV. Özerk
kuruluşlar Madde
120- Üniversiteler, ancak Devlet eliyle ve kanunla kurulur. Üniversiteler,
bilimsel ve idari özerkliğe sahip kamu tüzel kişileridir. Üniversiteler,
kendileri tarafından seçilen yetkili öğretim üyelerinden kurulu organları
eliyle yönetilir ve denetlenir; özel kanuna göre kurulmuş Devlet
Üniversiteleri hakkındaki hükümler saklıdır. Üniversite
organları, öğretim üyeleri ve yardımcıları, Üniversite dışındaki makamlarca,
her ne suretle olursa olsun, görevlerinden uzaklaştırılamazlar. Üniversite
öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe araştırma ve yayında
bulunabilirler. Üniversitelerin
kuruluş ve işleyişleri, organları ve bunların seçimleri, görev ve yetkileri,
öğretim ve araştırma görevlerinin Üniversite organlarınca denetlenmesi, bu
esaslara göre kanunla düzenlenir. Siyasi
partilere üye olma yasağı, Üniversite öğretim üyeleri ve yardımcıları
hakkında uygulanmaz. Ancak, bunlar partilerin genel merkezleri dışında
yönetim görevi alamazlar. (28)
Maddenin ilk şekli: Madde
121- Radyo ve televizyon istasyonlarının idaresi, özerk kamu tüzel kişiliği
halinde, kanunla düzenlenir. Her türlü
radyo ve televizyon yayımları, tarafsızlık esaslarına göre yapılır. Radyo ve
televizyon idaresi, kültür ve eğitime yardımcılık görevinin gerektirdiği
yetkilere sahip kılınır. Devlet
tarafından kurulan veya Devletten mali yardım alan haber ajanslarının
tarafsızlığı esastır. (29)
Maddenin ilk şekli: b)
Sıkıyönetim Madde 124-
Savaş hali, savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi, ayaklanma olması
veya vatan ve Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışma olduğunu
gösterir kesin belirtilerin meydana çıkması sebebiyle, Bakanlar Kurulu,
süresi bir ayı aşmamak üzere, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya
her yerinde sıkıyönetim ilan edebilir ve bunu hemen, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin onamasına sunar. Meclis, gerekli gördüğü zaman,sıkıyönetim
süresini kısaltabileceği gibi, tamamiyle de kaldırabilir. Meclisler toplanık
değilse, hemen toplantıya çağırılır. Sıkıyönetimin
her defasında iki ayı aşmamak üzere uzatılması, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin kararına bağlıdır. Bu kararlar, Meclislerin birleşik toplantısında
alınır. Sıkıyönetim
veya genel olarak savaş halinde, hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin
nasıl yürütüleceği, hürriyetlerin nasıl kayıtlanacağı veya durdurulacağı
kanunla gösterilir. (30)
Maddenin ilk şekli: II.
Sayıştay; kamu iktisadi teşebbüslerinin denetlenmesi Madde
127- Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerin bütün gelir ve giderleri ile
mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap
ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme
ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın
kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları,
ödev ve yetkileri, hakları ve yükümleri ve diğer özlük işleri, Başkan ve
üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir. Kamu
iktisadi teşebbüslerinin Türkiye Büyük millet Meclisince denetlenmesi kanunla
düzenlenir. (31)
Maddenin ilk şekli: c)
Ormanların korunması ve geliştirilmesi Madde
131- Devlet, ormanların korunması ve ormanlık sahaların genişletilmesi için
gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Bütün ormanların gözetimi Devlete
aittir. Devlet
ormanları, kanuna göre Devletçe yönetilir ve işletilir. Devlet ormanlarının
mülkiyeti, yönetimi ve işletilmesi özel kişilere devrolunamaz. Bu ormanlar,
zamanaşımıyla mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu
olamaz. Ormanlara
zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanlar
içinde veya hemen yakınında oturan halkın kalkındırılması ve ormanı koruma
bakımından gerekirse, başka yere yerleştirilmesi kanunla düzenlenir. Yanan
ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir ve bu yerlerde başka çeşit tarım
ve hayvancılık yapılamaz. Orman
suçları için genel af çıkarılamaz; ormanların tahribine yol açacak hiçbir
siyasi propaganda yapılamaz. (32)
Maddenin ilk şekli: Madde 134-
Hâkimlerin nitelikleri, atanmalar, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri,
meslekte ilerlemeleri, görevlerinin veya görev yerlerinin geçici veya sürekli
olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması
açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili suçlarından dolayı
soruşturma yapılmasına ve yargılanmalarına karar verilmesi,
meslekten çıkarılmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve diğer
özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı esasına göre, kanunla düzenlenir. Hakimler
altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler. Askeri hakimlerin yaş
haddi kanunla belli edilir. Hakimler,
kanunla belirtilenlerden başka, genel ve özel hiçbir görev alamazlar (33)
Maddenin ilk şekli: Madde
136- Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama
usulleri kanunla düzenlenir. (34) Maddenin ilk şekli: Madde
137- Kanun, Cumhuriyet Savcılarının ve Kanun sözcülerinin özlük işlerinde ve
görevlerini yapmalarında teminat sağlayıcı hükümler koyar. Cumhuriyet
Başsavcısı, Baş kanun sözcüsü ve Askeri Yargıtay Başsavcısı, yüksek
mahkemeler hakimleri hakkındaki hükümlere tabidir. (35) Bu
hüküm Anayasa Mahkemesinin 27.9.1977 gün ve E.1977/82 K. 1977/117 sayılı
kararı ile iptal edilmiştir. (RG. 14.1.1978-16169) (36)
Maddenin ilk şekli: Madde
138- Askeri yargı, askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından
yürütülür. Bu mahkemeler, asker kişilerin askeri olan suçlarıyla, bunların
asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve
görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla
görevlidirler. Askeri
mahkemeler, asker olmayan kişileri, ancak özel kanunda belirtilen askeri suçlarından dolayı
yargılarlar. Askeri
mahkemelerin, savaş veya sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi kişiler
bakımından yetkili olduğu kanunla gösterilir. Askeri
mahkemelerde üyelerin çoğunluğunun hakimlik niteliğine sahib olması şarttır. Askeri
yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askeri hakimlerin özlük işleri,
mahkemelerin bağımsızlığı hakimlik teminatı ve askerlik hizmetinin
gereklerine göre özel kanunla düzenlenir. (37) Bu
fıkra 1699 sayılı kanunla konmuştur. Bu cümle Anayasa Mahkemesinin 15.4.1975
gün ve E.73/19, K.75/87 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. (Resmi Gazete
26.2.1976-1551) (38) Maddenin ilk şekli: Madde
139- Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen karar ve hükümlerin son
inceleme merciidir. Kanunla
gösterilen belli dâvalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar. Yargıtay
Üyeleri Yüksek Hakimler Kurulunca, Yargıtay Birinci Başkanıyla İkinci
Başkanları ve Cumhuriyet Başsavcısı Yargıtay büyük genel kurulunca, üye
tamsayılarının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Yargıtayın
kuruluşu, işleyişi, Başkan ve üyelerinin ve diğer mensuplarının nitelikleri
kanunla düzenlenir. (39) Maddenin
ilk şekli: Madde
140- Danıştay, kanunların başka idari yargı mercilerine bırakmadığı konularda
ilk derece ve genel olarak üst derece idare mahkemesidir. Danıştay,
idari uyuşmazlıkları ve davaları görmek ve çözümlemek, Bakanlar Kurulunca
gönderilen kanun tasarıları hakkında düşüncesini bildirmek, tüzük
tasarılarını ve imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerini incelemek ve kanunla
gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir. Danıştay Başkan ve üyeleriyle
Başkanun sözcüsü, kanunda gösterilen niteliklere sahip kimseler arasından,
Anayasa Mahkemesinin asıl ve yedek üyeliklerinden meydana gelen kurulca gizli
oyla ve üçte iki çoğunlukla seçilir. İlk iki oylamada çoğunluk sağlanamazsa,
salt çoğunlukla yetinilir. Danıştay
Başkan ve üyeleriyle Başkanun sözcüsünün seçimlerinde Bakanlar Kurulu ile
Danıştay genel kurulunca ayrı ayrı boş yer sayısı kadar aday gösterilir. Danıştayın
kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri, mensuplarının nitelikleriyle
atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri,
haklarında disiplin kovuşturması yapılması ve disiplin cezası uygulanması,
mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir. (40)
Maddenin ilk şekli: Madde
141- Askeri Yargıtay, askeri mahkemelerce verilen karar ve hükümlerin son
inceleme merciidir. Ayrıca, kanunla gösterilen askeri işlere ait belli
davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar. Askeri Yargıtay üyeleriyle
Başsavcısı, hakimlik niteliğine sahip kırk yaşını bitirmiş ve en az on yılı
askeri hakimlik veya askeri savcılık yapmış kimseler arasından, Askeri
Yargıtay genel kurulunun üye tamsayısının salt çoğunluğuyla boş yerin üç
misli olarak gösterdiği adaylar arasından Cumhurbaşkanınca seçilir. Askeri
Yargıtay, Başkanlarını kendi üyeleri arasından seçer. Askeri Yargıtayın
kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri, üyeler hakkındaki disiplin işleri,
mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre, kanunla
düzenlenir. (41)
Maddenin ilk şekli: Madde
143- Yüksek Hakimler Kurulu, onsekiz asıl ve beş yedek üyeden kuruludur. Bu
üyelerden altısı Yargıtay genel kurulunca, altısı birince sınıfa ayrılmış
hakimlerce ve kendi aralarından gizli oyla seçilir. Millet Meclisi ve
Cumhuriyet Senatosu, yüksek mahkemelerde hakimlik etmiş veya bunlara üye olma
şartlarını kazanmış kimseler arasından gizli oyla ve üye tamsayılarının salt
çoğunluğu ile üçer üye seçerler. Bu usulle Yargıtay genel kurulunca iki,
birinci sınıfa ayrılmış hakimler ile Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu
tarafından birer yedek üye seçilir. Yüksek
Hakimler kurulu, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kendi içinden Başkanını
seçer. Yüksek
Hakimler Kurulu üyelerinin görev süresi dört yıldır. Her iki yılda yarısının
seçimi yenilenir. Hakimlik görevinde iken seçilmiş olan üyeler ardı ardına
ilk defa seçilemez. Yüksek
Hakimler Kurulu üyeleri, görevleri süresince başka bir iş ve görev alamazlar. Yüksek
Hakimler Kurulunun kuruluşu, çalışma usulleri, bölümleri ve bu bölümlerin
görevleriyle toplantı ve karar yeter sayıları, Başkan ve üyelerinin aylık ve
ödenekleri kanunla düzenlenir. Adalet
Bakanı, Yüksek Hakimler Kurulu toplantılarına katılabilir; oylamaya
katılamaz. (42)
Maddenin ilk şekli: Madde
144- Hakimlerin bütün özlük işleri hakkında karar verme yetkisi Yüksek
Hakimler Kurulunundur. Bir hakimin,
her ne sebeple olursa olsun, meslekten çıkarılması hakkındaki karar, genel
kurulun salt çoğunluğuyla alınır. Adalet
Bakanı, gerekli gördüğü hallerde, bir hakim hakkında disiplin kovuşturması
açılması için Yüksek Hakimler kuruluna başvurabilir. Bir mahkemenin veya bir
kadronun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi,
Yüksek Hakimler Kurulunun uygun görmesine bağlıdır. Hakimlerin
denetimi, belli konular için Yüksek Hakimler Kurulunca görevlendirilecek üst
derecedeki hakimler eliyle yapılır. (43) Bu
hüküm Anayasa Mahkemesinin 27.1.1972 gün ve E.1976/43 K. 1977/4 sayılı kararı
ile iptal edilmiştir. RG. 21.4.1977-15916 (44)
Maddenin ilk şekli: Madde
145- Anayasa Mahkemesi, onbeş asıl ve beş yedek üyeden kuruludur. Asıl üyelerden
dördü Yargıtay, üçü Danıştay genel kurullarınca kendi başkan ve üyeleriyle
Başsavcı ve Başkanun sözcüsü arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile
ve gizli oyla seçilir. Bir üye, Sayıştay genel kurulunca kendi başkan ve
üyeleri arasından aynı usulle seçilir. Millet Meclisi üç, Cumhuriyet Senatosu
iki üye seçer. Cumhurbaşkanınca da iki üye seçilir. Cumhurbaşkanı, bu
üyelerden birini, Askeri Yargıtay genel kurulunun üye tamsayısının salt
çoğunluğuyla ve gizli oyla göstereceği üç aday arasından seçer. Anayasa
Mahkemesi, kendi üyeleri arasından, gizli oyla ve üçte iki çoğunlukla, dört
yıl için, bir Başkan ve Bir Başkanvekili seçer; yeniden seçilmek caizdir.
Yasama Meclisleri, bu seçimleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri
dışından, üye tamsayılarının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla yaparlar.
İlk iki oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir. Yasama
meclislerince seçilecek üyelerden birer kişinin, Üniversitelerin hukuk,
iktisat ve siyasal bilimler öğretim üyelerinin birlikte toplanarak, açık
üyeliklerin üç katı tutarında ve gizli oyla gösterecekleri adaylar arasından
olması gereklidir. Anayasa
Mahkemesine asıl veya yedek üye olabilmek için kırk yaşını doldurmuş bulunmak
ve Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay veya Sayıştayda Başkanlık, üyelik,
Başsavcılık. Başkanun sözcülüğü veya Üniversitelerde hukuk, iktisat ve
siyasal bilimler alanlarında en az beş yıl öğretim üyeliği veya onbeş yıl
avukatlık yapmış olması şarttır. Anayasa
Mahkemesine, Yargıtay iki, Danıştay ile Yasama Meclislerinin her biri birer
yedek üye seçerler. Yedek üyelerin seçiminde de, asılların seçimindeki usul
uygulanır. Anayasa
Mahkemesi üyeleri, resmi veya özel hiç bir görev alamazlar. (45)
Maddenin ilk şekli: Madde
147- Anayasa Mahkemesi, kanunların ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüklerinin Anayasaya uygunluğunu denetler. Cumhurbaşkanını,
Bakanlar Kurulu üyelerini, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Yüksek
Hakimler Kurulu ve Sayıştay Başkan ve Üyelerini, Cumhuriyet Başsavcısını,
Başkanun sözcüsünü, Askeri Yargıtay Başsavcısını ve kendi üyelerini
görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatiyle yargılar ve Anayasa
ile verilen diğer görevleri yerine getirir. Anayasa
Mahkemesinin, Yüce Divan sıfatiyle yargılamasında savcılık görevini Cumhuriyet
Başsavcısı yapar. (46)
Maddenin ilk şekli: Madde
148- Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usulleri kanunla; Mahkemenin
çalışma tarzı ve üyeleri arasındaki işbölümü kendi yapacağı İçtüzükle
düzenlenir. Anayasa
Mahkemesi, Yüce Divan sıfatiyle baktığı davalar dışındaki işleri, dosya
üzerinde inceler. Ancak gerekli gördüğü hallerde, sözlü açıklamalarını
dinlemek üzere ilgilileri çağırır. (47)
Maddenin ilk şekli: Madde
149- Cumhurbaşkanı; son milletvekili genel seçimlerinde muteber oy sayısının
en az yüzde onunu olan veya Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsilcisi
bulunan siyasi partiler veya bunların meclis grupları; Yasama Meclislerinden
birinin üye tam sayısının en az altıda biri tutarındaki üyeleri; kendi varlık
ve görevlerini ilgilendiren alanlarda Yüksek Hakimler Kurulu, Yargıtay,
Danıştay, Askeri Yargıtay ve Üniversiteler, kanunların veya Türkiye Büyük
Millet Meclisi İçtüzüklerinin veya bunların belirli madde ve hükümlerinin
Anayasaya aykırılığı iddiasiyle, Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal
davası açabilirler. (48)
Maddenin ilk şekli: Madde
151- Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanunun hükümlerini
Anayasaya aykırı görürse veya
taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına
varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri
bırakır. Mahkeme,
Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi görmezse, bu iddia, temyiz merciince esas
hükümle birlikte karara bağlanır. Anayasa
Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere üç ay içinde kararını
verir. Bu süre
içinde karar verilmezse, Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını, kendi
kanısına göre çözümleyerek davayı yürütür. Ancak, Anayasa Mahkemesinin
kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkemeler buna
uymak zorundadır. (49)
Maddenin ilk şekli: Madde
152- Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. Anayasa
Mahkemesince, Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilen kanun veya
İçtüzük veya bunların iptal edilen hükümleri, karar tarihinde yürürlükten
kalkar. Gereken hallerde, Anayasa Mahkemesi, iptal hükmünün yürürlüğe
gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın verildiği günden
başlayarak altı ayı geçemez. İptal
kararı geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi,
diğer mahkemelerden gelen Anayasaya aykırılık iddiaları üzerine verdiği
hükümlerin olayla sınırlı ve yalnız tarafları bağlayıcı olacağına da karar
verebilir. Anayasa
Mahkemesi kararları, Resmi Gazetede hemen yayınlanır ve Devletin yasama,
yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri
bağlar. (50) Bu
madde, 1188 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişiklik Anayasa
Mahkemesinin E.70/1, K.70/31 sayılı ve 16.6.1970 günlü kararı ile iptal
edilmiştir. (RG. 7.6.1971- 13858). Bu madde 1801 sayılı Kanun ile yeniden
yürürlükten kaldırılmıştır. (51)
17.4.1970 gün ve 1254 sayılı Kanunla konmuştur. (52)
20.9.1971 gün ve 1488 sayılı Kanunla konmuştur. (53)
15.3.1973 gün ve 1699 sayılı Kanunla konmuştur |