|
İNSAN HAKLARINI VE ANA HÜRRİYETLERİ
KORUMAYA DAİR SÖZLEŞME
(AİHS.)
Yasa No:
6366
– Kabul Tarihi: 10/3/1954
RG. Yayım Tarihi: 19/3/1954 – RG.
No.: 8662
Düstur: T.3, C.35, sh.1567
Avrupa Konseyi Üyesi olan Akit
Hükümetler.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu
tarafından 10 Aralık 1948'de ilân edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini;
Bu beyannamenin metninde mezkûr hakların
her yerde ve fiilen tanınmasını ve tatbik edilmesini sağlamaya mâtuf
bulunduğunu;
Avrupa Konseyi'nin gayesinin;
üyeleri arasında daha sıkı bir birlik kurmak olduğunu ve İnsan Hakları ve Ana
Hürriyetlerin korunma ve gelişmesinin bu gayeye ulaşmak yollarından birini
teşkil ettiğini, dikkat nazarına alarak;
Dünyada barış ve adaletin asıl
temelini teşkil eden ve idamesi her şeyin fevkinde olarak, bir taraftan,
hakikaten demokratik bir siyasî rejim ve diğer taraftan, insan haklarına
müştereken hürmet ve bu konuda ortak bir anlayış esaslarına istisnaden bu ana
hürriyetlere derin bağlılıklarını teyit ederek;
Aynı telâkkiyi taşıyan ve ideal
ve siyasî ananeler, hürriyete saygı ve hukukun üstünlüğü hususlarında müşterek
bir mirasa sahip bulunan Avrupa devletleri hükümetleri sıfatıyla, Evrensel
Beyannamede yazılı bazı hakların müştereken sağlanmasını temine yarayacak
ilk tedbirleri almayı kararlaştırarak;
Aşağıdaki hususlarda
anlaşmışlardır;
İnsan haklarına saygı
yükümlülüğü
Madde 1 – Yüksek Akit Taraflar kendi kaza haklarına tâbi
her yerde işbu Sözleşmenin birinci faslında tarif edilen hak ve hürriyetleri
tanırlar.
BÖLÜM I
Haklar ve Hürriyetler
Yaşama hakkı
Madde 2 – 1) Her ferdin yaşama hakkı kanunun himayesi
altındadır. Kanunun ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı
hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infazı dışında, hiç kimse kasten
öldürülemez.
2) Öldürme, aşağıda derpiş
edilen zaruret halleri dışında, bu maddenin ihlâli suretiyle yapılmış telâkki
olunmaz:
a) Her ferdin gayrimeşru cebir
ve şiddete karşı korunmasını sağlamak için,
b) Kanun hükümleri dahilinde bir
tevkifi yerine getirmek veya kanuna uygun olarak mevkuf bulunan bir şahsın
kaçmasını önlemek için,
c)
Ayaklanma veya isyanı, kanuna uygun olarak bastırmak için.
İşkence yasağı
Madde 3 – Hiç kimse işkenceye, gayri insanî yahut haysiyet
kırıcı ceza veya muameleye tâbi tutulamaz.
Kölelik ve zorla çalıştırma
yasağı
Madde 4 – 1) Hiç kimse köle ve kul halinde tutulamaz.
2) Hiç kimse zorla çalıştırılamaz
veya mecburî çalışmaya tâbi tutulamaz.
3) Aşağıdaki haller bu maddede
kastolunan "zorla çalıştırma veya mecburî çalışmadan" sayılmazlar.
a) İşbu Sözleşmenin 5 inci
maddesinde derpiş edilen şartlar altında mevkuf tutulan bir kimseden mevkufiyeti
veya şartla salıverilmesi süresince yapması mûtat olarak istenilecek çalışma;
b) Askerî mahiyette her hizmet
yahut inançları gereğince askerlik vazifesini yapmaktan kaçınan kimselerin
durumunu meşru telâkki eden memleketlerde, bu inanca sahip kimselere mecburî askerlik
yerine gördürülecek başka bir hizmet;
c) Topluluğun hayat veya
refahını tehdit eden buhran ve âfet hallerinde talep olunan her hizmet;
d) Normal medenî mükellefiyetler
şumûlüne giren her türlü çalışma veya hizmet.
Hürriyet
ve güvenlik Hakkı
Madde 5 – Her ferdin hürriyete ve güvenliğe hakkı vardır.
Aşağıda mezkûr haller ve kanunî usuller dışında hiç kimse hürriyetinden
mahrum edilemez:
a) Salâhiyetli bir mahkeme
tarafından mahkûmiyeti üzerine usulü dairesinde hapsedilmesi,
b) Bir mahkeme tarafından kanuna
uygun olarak verilen bir karara riayetsizlikten dolayı yahut kanunun koyduğu
bir mükellefiyetin yerine getirilmesini sağlamak üzere yakalanması veya
tevkifi,
c) Bir suç işlediği şüphesi
altında olan yahut suç işlemesine veya suçu işledikten sonra kaçmasına mâni
olmak zarureti inancını doğuran makûl sebeplerin mevcudiyeti dolayısiyle,
yetkili adlî makam önüne çıkarılmak üzere yakalanması ve hapsi,
d) Bir küçüğün nezaret altında
ıslâhı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilmiş usulüne uygun bir
tevkif kararı bulunması,
e) Bulaşıcı bir hastalık
yayabilecek bir kimsenin, bir akıl hastası, bir alkoliğin, uyuşturucu
maddelere müptelâ bir kimsenin yahut bir serserinin kanuna uygun mevkufiyeti,
f) Bir kimsenin memlekete
usulüne uygun olmayarak girmekten men'i, veya hakkında bir sınır dışı kalma
veya geri verme muamelesine tevessül olunması sebebiyle yakalanmasına veya
tevkifine karar verilmesi,
2) Tevkif olunan her ferde,
tevkifini icabettiren sebepler ve kendisine karşı vâki bütün isnatlar en kısa
bir zamanda ve anladığı bir dille bildirilir.
3) İşbu maddenin I/c fıkrasında
derpiş edilen şartlara göre yakalanan veya tevkif edilen herkesin, hemen bir
hâkim veya adlî görevi yapmaya kanunen mezun kılınmış diğer bir memur
huzuruna çıkarılması lâzım ve mâkul bir süre içinde muhakeme edilmeye yahut
adlî takibat sırasında serbest bırakılmaya hakkı vardır. Salıverme ilgilinin
duruşmada hazır bulunmasını sağlayacak bir teminata bağlanabilir.
4) Yakalanması ve tevkif sebebiyle
hürriyetinden mahrum bırakılan her şahıs hürriyeti tahdidin kanuna uygunluğu
hakkında kısa bir zamanda karar vermesi ve keyfiyet kanuna aykırı görüldüğü
takdirde tahliyesini emretmesi için bir mahkemeye itiraz eylemek hakkını haizdir.
5) İşbu maddenin hükümlerine
aykırı olarak yapılmış bir yakalama veya tevkif muamelesinin mağduru olan her
şahsın tazminat istemeye hakkı vardır.
Adil yargılanma hakkı
Madde 6 – 1) Her şahıs gerek medenî hak ve vecibeleriyle
ilgili nizalar gerek cezaî sahada kendisine karşı serdedilen bir isnadın
esası hakkında karar verecek olan, kanunî, müstakil ve tarafsız bir mahkeme
tarafından davasının mâkul bir süre içinde hakkaniyete uygun ve alenî
surette dinlenmesini istemek hakkını haizdir.
Hüküm alenî olarak verilir, şu
kadar ki, demokratik bir toplulukta âmme intizamının veya millî güvenliğin
veya ahlâkın yararına veya küçüğün menfaati veya davaya taraf olanların
korunması veya adaletin selâmetine zarar verebileceği bazı hususî hallerde,
mahkemece zarurî görülecek ölçüde, aleniyet davanın devamınca tamamen veya
kısmen Basın mensupları ve halk hakkında tahdid edilebilir.
2) Bir suç ile ithal edilen her
şahıs suçluluğu kanunen sabit oluncaya kadar masum sayılır.
3) Her sanık ezcümle:
a) Şahsına tevcih edilen isnadın
mahiyet ve sebebinden en kısa bir zamanda, anladığı bir dille ve etraflı
surette haberdar edilmek,
b) Müdafaasını hazırlamak için
gerekli zamana ve kolaylıklara mâlik olmak,
c) Kendi kendini müdafaa etmek
veya kendi seçeceği bir müdafiin veya eğer bir müdafi tayini için malî
imkânlardan mahrum bulunuyor ve adaletin selâmeti gerektiriyorsa, mahkeme
tarafından tayin edilecek bir avukatın meccanî yardımından istifade etmek,
d) İddia şahitlerini sorguya
çekmek veya çektirmek, müdafaa şahitlerinin de iddia şahitleriyle aynı
şartlar altında davet edilmesini ve dinlenmesinin sağlanmasını istemek,
e) Duruşmada kullanılan dili
anlamadığı veya konuşamadığı takdirde bir tercümanın yardımından meccanen
faydalanmak, haklarına sahiptir.
Cezaların kanuniliği
Madde 7 – 1) Hiç kimse işlendiği zaman millî veya
milletlerarası hukuka göre bir suç teşkil etmeyen bir fiil veya ihmalden
dolayı mahkûm edilemez. Keza hiç kimse suç işlendiği zaman tertibi gereken
cezadan daha ağır bir cezaya da çarptırılamaz.
2) İşbu, madde, işlendiği zaman
medenî milletler tarafından tanınan umumî hukuk prensiplerine göre suç
sayılan fiil veya ihmalden suçlu bur şahsın yargılanmasına ve
cezalandırılmasına mâni değildir.
Özel hayatın ve aile hayatının
korunması
Madde 8 – 1) Her şahıs hususî ve ailevi hayatına, meskenine
ve muhaberatına hürmet edilmesine hakkına mâliktir.
2) Bu
hakların kullanılmasına resmî bir makamın müdahalesi demokratik bir
cemiyette ancak millî güvenlik, âmme emniyeti, memleketin iktisadî refahı,
nizamın muhafazası, suçların önlenmesi, sağlığın veya ahlâkın ve başkasının
hak ve hürriyetlerinin korunması için zarurî bulunduğu derecede ve kanunla
derpiş edilmesi şartıyla vuku bulabilir.
Düşünme
vicdan ve din özgürlüğü
Madde 9 – 1) Her şahıs düşünme, vicdan ve din hürriyetine
sahiptir. Bu hak din veya kanaat değiştirme hürriyetini ve âlenen veya hususî
tarzda ibadet ve âyin veya öğretimini yapmak suretiyle tek başına veya toplu
olarak dininî veya kanaatini izhar eylemek hürriyetini tazammum eder.
2) Din
veya kanaatleri izhar etmek hürriyeti demokratik bir cemiyette ancak âmme
güvenliğinin, âmme nizamının, genel sağlığın veya umumi ahlâkın, yahut başkalarının
hak ve hürriyetlerinin korunması için zarurî olan tedbirlerle ve kanunla
tahdit edilebilir.
İfade
özgürlüğü
Madde 10 – 1) Her fert ifade ve izhar hakkına mâliktir. Bu hak
içtihat hürriyetini ve resmî makamların müdahalesi ve memleket sınırları
mevzubahis olmaksızın, haber veya fikir almak veya vermek serbestisini
ihtiva eder. Bu madde, devletlerin radyo, sinema veya televizyon
işletmelerini bir müsaade rejimine tâbi kılmalarına mâni değildir.
2) Kullanılması vazife ve
mesuliyeti tazammum eden bu hürriyetler, demokratik bir toplulukta, zarurî
tedbirler mahiyetinde olarak, millî güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya
âmme emniyetinin, nizamı muhafazanın, suçun önlenmesinin, sağlığın veya
ahlâkın, başkalarının şöhret veya haklarının korunması, gizli haberlerin
ifşasına mâni olunması veya adalet kuvvetinin üstünlüğünün ve
tarafsızlığının sağlanması için ancak ve kanunla, muayyen merasime,
şartlara, tahditlere veya müeyyidelere tâbi tutulabilir.
Dernek kurma ve toplantı özgürlüğü
Madde 11 – 1) Her şahıs asayişi ihlâl etmeyen toplantılara
katılmak ve başkalarıyla birlikte sendikalar tesis etmek ve kendi menfaatlerini
korumak üzere sendikalara girmek hakkı dahil olmak üzere dernek kurmak
hakkını haizdir.
2) Bu hakların kullanılması,
demokratik bir toplulukta zarurî tedbirler mahiyetinde olarak millî
güvenliğin, âmme emniyetinin, nizamı muhafazanın, suçun önlenmesinin,
sağlığın veya ahlâkın veya başkalarının, hak ve hürriyetlerinin korunması
için ve ancak kanunda tahdide tâbi tutulabilir. Bu madde, bu hakların
kullanılmasında idare, silahlı kuvvetler veya zabıta mensuplarının muhik
tahditler koymasına mâni değildir.
Evlenme kakkı
Madde 12 – Evlenme çağına gelen erkek ve kadın, bu hakkın
istimalini tanzim eden millî kanunları dairesinde, evlenmek ve bir aile
kurmak hakkına mâliktir.
Etkili başvuru hakkı
Madde 13 – İşbu Sözleşmede tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl
edilen her şahıs ihlâl fiilli resmî vazifelerini ifa eden kimseler
tarafından bu vazifelerin ifası sırasında yapılmış da olsa, millî bir makama
fiilen müracaat hakkına sahiptir.
Ayrımcılık yasağı
Madde 14 – İşbu Sözleşmede tanınan hak ve hürriyetlerden
istifade keyfiyeti, bilhassa cins, ırk, renk, dil, din, siyasî veya diğer
kanaatler, millî veya sosyal menşe, millî bir azınlığı mensupluk, servet,
doğum veya herhangi bir durum üzerine müesses hiçbir tefrike tâbi olmaksızın
sağlanmalıdır.
Olağanüstü hallerde askıya alma
Madde 15 – 1) Harb veya milletin varlığını tehdit eden diğer
umumî bir tehlike halinde her Yüksek Akid Taraf ancak, durumun iktiza ettiği
nispete ve devletler hukukundan doğan diğer mükellefiyetlere tezat teşkil
şartıyla, işbu Sözleşmede derpiş olunan mükellefiyetlere aykırı tedbirler
alabilir.
2)
Yukarıdaki hüküm, meşru harb fiilleri neticesinde vaki ölüm hâdisesi
müstesna, ikinci ve üçüncü maddeler ile dördüncü maddenin birinci fıkrasını
ve yedinci maddeyi hiçbir suretle ihlâle mezun kılmaz.
3) Bu ihlâl hakkını istimal eden
her Yüksek Akid Taraf alınan tedbirlerden ve bunları icabettiren sebeplerden
Avrupa Konseyi Genel Sekreterine bilgi verir. Bu Yüksek Akid Taraf mezkûr
tedbirlerin mer'iyetten kalktığı ve Sözleşme hükümlerinin tamamiyle tatbikine
tekrar başlandığı tarihten de Avrupa Konseyi Genel Sekreterini haberdar eder.
Yabancıların siyasî
faaliyetlerinin kısıtlanması
Madde 16 – 10, 11 ve 14'üncü maddelerin hiçbir hükmü yabancıların
siyasî faaliyetlerini Yüksek Akid Tarafların tahdit etmelerine mâni
sayılmaz.
Hakların kötüye kullanımının yasaklanması
Madde 17 – Bu Sözleşme hükümlerinden hiçbir bir devlete, topluluğa
veya ferde, işbu Sözleşmede tanınan hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya
mezkûr Sözleşmede derpiş edildiğinden daha geniş ölçüde tahditlere tâbi
tutulmasını istihdaf eden bir faaliyete girişmeye veya harekette bulunmaya
mâtuf herhangi bir hak sağladığı şeklinde tefsir olunamaz.
Hakların kısıtlanmasının
sınırları
Madde 18 – Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince, mezkûr hak ve
hürriyetlere yapılan takyitler ancak derpiş edildikleri gaye için tatbik
edilebilirler.
BÖLÜM II
AVRUPA İNSAN HAKLARI
MAHKEMESİ
Mahkemenin Kuruluşu
Madde 19 – İşbu Sözleşmeye ve Protokollerine Yüksek Taraf
Devletlerce kabul edilen taahhütlere uyulmasını sağlamak amacıyla, aşağıda
"Mahkeme" olarak anılan bir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kurulur.
Mahkeme daimi olarak görev yapar.
Yargıç Sayısı
Madde 20 – Mahkeme, Yüksek Taraf Devletler sayısına eşit
sayıda yargıçtan oluşur.
Görev
İçin Aranan Koşullar
Madde 21 –1) Yargıçlar üstün ahlaki vasıflara ve yüksek bir
hukuki göreve atanmak için gerekli niteliklere sahip veya ehliyetleriyle
tanınmış hukukçu olmalıdırlar.
2) Yargıçlar Mahkemeye kendi kişisel nitelikleriyle
katılırlar.
3) Görev süreleri içerisinde, yargıçlar bağımsızlıkları,
tarafsızlıkları ve daimi görevin gerekleri ile bağdaşmayan herhangi bir
görev üstlenemeyecekler; bu fıkranın uygulanmasından doğacak ihtilaflar ise
Mahkeme tarafından karara bağlanacaktır.
Yargıçların
Seçimi
Madde 22 – 1) Yargıçlar, her
Yüksek Taraf için, o Yüksek Taraf Devlet tarafında gösterilen ve üç aday içeren
bir liste üzerinden Parlamenter Meclis tarafından oyçokluğu ile seçilirler.
2) Sonradan diğer Devletlerin işbu Sözleşmeye taraf
olmaları halinde, Mahkemeyi tamamlamak ve boşalan üyelikleri doldurmak için
aynı usul takip olunur.
Görev
Süreleri
Madde 23 – 1) Yargıçlar altı
yıl için seçilirler. Tekrar seçilmeleri mümkündür. Bununla beraber ilk
seçilen yargıçlardan yarısının görev süresi üç yıl sonunda sona erecektir.
2) İlk üç yıllık sürenin sonunda görevleri sona erecek
olan üyeler, ilk seçimlerin yapılmasından hemen sonra, Avrupa Konseyi
Genel Sekreteri tarafından kura çekmek suretiyle tayin edilecektir.
3) Yargıçların imkan ölçüsünde yarısının her üç yılda bir
yenilenmesini sağlamak için, Parlamenter Meclis sonraki bir seçime geçmeden
önce seçilecek yargıçlardan bir veya birkaçının görev süresinin veya sürelerinin
üç yıldan az veya dokuz yıldan çok olmamak şartı ile, altı yıl dışında bir
süre olmasında karar erebilir.
4) Birden fazla üyenin görev süresinin söz konusu olduğu
durumlarda ve Parlamenter Meclisi'nin yukarıdaki paragrafı uygulaması
halinde, görev sürelerinin üyelere dağılımı Genel Sekreterin seçimden hemen
sonra yapacağı kura sonucu belirlenir.
5) Görevi bitmemiş bir yargıcın yerine seçilen yargıç
selefinin görev süresini tamamlar.
6) Yargıçların görev süreleri 70 yaşında sona erer.
7) Yargıçlar, yerlerine başkası seçilinceye kadar görev
yaparlar. Yerlerine başkası seçildikten sonra da kendilerine havale edilmiş
olan davalara bakmaya devam ederler.
Görevden
Alınma
Madde 24 – Diğer yargıçların,
gerekli koşulları artık taşımadığına ilişkin üçte iki çoğunluk ile alacakları
karar olmadan hiçbir yargıcın görevine son verilemez.
Yazı
İşleri ve Hukukçular
Madde 25 – Mahkeme nezdinde,
görev ve kuruluşu mahkeme içtüzüğünde belirlenen bir Yazı İşleri bulunur.
Mahkemeye Yazı işlerinde görevli hukukçular tarafından yardım edilir.
Mahkemenin
Genel Kurul Halinde Toplanması
Madde 26 – Genel Kurul halinde
toplanan Mahkeme,
a) 3 yıllık bir süre için Başbakanını ve bir veya iki
Başkan Yardımcısını seçer; Bunların tekrar seçilmeleri mümkündür;
b) Belirli süreler için daireler kurar;
c) Mahkeme dairelerinin başkanlarını seçer; bunların
tekrar seçilmeleri mümkündür;
d) Mahkeme içtüzüğünü kabul eder;
e) Yazı İşleri Müdürü ve bir veya birden fazla Müdür
Yardımcısı seçer.
Komite,
Daireler ve Büyük Daire
Madde 27 – 1) Mahkeme, önüne
gelen başvuruları incelemek üzere 3 yargıçlı Komiteler, yedi yargıçlı Daireler
ve 17 yargıçlı bir Büyük Daire şeklinde toplanır. Mahkemenin Daireleri
belirli bir süre için Komiteleri oluşturur.
2) Başvuruda konu edilen Devletin yargıcı Daire ve Büyük
Dairede vazifeten yer alır; yargıcın yokluğunda veya katılması mümkün olmayan
durumlarda, anılan Devletin belirleyeceği bir kişi yargıç sıfatıyla Daire ve Büyük
Dairede yer alır.
3) Büyük Daire ayrıca Mahkeme Başkanı, Başkan
Yardımcıları, Daire Başkanlıkları ve Mahkeme içtüzüğüne göre seçilecek diğer
yargıçlardan oluşur. 43 üncü madde uyarınca Büyük Daireye getirilen
başvuruların incelenmesi sırasında, Daire Başkanı ve başvuruda konu edilen
Devletin yargıcı dışında götürme kararı veren yargıçlar Büyük Dairede yer
alamazlar.
Komitelerin
Kabul Edilmezlik Kararları
Madde 28 – Bir Komite, 34 üncü
madde uyarınca yapılan kişisel başvurunun, daha fazla incelenmesinin
gerekmediği hallerde, oybirliği ile kabul edilemezliğine veya kayıttan
düşürülmesine karar verebilir. Bu karar kesindir.
Dairelerin Kabul Edilebilirlik ve Esasa
İlişkin Kararları
Madde 29 – 1) 28 nci madde
çerçevesinde karar verilmediği takdirde, bir Daire, 34 üncü madde uyarınca
yapılan kişisel başvuruların kabul edilebilirliği ve esası hakkında karar
verir.
2) Bir Daire, 33 ncü madde uyarınca yapılan devlet
başvuruların kabul edilebilirliği ve esası hakkında karar verir.
3) Mahkemenin istisna ihallerde aksine kararları hariç,
kabul edilebilirlik konusundaki kararları ayrı bir şekilde alınır.
Yargılanmanın
Büyük Daireye Gönderilmesi
Madde 30 – Daire önünde görülen
bir dava, işbu Sözleşmenin ve Protokollerinin yorumu konusunda ciddi sorunlar
doğuruyorsa ya da sorunun Daire tarafından varılacak çözüm Mahkeme tarafından
önceden verilmiş bir karar ile çelişkili olacak ise, Daire, hüküm vermediği
süre içinde, taraflar itiraz etmedikçe, yargı yetkisinden Büyük Daire lehine
vazgeçebilir.
Büyük
Dairenin Yetkileri
Madde 31 – Büyük Daire,
1) Daireler tarafından 30. madde uyarınca kendisine
gönderilen veya 43 üncü madde uyarınca önüne gelen, 33 veya 34. ncü maddeler
uyarınca yapılan başvuruları ve,
2) 47 nci maddede öngörülen istişari mütalaa taleplerini
inceler.
Mahkemenin
Yargı Yetkisi
Madde 32 – 1) Mahkemenin yargı yetkisi, 33, 34 ve
37 nci maddeler uyarınca kendisine intikal eden, işbu Sözleşmenin ve
Protokollerin yorumu ve uygulamasına ilişkin tüm konuları kapsar.
2) Mahkemenin yargı yetkisinin olup olmadığı hakkında
ihtilaf durumunda karar Mahkemeye aittir.
Devlet
Başvuruları
Madde 33 – Her Yüksek Taraf
Devlet işbu Sözleşmeye ve Protokolleri hükümlerine vaki ve kendisinin diğer
Yüksek Taraf Devlete isnat edilebileceğine kanaat getirdiği herhangi bir
ihlâlden dolayı Mahkemeye başvurabilir.
Kişisel
Başvurular
Madde 34 – İşbu Sözleşme ve
Protokollerinde tanınan hakların Yüksek Taraf Devletlerden biri tarafından
ihlalinden zarar gördüğü iddiasında bulunan her hakiki şahıs, hükümet dışı her
teşekkül veya her insan topluluğu, Mahkemeye başvurabilir. Yüksek Taraf
Devletler bu hakkın etkin bir şekilde kullanılmasını hiçbir suretle engel
olmayı taahhüt ederler.
Kabul Edilebilirlik Koşulları
Madde 35 – 1) Devletler
Hukukunda genel olarak kabul edilen prensiplere göre ancak iç hukuk
yollarının tüketilmesinden sonra ve kesin karardan itibaren altı aylık bir
süre içinde Mahkemeye başvurulabilir.
2) Mahkeme, 34 ncü madde uyarınca sunulan herhangi bir
kişisel başvuruyu aşağıdaki hallerde kabul etmez:
a) Başvuru imzasız ise veya;
b) Başvuru mahkeme tarafından daha önce incelenmiş veya
milletlerarası diğer bir soruşturma veya çözüm merciine sunulmuş başka bir
başvurunun konusuyla esas itibariyle aynı ise ve yeni olaylar ihtiva
etmiyorsa.
3) Mahkeme 34 üncü madde uyarınca sunulan herhangi bir
kişisel başvuruyu işbu sözleşme ve protokoller hükümlerine aykırı, açıkça
dayanaktan yoksun veya başvuru hakkının suiistimali mahiyetinde telakki
ettiği takdirde, kabul edilemez bulur.
4) Mahkeme işbu maddeye göre kabul edilmez bulduğu her
başvuruyu reddeder. Yargılamanın her aşamasında bu karar verilebilir.
Madde 36 – 1) Daire ve Büyük
Daire önündeki tüm davalarda, vatandaşlarından birinin başvuran taraf olması
halinde, Yüksek Taraf Devletin yazılı görüş sunma, duruşmalarda bulunma hakkı
vardır.
2) Mahkeme Başkanı, adaletin doğru sağlanabilmesi
amacıyla, yargılamada taraf olmayan herhangi bir Yüksek taraf Devleti yazılı
görüş sunma veya duruşmalarda taraf olmaya davet edebilir.
Başvurunun
Kayıttan Düşmesi
Madde 37 – 1) Yargılamanın
herhangi bir aşamasında, Mahkeme,
aşağıdaki sonuçlara varılması halinde başvurunun kayıttan düşürülmesine
karar verebilir:
a) Başvuru sahibi başvurusunu takip etme niyetinde
değilse veya;
b) Sorun çözümlenmişse veya;
c) Başka herhangi bir nedenden ötürü; başvurunun
incelenmesine devam edilmesi hususunda artık haklı bir gerekçe görmezse.
Ancak işbu Sözleşme ve Protokollerinde tanımlanan insan
haklarına riayet gerektiriyorsa, Mahkeme başvurunun incelenmesine devam eder.
2) Mahkeme koşulların haklı kıldığı kanasına varırsa, bir
başvuruyu eski haline döndürülmesini kararlaştırabilir.
Davanın Esasının İncelenmesi ve
Dostane Çözüm Süreci
Madde 38 – 1) Mahkeme,
kendisine intikal eden başvuruyu kabul edilebilir olduğu takdirde,
a) Olayları tespit etmek amacıyla, tarafların
temsilcileriyle birlikte başvuruyu incelemeye devam eder ve gerekirse, ilgili
Devletlerin etkinliği için gerekli tüm kolaylıkları sağlayacakları bir
tahkikat yapacaktır;
b) İşbu Sözleşme ve Protokollerinde tanımlanan şekliyle
İnsan Haklarına saygı esasından hareketle, davanın dostane bir çözüm ile
sonuçlandırılması için ilgili taraflara hizmet sunmaya amade olacaktır.
2) "1) b" hükümlerine göre yürütülen süreç
gizlidir.
Dostane
Çözüme Varılması
Madde 39 – Dostane çözüme
varılırsa, Mahkeme olaylarla ve varılan çözümle sınırlı bir açıklama
yapılmasına karar vererek başvuruyu kayıttan düşürür.
Duruşmaların Kamuya Açık Olması ve
Belgelere Ulaşabilme
Madde 40
– 1)
Mahkeme, istisnai durumlarda aksini kararlaştırmadıkça, duruşmalar kamuya
açıktır.
2) Mahkeme Başkanı aksine karar vermedikçe, Yazı İşleri
Müdürüne emanet edilen belgeler
kamuya açıktır.
Hakkaniyete
Uygun Bir Tatmin
Madde 41 – Mahkeme işbu
Sözleşme veya Protokollerin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek
Taraf Devletin iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme,
gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette zarar gören tarafın
tatminine hükmeder.
Dairelerin
Kararları
Madde 42 – Dairelerin
kararları, 44 üncü maddenin 2 nci fıkrası hükümleri uyarınca kesinleşir.
Büyük
Daireye Gönderme
Madde 43 – 1) Bir Dairenin
kararının üç ay içerisinde, dava taraflarından her biri, istisnai durumlarda,
davanın büyük Daireye gönderilmesini isteyebilir.
2) Büyük Daire bünyesinde 5 hakimden oluşan bir Alt
Kurul, davanın Sözleşmenin ve Protokollerin yorumuna ilişkin ciddi bir sorun
doğuruyorsa ya da genel nitelikli ciddi bir konu teşkil ediyorsa, istemi
kabul eder.
3) Alt - Kurul istemi kabul ederse, Büyük Daire bir hüküm
ile davayı sonuçlandırır.
Kesin
hükümler
Madde 44 – 1) Büyük Dairenin
kararı kesindir.
2) Bir Dairenin kararı aşağıdaki durumlarda kesindir:
a) Taraflar davanın Büyük Daireye gönderilmesini
istemediklerini beyan ederlerse veya;
b) Karardan 3 ay içerisinde davanın Büyük Daireye
gönderilmesi istenmezse veya;
c) Alt - Kurul 43 ncü maddede öngörülen istemi reddederse.
3) Kesin karar yayınlanır.
Hükümlerin
ve Kararların Gerekçeli Olması
Madde 45 – 1) Hükümler, kabul edilebilirlik
veya kabul edilemezlik kararları gerekçelidir.
2) Karar, tamamen veya kısmen yargıçların oybirliğini
içermediği takdirde, her yargıç kendi ayrı görüşünü belirtmek hakkına
sahiptir.
Kararların
Bağlayıcılığı ve Uygulanması
Madde 46 – 1) Yüksek Taraf
Devletler, taraf oldukları davalarda Mahkemenin nihai kararlarına uymayı
taahhüt ederler.
2) Mahkemenin nihai kararı, kararın uygulanmasını
denetleyecek olan Bakanlar Komitesine gönderilir.
İstişari
Mütalaa
Madde 47
– 1)
Mahkeme, Bakanlar Komitesinin talebi üzerine, Sözleşmenin ve Protokollerin
yorumlanması ile ilgili hukuki meseleler üzerinde istişari mütalaalar
verebilir.
2) Ancak bu mütalaalar, ne Sözleşmenin birinci bölümünde
ve protokollerinde tayin edilen hak ve hürriyetlerin muhtevası veya kapsamı
ile ilgili meselelere, ne de mahkeme veya Bakanlar Komitesinin Sözleşmede öngörülen
bir müracaat neticesinde karara bağlamak durumunda kalabileceği diğer
meselelere ilişkin bulunamaz.
3) Bakanlar komitesinin mahkemeden istişari mütalaa talep
etmek kararı komiteye katılmak hakkına sahip temsilcilerin çoğunluğu ile
alınır.
Mahkemenin
İstişari Mütalaa Verme Yetkisi
Madde 48
– Bakanlar
Komitesi tarafından yapılan talebin, 47 nci maddede tayin edilen istişari
yetkisine girip girmediğini Mahkeme kararlaştırır.
İstişari
Mütalaanın Gerekçeli Olması
Madde 49 – 1) Mahkemenin
mütalaası gerekçelidir.
2) Mütalaa, tamamen veya kısmen yargıçların oybirliğini
içermediği takdirde, her yargıç kendi ayrı görüşünü belirtmek hakkına
sahiptir.
3) Mahkemenin mütalaası Bakanlar Komitesine bildirilir.
Mahkemenin
Masrafları
Madde 50 – Mahkemenin
masrafları, Avrupa Konseyi tarafından karşılanır.
Yargıçların
İmtiyazları ve Muafiyetleri
Madde 51 – Yargıçlar
vazifelerinin ifasın da Avrupa Konseyi Statüsünün 40. maddesinde ve bu madde
uyarınca akdedilen anlaşmalarda derpiş edilen imtiyaz ve muafiyetlerden
istifade ederler.
BÖLÜM III
MUHTELİF
HÜKÜMLER
Genel
Sekreter tarafından yapılan incelemeler
Madde 52 – Her Yüksek Akid Taraf
kendi dahilî mevzuatının, işbu Sözleşmenin bütün hükümlerinin fiilen
tatbikini ne surette temin ettiği hususunda Avrupa Konseyi Genel
sekreterinin talebi üzerine izahat verecektir.
Varolan insan
haklarının güvence
altına alınması
Madde 53 – İşbu Sözleşmenin
hükümlerinden hiçbiri her Akid Tarafın kanunlarına veya bu Akidin Taraf
olduğu diğer bir Sözleşmeye tevfikan tanınabilecek İnsan Haklarını ve Ana
Hürriyetleri tahdit veya ihlâl eder mahiyette tefsir olunamaz.
Bakanlar
Komitesi’nin yetkileri
Madde 54 – İşbu Sözleşmenin
hiçbir hükmü Avrupa Konseyi Statüsünün Bakanlar komitesine verdiği
salâhiyetleri ihlâl etmez.
Diğer
çözüm yollarının dışlanması
Madde 55 – Bu Sözleşmenin
tefsir veya tatbikinden doğan bir ihtilâfı işbu Sözleşme derpiş edilenlerden
başka bir hal tarzına dilekçe yoluyla tâbi kılmak hususunda aralarında mevcut
Anlaşma, Sözleşme ve demeçleri, hususî uyuşma halleri müstesna, faydalanmaktan
Yüksek Akid Taraflar karşılıklı olarak vazgeçmektedirler.
Ülkesel uygulama
Madde 56 – 1) Her Devlet,
tasdik esnasında veya daha sonra herhangi bir zaman Avrupa Konseyi Genel
Sekreterine göndereceği bir ihbarla işbu Sözleşmenin Milletlerarası
münasebetlerini sağladığı bütün ülkelere veya bunlardan herhangi birine
tatbik edileceğini beyan edebilir.
2) Sözleşme ihbarda bildirilen ülke veya ülkelerde Avrupa
Konseyi Genel Sekreterinin bu ihbarı aldığı tarihten otuz gün sonra tatbik
edilecektir.
3) İşbu Sözleşmenin hükümleri mezkûr ülkelerde mahallî
icaplar nazarı itibara alınarak tatbik edilecektir.
4) Bu maddenin birinci fıkrasına tevfikan beyanda
bulunmuş olan her devlet sonradan her zaman işbu beyanında işaret ettiği ülke
veya ülkelere taallûk itibariyle, hakikî şahısların, Hükümet dışı
teşekküllerin veya fert gruplarının müracaatlarının bu Sözleşmenin 25 inci
maddesine uygun olarak Komisyon rüyet eylemek salâhiyetini kabul ettiğini
beyan edebilirler.
Çekinceler
Madde 57 – 1) Bu Sözleşmenin
imzası veya tasdik belgesinin tevdiî ânında her Devlet Sözleşmenin muayyen
bir hükmü hakkında, o zaman kendi ülkesinde mer'i olan bir kanun bu hükme
uygun bulunmaması nispetinde ihtirazî kayıt koyabilir. İşbu madde umumî
mahiyette ihtirazî kayıtlar konulması salâhiyetini bahşetmez.
2) İşbu maddeye uygun olarak konulan her ihtirazî kayıt mevzuubahis
kanunun kısa bir izahını ihtiva eder.
Feshi ihbar
Madde 58 – 1) Bir Yüksek Akid
Taraf Sözleşmeyi ancak Sözleşmenin kendisi hakkında mer'iyete girdiği
tarihten itibaren beş yıllık bir müddet sonunda ve Avrupa Konseyi Genel
Sekreterine altı ay evvel verilecek bir ihbarla feshedebilir. Genel Sekreter
bundan diğer Taraflara malûmat verir.
2) Bu fesih keyfiyeti, fesih muteber sayıldığı tarihten
evvel yapılmış olup bu taahhütleri ihlâl edici mahiyette telâkki edilebilecek
herhangi bir fiili dolayısiyle, İlgili Yüksek Akidi İşbu Sözleşmedeki
taahhütlerden beri kılmak neticesini hâsıl etmez.
3) Aynı ihtirazî kayıt altında Avrupa Konseyi üyeliği
sıfatı zail olan her Akid Taraf İşbu Sözleşmeye de taraf olmaktan çıkar.
4) Sözleşmede 56 ncı madde hükmü gereğince tatbik
edileceği beyan edilmiş olan ülkelere taallûku bakımından, daha evvelki
fıkralar hükümlerine tevfikan feshedilebilir.
İmza ve onay
Madde 59 – 1) İşbu Sözleşme,
Avrupa Konseyi üyelerinin imzalarına açıktır. Sözleşme tasdik edilecektir.
Tasdik belgeleri Avrupa Konseyi Genel Sekreterine tevdi olunacaktır.
2) İşbu Sözleşme on tasdik belgesinin tevdiinden sonra
mer'iyete girecektir.
3) Sözleşmeyi daha sonra tasdik edileceği beyan edilmiş
olan ülkelere taallûku bakımından, daha evvelki fıkralar hükümlerine tevfikan
feshedilebilir.
4) Avrupa Konseyi Genel sekreteri Sözleşmenin mer'iyete
girdiğini, Sözleşmeyi tasdik eden Yüksek Akid Tarafların isimlerini ve daha
sonra üyelerine tebliğ edecektir. Avrupa Konseyi Hazine-î Evrakında
saklanmak ve her iki metin de aynı derecede muteber olmak üzere Fransızca ve
İngilizce tek bir nüsha halinde 4 Kasım 1950'da Roma'da tanzim edilmiştir.
Umumî Kâtip bunun tasdikli suretlerini imza eden bütün devletlere gönderecektir.
|